Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik.Estando más adentro, llegamos a una división de los túneles...
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Amikor kicsit beljebb mentünk, voltak olyan alagutak... amikben teljesen vaksötét volt.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.När vi fick i form av lite längre, det fanns stora delar av tunnlar som var absolut, absolut kolsvart.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Toen we wat verder kwamen, waren er hele secties van tunnels... die absoluut pikzwart waren.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.W miarę jak szliśmy dalej coraz więcej było korytarzy gdzie panowała absolutna, absolutna ciemność.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Μόλις προχωρήσαμε λίγο παρακάτω, υπήρχαν ολόκληρα τμήματα από σήραγγες ήταν κυριολεκτικά, πίσσα στο σκοτάδι.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Када смо ушли мало дубље, тамо се налазило мноштво тунела. који су били тотално мрачни.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Egy sztorin dolgozom és le kéne jutnom a CBD alatti alagutakba.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Estou numa reportagem e precisava de entrar nos túneis por baixo da CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Ich arbeite an einer Story und ich brauche Zugang zu den Tunneln unter der CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Ik werk aan een verhaal en ik heb toegang nodig tot de tunnels onder het CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Jag jobbar på en berättelse och jag behöver att komma in i tunnlarna under konventionen om biologisk mångfald.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Pracuję nad pewną historią i muszę zejść do tuneli pod miastem.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Tengo un reportaje y necesito entrar a los túneles bajo la CDB.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Tengo un reportaje y necesito entrar a los túneles bajo la CDB.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Työstän tarinaa ja minun täytyisi päästä tunnelien biologista monimuotoisuutta koskevaan yleissopimukseen.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Zpracovávám téma a potřebuji se dostat do tunelů pod CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Δουλεύω σε ένα θέμα και χρειάζεται να μπω στα τούνελ κάτω από το CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Радим на једној причи и треба да идем у тунеле испод пословних зграда.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Am şi făcut exerciţii de salt într-un tunel de vânt.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Incluso lo probé en un túnel de viento,
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.J'ai même fait de la chute libre en soufflerie avec.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.저는 중동에서도 스카이다이빙을 해봤습니다.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.L'ho anche provata in galleria del vento.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Nawet skakałem w nim w tunelu powietrznym.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.Дори съм скачал с него във ветров тунел.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.אפילו עשיתי איתה צניחה בתוך מנהרת רוח.
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.اننا اسبح في الفضاء داخل النفق الهوائي للتجارب
Bir rüzgar tünelinde bile skydiving yaptım.つまり 必要な訓練すべてを 安全に行えるということです
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Caminhámos no interior do túnel menos de uma hora, e encontrámos o lugar de alguém.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Chodzimy po tunelach mniej niż godzinę, a już natrafiliśmy na czyjś dom.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Hemos caminando en el túnel al menos una hora, y hemos llegado al hogar de alguien.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Hemos caminando en el túnel al menos una hora, y hemos llegado al hogar de alguien.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Kevesebb mint egy órája bolyogunk ebben az alagútban, és máris belebotlottunk valakinek az otthonába.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Olemme kävelleet tunnelissa alle tunnin ajan ja jo nyt, olemme löytäneet sattumalta jonkun kodin.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Šli jsme v tunelech méně než hodinu, a už jsme narazili na něčí domov.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.We hebben nog geen uur gewandeld... en we komen al iemands huis tegen.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Περπατάμε στα τούνελ εδώ και μια ώρα, και είδη πετύχαμε το σπίτι κάποιου.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Ушли смо у тунел пре скоро сат времена... и већ смо наишли на нечији дом.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz.Vi har gått i tunneln för mindre än en timme, och redan har vi kommit över någons hem.
Bir tünelde olduğumu biliyordum. Bunu açıklamak çok zor. Tüneli görmüyorsunuz, tüneli hissediyorsunuz.Me di cuenta de que estaba en un túnel, no hay otra forma de describirlo.
Bir tünelde olduğumu biliyordum. Bunu açıklamak çok zor. Tüneli görmüyorsunuz, tüneli hissediyorsunuz.Осъзнах, че съм в тунел, няма друг начин да го опиша.
Bir tünelde olduğumu biliyordum. Bunu açıklamak çok zor.見えないけど、確かに感じるとしか言いようがありません
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.En tunnel er blevet en dødsfælde.
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.En tunnel har blivit en dödsfälla.
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.Tunel se proměnil ve smrtonosnou past.
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.Tunel stał się śmiertelną pułapką.
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.Tunnelista tuli surmanloukku.
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.Una galleria è diventata una trappola mortale.
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.Vele van de honderdduizenden feestgangers hadden geen idee van de tragedie die zich voltrok.
Bir tünel, ölüm tuzağı oldu.Туннель превратился в смертельную ловушку.
-Bir yeraltı tüneli mi?- En underjordisk tunnel?
-Bir yeraltı tüneli mi?-En underjordisk tunnel?
-Bir yeraltı tüneli mi? -Hı hı.Maanalainen tunneliko?
-Bir yeraltı tüneli mi? -Hı hı.Podziemny tunel?
-Bir yeraltı tüneli mi? -Hı hı.Μια υπόγεια στοά;
-Bir yeraltı tüneli mi?- Um túnel subterrâneo?
-Bir yeraltı tüneli mi?- Un tunnel sotterraneo?
-Bir yeraltı tüneli mi?- Подземный туннель?
Biz de, "Olsun, o zaman kertenkeleyi dikey bir rüzgar tüneline koyarız" diye düşündük.Chúng tôi sẽ đặt nó vào một ống dẫn gió dọc.