Ana içeriğe geç
Sözlük

tür ile cümle

tür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, dalları kullanarak bir tür ev inşa etti.He built a kind of house using branches.
İnsan açgözlülüğü birçok türün varlığını tehdit ediyor.Human greed is threatening the existence of many species.
Türkler Eğri Kalesi'ni uzun süre kuşattılar.The Turks held siege over the Castle of Eger for a long time.
Bu tür hatayı gözden kaçırmak çok kolaydır.It's very easy to miss this kind of mistake.
Ne tür solucanlar vardır?What kind of worms are there?
Ne tür filmlerden hoşlanırsın?What kind of movies do you like?
Bir turist olarak buradayım.I'm here as a tourist.
Ben o tür bir kız değilim.I'm not that kind of girl.
Sen ne tür bir kızsın?What kind of girl are you?
Tokyo'da birçok eski türbe vardır.There are many ancient shrines in Tokyo.
O bir elma turtası pişirdi.She baked an apple pie.
Onların hepsi turist.They're all tourists.
Yazı tura at.Flip a coin.
Ben başka türlü duydum.I heard otherwise.
Bu tür ince ayrımlar yapmaya gerek yok.There's no need of making such fine distinctions.
Konstantinopolis 1453'te Osmanlı Türklerinin eline düştü.Constantinople fell to the hands of the Ottoman Turks in 1453.
Ne tür bir kameran var?What kind of a camera do you have?
Kıbrıs'ta Yunanca, Türkçe ve İngilizce konuşurlar.In Cyprus, they speak Greek, Turkish and English.
Bu tür durumlarda, sertlikten kaçınılmalı.Harshness should be avoided in those cases.
Bu tür radyo kullanımı yaygın oldu.The use of this type of radio has become widespread.
Her türlü tamir yapıyoruz.We do all kinds of repairs.
Bu makinede ne tür yakıt kullanıyorsunuz?What kind of fuel do you use in this machine?
Asla başka türlü düşünme.Don't ever think otherwise.
Bu tür hatayı gözden kaçırmak kolaydır.This kind of mistake is easy to overlook.
Bu tür hataları gözden kaçırmak kolaydır.These kinds of mistakes are easy to overlook.
Turistlerden nefret ediyorsun, değil mi?You hate tourists, don't you?
O tür şey yapmaktan daha iyisini bilirsin.You know better than to do that kind of thing.
Başka türlü ima etmek istemedim.I didn't mean to imply otherwise.
Ne tür çikolatadan hoşlanırsın?What kind of chocolate do you like?
Ben zaten turtaları fırının dışına aldım.I already took the pies out of the oven.
Hangi tür müzikten hoşlanıyorsun?Which kind of music do you like?
Merak etme, turp gibiyim.I assure you I'm in perfect health.
Bu öğleden sonra iki turta pişirdim.I baked two pies this afternoon.
Bu tür sorunlarla her gün ilgileniyorum.I deal with those kinds of problems every day.
Bu tür bir şeyin var olduğunu bilmiyordum.I didn't know this kind of a thing existed.
Benim bu tür param yok.I don't have that kind of money.
O tür zamanım yok.I don't have that kind of time.
Genelde bu tür yerlerde yemek yemem.I don't usually eat at places like this.
Bu tür bir başarı bekliyor muydunuz?Did you anticipate this kind of success?
Tom'un ne tür arabaları olduğunu bilmiyorum.I don't know what kind of car Tom has.
Senin ne tür kitaplara ihtiyacın var?What kind of books do you need?
O tür yardıma ihtiyacım yok.I don't need that kind of help.
Bu tür bir baskıya ihtiyacım yok.I don't need that kind of pressure.
Bu tür bir strese ihtiyacım yok.I don't need this kind of stress.
Tom'un bu tür şey yapacağını sanmıyorum.I don't think Tom would do this kind of thing.
Benim bir elmalı turta yediğimi düşledim.I dreamed I was eating an apple pie.
Bu tür cevaplardan nefret ediyorum.I hate those kinds of answers.
Tom bir tür komaya girmiş gibi görünüyor.Tom seems to have fallen into some kind of a coma.
Kumtaşı, tortul bir kaya türüdür.Sandstone is a kind of sedimentary rock.
Bunun ne tür bir oyun olduğunu düşünüyorsun?What kind of game do you think this is?
Bu tür sorunla ilgilenmek için eğitildim.I've been trained to deal with this kind of problem.
Ben caz severim. Sen ne tür müzik seversin?I like jazz. What kind of music do you like?
Turta yapmak istiyorum.I want to make a pie.
Ben bir tür onun benim hatam olduğunu hissederim.I kind of feel like it's my fault.
O tür bir durumun ne kadar stresli olabileceğini biliyorum.I know how stressful that kind of situation can be.
Her türlü yemeği pişirmeyi severim.I like to cook all kinds of food.
Yabancı turistler otobüse oturup pencereden dışarı baktılar.The foreign tourists sat on the bus and looked out the window.
Tom gerçekten iyi elmalı turtalar pişirebilir.Tom can bake really good apple pies.
Kızım dinozorların tüm farklı türlerin isimlerini biliyor.My daughter knows the names of all the different species of dinosaurs.
Tom'un bu tür durumla başetme sorunu var.Tom has trouble dealing with this kind of situation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod