Ana içeriğe geç
Sözlük

tüm ile cümle

tüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mutlu olmamız için gereken tüm nedenleri listeleyelim.Let's list all the reasons we should be happy.
Bunu yapmamız için gereken tüm nedenleri listeleyelim.Let's list all the reasons we need to do this.
Tom ve Mary tüm geçen hafta yoktu.Tom and Mary were absent all last week.
Tüm transit yolcuların "Gidiş Salonuna" geçmeleri gerekir.All transit passangers should proceed to the "Departures Hall".
Hâlâ tüm kuralları öğrenmedim.I still haven't learned all the rules.
Tüm direnenleri öldür.Kill all who resist.
Şehirdeki tüm tehlikeli mahallelerin bir listesine ihtiyacım var.I need a list of all the dangerous neighborhoods in the city.
Tom'un tüm umursadığı çocuklarıydı.All Tom cared about was his children.
Eldeki tüm imkanları kullanarak görevi bitirmelisin.You must finish the task by any means necessary.
Tom küçük kardeşinin tüm cep harçlığını götürdü.Tom took all of his little brother's pocket money away.
Yangın tüm fareleri öldürdü.The fire killed all the rats.
Tüm Sevgililer Günü'nü gerçekten Tom'la mı geçireceksin?Are you really going to spend all Valentine's Day with Tom?
Neredeyse tüm yaz boyunca Londra'daydım.I was in London for almost all the summer.
Tom tüm geçen hafta ne yapıyordu?What was Tom doing all last week?
Tüm politikacılar dürüst olsaydı hükümetin politikaları ne olurdu?What would the government's policies be if all politicians were honest?
Mary, tüm erkeklerin Tom gibi olduğunu düşünüyordu.Mary thought that all men were like Tom.
Tüm şeftalileri kim topladı?Who picked all the peaches?
Sami tüm Müslümanları terörist gören bir anlayışla büyüdü.Sami grew up thinking that all Muslims were terrorists.
Tom yerdeki tüm paraları aldı.Tom picked up all the coins on the floor.
Tom ve Mary ihtiyaç duydukları tüm paraya sahipler.Tom and Mary have all the money they need.
Tom tüm zaman bizimle birlikteydi.Tom was with us the entire time.
Geçen hafta, arka bahçemizdeki tüm ağaçları kestik.Last week, we cut down all the trees in our backyard.
Tüm desteğiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for all your support.
Tüm balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Sami tüm servetini hayır kurumuna bıraktı.Sami left his entire fortune to charity.
Tüm aşkımla.With all my love.
Tüm aldığım ekmekti.All I bought was bread.
Sami tüm olasılıklar üzerinde düşündü.Sami thought of all the possibilities.
Tom tüm hayatı boyunca köpeklerden ve kedilerden nefret etti.Tom has hated dogs and cats his whole life.
Tom tüm topraklarını sattı.Tom has sold all of his land.
Tom tüm yaz boyunca bizimle kalacak.Tom will stay with us all summer.
Biri hariç tüm cevapların doğruydu.All of your answers were correct except one.
Biri dışında tüm yanıtların doğruydu.All of your answers were correct except one.
Tüm evrakları imzalamadın.You didn't sign all the documents.
Tom tüm gün sessizdi.Tom was quiet all day.
Tom tüm parasını beygire yatırdı.Tom blew all his money gambling on horses.
Tom'un yarın tüm gün burada bulunması lazım.Tom needs to be here all day tomorrow.
Tom tüm arkadaşlarına hediye aldı.Tom bought gifts for all his friends.
Görüşmeler tüm hızıyla sürüyor.The negotiations are in full swing.
Size Kabiliye'nin tüm tarihi yerlerini göstereceğiz.We will show you all the historical sites of Kabylie.
Sabırlı ol! Kolay olmadan tüm işler zordur.Be patient! All things are difficult before they become easy.
Tüm gün çalışmış ve çok yorulmuştu.He worked all day and was completely worn out.
Tüm parasını bir kutuya koyup yatağının altına sakladı.He put all his money in a box and hid it under his bed.
Hız tümseklerine dikkat et.Beware of speed bumps.
Sana verdiğim tüm parayı zaten harcadın mı?Have you already spent all the money I gave you?
Tom tüm günü AVM'de geçirdi.Tom spent the whole day at the mall.
Tom tüm günü alışveriş merkezinde geçirdi.Tom spent the whole day at the mall.
Tüm kapıları kilitledin mi?Did you lock all the doors?
Tüm arkadaşlarımı kaybettim.I've lost all my friends.
Tom tüm gün ofisindeydi.Tom has been in his office all day.
Tom kaybettiği tüm kiloları geri aldı.Tom has gained back all the weight he lost.
İmzam tüm kitaplarımda bulunur.My signature is on all my books.
Felix karanlıktaki tüm o seslerden gerçekten korkuyordu.Felix was really scared of all those noises in the dark.
Tüm erkek kardeşlerin nerede?Where are all your brothers?
Genellikle tüm hafta sonu evde kalırım.I usually stay at home all weekend.
Tüm şarkılarının söz-müziğini kendi yaptı!".Tüm şarkılarının söz-müziğini kendi yaptı!".
Dev sonra tüm nWo tarafından saldırıya uğradı.The Giant was then attacked by the entire nWo.
Tüm G1G1 dizüstü bilgisayarların teslimatı 19 Nisan 2008'e kadar tamamlandı.Delivery of all of the G1G1 laptops was completed by April 19, 2008.
Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız.We'll meet again soon, as is the fate of all men.
Buna karşılık, 10 Kasım'da Darlan, tüm Fransız kuvvetlerinin Müttefikler'e katılmasını emretti.In return, on 10 November, Darlan ordered all French forces to join the Allies.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod