Genç çocuklarda sıvı vermek için, uygun görülmesi halinde, nazogastrik tüp kullanılabilir.Indokolt esetekben fiatal gyerekeknél folyadék adásához orr-gyomor szondát lehet alkalmazni.
Karton kutularda satılırlar veya tüplere veya torbalara ayrı ayrı sarılırlar.A korongok maguk gyűjthetők voltak, külön tasakokban vagy dobozokban árulták őket.
Köyde elektrik olup yaylalarında halen tüp ışığı ile aydınlatma yapılmaktadır.Azonban az autóban elektromos töltést észlelnek, lámpája gyújtás nélkül is világít.
İki tüp 15 servis-tüneli ile bağlıdır.A két alagutat 15 szervízalagút szolgálja ki.
Tüpüt kaganta bölön kelti.Puolelta toiselle keinahtava hyppyaskel.
Daha sonra ortamdan 2,5 ml alınarak, başka bir tüpe transfer edilir.Jos paino kuitenkin nousee yli 2,5 kilogrammaa, tulee palata aloitusdieetille.
1915 - George Claude, reklamcılıkta kullanılmak üzere neon tüplerinin patentini aldı.1915 – George Claude patentoi neonvaloa tuottavan purkausputken.
Ayrıca iki torpido tüpü gibi bir sınırlama da vardı.Kummallakin linnakkeella oli lisäksi kaksi torpedoputkea.
Ayrıca mahallede tüp satış yeri vardır.Lisäksi torilla on myyntikojuja.
Silah olarak pruvasında ikişer adet 450 mm'lik torpido tüpü ve torpido vardı.Samalla aseistusta täydennettiin kahdella 450 millimetrin torpedoputkella.
Bir piston yardımı ile, havayı tüpe sıkıştırdı ve kavın yanmasını sağladı.Suomentanut Pirkko Peltonen ja Helvi Nurminen.
Tesla bu icadını "soy gaz deşarj tüpü" olarak adlandırmıştır.Ο Τέσλα έλεγε ότι αυτή η εφεύρεση είναι ένας αδρανής σωλήνας εκκένωσης αερίου.
Tüp ayaklar dalga şeklinde, bir ayak yere tutunurken diğerinin bırakmasıyla hareket eder.Τα δάχτυλα του ενός ποδιού ακουμπούν το έδαφος, ενώ με το άλλο κάνει άλμα προς τα εμπρός.
(Ol, tülküçiginiŋ/ tüpegi)."(Οἶον Κεραμεικόν/Oîon kerameikón).
"Oyunculara kan tüpleri bağlanmıştı ve kimse bir sonraki an ne olacağını bilmiyordu.Οι γιατροί υπέθεταν πρόβλημα στα αγγεία, αλλά κανείς δεν ήξερε τι ακριβώς είχε.
Tüpler bazen genişlemiş boşluklar (Succalus) oluşturur.Μερικές φορές υποδιαιρείται σε υποφυλές (subtribes).
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.Επί του σκάφους μεταφέρονταν δώδεκα τορπίλες.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.I løbet af de følgende dage blev 838 uranstave indført og reaktoren blev kritisk.
1981 - Amerikalı ilk tüp bebek Elizabeth Jordan Carr, Norfolk-Virjinya'da dünyaya geldi.1981 - Det første amerikanske reagensglas baby, Elizabeth Jordan Carr, fødes i Norfolk, Virginia.
Denizaltının torpido tüpleri.Torpedoer bringes ombord.
Turistler için özellikle tüplü dalgıçlar için popüler bir destinasyondur.Valdajhøjderne er et populært turistmål, især for lystfiskere.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.Hun kunne medbringe 16 torpedoer.
Geminin silah donanımı iki adet 533 mm'lik su altı torpido tüpüyle tamamlanmıştı.På begge sider af skibet er der placeret tre 533 mm torpedorør.
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.1978 - I England fødes det første reagensglasbarn nogensinde, Louise Joy Brown.
Düzenlenmemiş radyo frekans taşıyıcısı iki tüpteki şebekelere uygulanır.Disse udfører uafhængig maximum power point tracking på hver af de forbundne paneler.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.I løpet av de neste dagene ble 838 uranstaver ført inn og reaktoren ble kritisk.
Ayrıca iki torpido tüpü gibi bir sınırlama da vardı.I tillegg hadde hun to triple torpedorør.
Nixie tüpü, akkor boşalımı kullanarak sayılar ya da diğer bilgileri görüntüleyen bir elektronik aygıttır.Et nixierør er en elektronisk innretning for å vise tall eller annen informasjon.
Her bir tüp için yaklaşık olarak bin ton çelik çubuk kullanıldı.Det gikk med anslagsvis 18 000 tonn stål pr. båt!
Tüpte ısıtılırsa su çıkarır ve kararır.Når den blir varmet opp, utvides den og blir lengre.
Bununla beraber gemi su altında altı adet 45 cm'lik torpido tüpü ile donatılmıştı.Ved samme anledning fikk skipet to 35,6 cm torpedoapparater installert.
Bazı türlerinde tüp ayakların ucu yuvarlaktır ve emeçleri yoktur.Hos noen av de vanligste artene er dekkvingene tvert avkuttet vak og dekker ikke de bakerste bakkroppsleddene.
Tesla bu icadını "soy gaz deşarj tüpü" olarak adlandırmıştır.Tesla menyebut ciptaannya ini sebuah tabung lucutan gas lembam.
Daha sonra ortamdan 2,5 ml alınarak, başka bir tüpe transfer edilir.Setelah inkubasi, 2,5 mL medium dipindahkan ke tabung lainnya.
Earle Haas, ilk modern tampon olan Tampax'ı tüplü bir tüp aplikatörü ile patentlemiştir.Drs. Earle Haas mematenkan tampon modern pertama, Tampax, dengan desain tabung di dalam aplikator tabung.
Crookes tüpü, iki elektrotun boşlukla ayrıldığı camdan yapılan bir koruyucudur.Sebuah tabung Crookes adalah wadah kaca tertutup di mana dua elektrode dipisahkan oleh ruang hampa.
Düzenlenmemiş radyo frekans taşıyıcısı iki tüpteki şebekelere uygulanır.Tegangan frekuensi radio diterapkan pada tengah-tengah di antara dua konduktor.
1897'de katot ışınlı tüpü ve katot ışınlı tüp osiloskobunu icat etti.Pada tahun 1897, ia membuat osiloskop tabung sinar katode pertama.
Tüpraş patlamasını TAK üstlendi".Tak ada bom yang dijatuhkan."
Çuvaşça da ise Tüpe gök demektir.Pipa berarti layang-layang.
Örneğin; tüp, çaydanlık, yemek takımı v.s.Contohnya adalah : shampoo, pasta gigi, dll.
Tüp 2-5 gün boyunca 35 °C’de bekletilir.Tabung kemudian diinkubasi pada 35 °C (95 °F) selama 2–5 hari.
Tüpler için toplam 16 torpido taşınmaktaydı.Chúng được cung cấp tổng cộng 16 quả ngư lôi.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.Mấy ngày sau đó, 838 ống được đưa vào lò phản ứng đạt tái điểm tới hạn.
Basınç aneroid, Bourdon tüp, cıva sütunu veya çeşitli başka yöntemler kullanılarak ölçülebilir.Áp suất có thể được đo bằng hộp đo khí áp, ống Bourdon, cột thủy ngân, hoặc các phương pháp khác.
Goeben'in 4,460 kazan tüpü değiştirildi ve genel bakımı yapıldı.Goeben được thay thế 4.460 ống nước trong các nồi hơi cùng các sửa chữa khác.
Jeju Volkanik Adası ve Lav Tüpleri, Güney Kore'de yer alan bir Dünya Mirası Alanıdır.Đảo núi lửa Jeju và các ống nham thạch là di sản thế giới nằm ở đảo Jeju tại Hàn Quốc.
Geiger-Müller tüpleri, Geiger sayaçlarının temel bileşenleridir.Phát minh quan trọng nhất của Geiger đó là bộ đếm Geiger-Müller.
Çıtırtı Tüpü Neon Tabelacılığı Plasma Lambası ^ a b c "Lamp Inventors 1880-1940: Moore Lamp".Bản gốc lưu trữ ngày 22 tháng 3 năm 2015. ^ “Lamp Inventors 1880-1940: Moore Lamp”.
Wilhelm Röntgen de 1895 yılında Crookes tüpü sayesinde X ışınlarını keşfetti. ^ "Crooks Tube".Wilhelm Röntgen phát hiện tia X sử dụng ống Crookes năm 1895.
Geminin silah donanımı iki adet 533 mm'lik su altı torpido tüpüyle tamamlanmıştı.Hai ống phóng ngư lôi 533 mm (21 inch) ngầm dưới nước cũng được tháo bỏ.
Tesla bu icadını "soy gaz deşarj tüpü" olarak adlandırmıştır.テスラはこの器具を「不活性ガス放電管」と呼んだ。
Loewe, Ardenne’in çoklu sistem elektrik tüpünü kullanarak pahalı olmayan Loewe-Ortsempfänger OE333 yaptı.Loewe はアルデンヌの多機能真空管を使った安価な Loewe-Ortsempfänger OE333 を開発。
Tüp İlçesinin merkezi.ラップ・タバコ工場。
1978 - Dünyanın ilk tüp bebeği Louise Brown doğdu.1978年 - 世界初の試験管ベビー・ルイーズ・ブラウンが誕生。
Tüp ayaklarını duyu organı olarak da kullanırlar.感覚器官として触手を持つ。
Buna karşın Hannay alev ısıtmalı tüp kullanırken Moissan yeni geliştirdiği elektrik ark fırınını kullanmıştır.ハネイは炎熱管を用いたが、モアッサンは新しく改良したアーク炉を使用した。
Su içen kuş, iki cam ampulün birbirine bir cam tüple(kuşun boynu) bağlanmasıyla oluşur.水飲み鳥は2つのガラスの球を管(鳥の首)で繋いだ形をしている。
Sonra bunları ayrı ayrı diş macunu tüplerine doldurur.その後スペアの歯を着けて収録される。
Bilgisayar yaklaşık 6000 vakum tüpü, 12000 diyota sahipti ve 56 kW’lık güç tüketimine sahipti.物理的には約6,000本の真空管と約12,000個のダイオードが使われていて、消費電力は56 kWである。