Ana içeriğe geç
Sözlük

tünel ile cümle

tünel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük."Geen probleem. We zetten hem in een verticale windtunnel.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Îl vom pune într-un tunel verical aerodinamic.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.그래서 이렇게 생각한 겁니다. 자. 도마뱀을 수직형 풍동에 넣을 겁니다.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük."Na gut, dann stecken wir ihn in einen vertikalen Windkanal.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük."OK. Mettons-le dans une soufflerie verticale.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Vi sætter den ind i en lodret vindtunnel.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Wsadziliśmy go pionowego tunelu aerodynamicznego.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.אז חשבנו, "זה בסדר. נשים אותה במנהרת רוח אנכית.
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.هذا ما اعتقدناه "لا عليكم. سنضعه في نفق رياح رأسي
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.下から風を送って プレキシガラスの囲いのすぐ外に
Brooklyn'deki Atlantik Bulvar'ında. 1844'te yapılmıştır ve en eski yeraltı tren tüneli olarak kabul ediliyor.Brooklynban az Atlantic Avenue alagútjában, amelyet a világ legrégebbi földalatti vasúti alagútjának tartanak.
Bu aynı tünel.Acesta este același tunel.
Bu aynı tünel.Ceci est le même tunnel.
Bu aynı tünel.Đây vẫn là đường hầm đó.
Bu aynı tünel.Dies ist derselbe Tunnel.
Bu aynı tünel.Dit is dezelfde tunnel.
Bu aynı tünel.Este é o mesmo túnel.
Bu aynı tünel.Este es el mismo túnel.
Bu aynı tünel.Ez ugyanaz az alagút.
Bu aynı tünel.Ini adalah terowongan yang sama.
Bu aynı tünel.이건 아까 그 터널이에요.
Bu aynı tünel.Questo è lo stesso tunnel.
Bu aynı tünel.To ten sam tunel.
Bu aynı tünel.Αυτό είναι το ίδιο τούνελ.
Bu aynı tünel.Това е същият тунел.
Bu aynı tünel.Это тот же тоннель.
Bu aynı tünel.זוהי אותה מנהרה.
Bu aynı tünel.هذا هو نفس النفق.
Bu aynı tünel.通気口から太陽光が差し込んでいて
Bu da Maidenhead'deki Thames'in karsi tarafindaki viyaduk ve Wiltshirei Box'taki gibi uzun tuneller.-- a dlhé tunely, jeden taký je v Boxi, vo Wilthshire.
Bu da Maidenhead'deki Thames'in karsi tarafindaki viyaduk ve Wiltshirei Box'taki gibi uzun tuneller.이것이 메이든헤드의 템즈강을 가로지르는 실제 교각입니다 윌트셔의 복스 지역에 있는 것과 같은 길다란 터널을 만든다는 것입니다
Bu da Maidenhead'deki Thames'in karsi tarafindaki viyaduk ve Wiltshirei Box'taki gibi uzun tuneller.זהו למעשה הגשר לאורך נהר התמז במיידנהייד -- ומנהרות ארוכות כמו זו שבבוקס, בווילטשייר.
Bu da Maidenhead'deki Thames'in karsi tarafindaki viyaduk ve Wiltshirei Box'taki gibi uzun tuneller.هذا الجسر على نهر التايمز في "ميدينهيد" والى بناء أنفاق طويلة مثل النفق تحت نهر "البوكس", في "ويلتاشير"
Bu da Maidenhead'deki Thames'in karsi tarafindaki viyaduk ve Wiltshirei Box'taki gibi uzun tuneller.さらにウィルトシャーのボックストンネルなどの長いトンネルが必要でした 彼はそこで終わりにしませんでした。
Bu ışık git gide büyüyordu, aynı sonunda ışık olan bir tünel gibi.ちょうどトンネルの出口の光と同じ感じです かなりの速度でトンネルを通り過ぎると
Bu klipte... ...bilinmez bir şey vardı. Gerçi, tünelde bir yerde oldukları açıktı.En el video... había algo desconocido... se escuchaba que había algo en el túnel.
Bu klipte... ...bilinmez bir şey vardı. Gerçi, tünelde bir yerde oldukları açıktı.En el video... había algo desconocido... se escuchaba que había algo en el túnel.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.Den er en maskine, der vil sende partikler rundt i en tunnel, modsatte retninger, nær lysets hastighed.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.É uma máquina que vai enviar partículas às voltas num túnel, em direções opostas, quase à velocidade da luz.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.È una macchina che invierà particelle in un tunnel, in direzioni opposte, quasi alla velocità della luce.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.Je to stroj, ktorý bude vysielať častice tunelom, v protismere, rýchlosťou blízkou rýchlosti svetla.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.이 장비는 입자들을 터널을 통해서 서로 반대 방향으로
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.V podzemí se zde proti sobě budou vysílat částice dosahující téměř rychlosti světla.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.W nim cząstki podróżujące blisko prędkości światła
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.В этой установке частицы будут разгоняться в туннеле по противоположным направлениям, почти до скорости света.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.Това е установка, която ще изпраща частици по тунел в насрещни посоки, при скорост близка до светлинната.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.זו מכונה שתשלח חלקיקים סביב תעלה בכיוונים מנוגדים, קרוב למהירות האור.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.و هي عبارة عن آلة تقوم بإرسال جسيمات حول قناة، في اتجاهات متعاكسة، بسرعة تقارب سرعة الضوء.
Bu makina, ışık hızına yakın hızdaki parçacıkları, karşıt yönlerden bir tünele gönderecek.トンネルに送り込む機械です しばしば、それらの粒子はお互いを目がけていくでしょう
Bu membran. Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz. Bana bunu çizebilirsiniz ne kadar iyi görelim.Det är alltså i ribosomerna som mRNA:t som transkriberades i cellkärnan översätts till proteiner.
Bu membran. Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz. Bana bunu çizebilirsiniz ne kadar iyi görelim.We weten heel weinig van hen.
- Bu ne? - Sanırım çaprazdaki şehir tüneli.Jag tycker det är korset Citytunneln.
- Bu ne? - Sanırım çaprazdaki şehir tüneli.- Luulen sen olevan Cross City Tunnelin.
- Bu ne? - Sanırım çaprazdaki şehir tüneli.- Мислим да је главни градски тунел.
Burası Sloth'un kazdığı tünelin molozlarını koymak için kullanılmış olmalı.Det var här de tog ut stenen- -från tunneln som Sloth gräver.
Burası Sloth'un kazdığı tünelin molozlarını koymak için kullanılmış olmalı.Det var her, de tog stenen ud - - fra tunnelen, som Sloth graver.
Burası Sloth'un kazdığı tünelin molozlarını koymak için kullanılmış olmalı.Este lugar deve ter sido usado para remoção de entulho do túnel que o Sloth está a escavar.
Burası Sloth'un kazdığı tünelin molozlarını koymak için kullanılmış olmalı.Habrán usado este lugar para deshacerse de los escombros del túnel que Sloth está excavando.
Burası Sloth'un kazdığı tünelin molozlarını koymak için kullanılmış olmalı.Tätä paikkaa käytettiin varmaankin kivimurskan siirtämiseen- -Slothin kaivamasta tunnelista.
Burası Sloth'un kazdığı tünelin molozlarını koymak için kullanılmış olmalı.Usavano questo posto per portare via le macerie dal tunnel che sta scavando Sloth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod