Ana içeriğe geç
Sözlük

tüm ile cümle

tüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom tüm seçeneklerini gözden geçiriyor.Tom is reviewing all his options.
Tom tüm zaman bizimle birlikteydi.Tom was with us the entire time.
Umarım tüm sınavlarınızı geçersiniz.I hope you pass all your exams.
Tüm sınavlarımı geçmeyi umuyorum.I hope to pass all my exams.
Tom ve çocukları tüm öğleden sonrayı mükemmel Noel ağacı arayarak geçirdiler.Tom and his children spent all afternoon looking for the perfect Christmas tree.
Geçen hafta, arka bahçemizdeki tüm ağaçları kestik.Last week, we cut down all the trees in our backyard.
Ben tüm zeytin çeşitlerini severim.I like every type of olives.
Polis bugün Tom'un lisedeki tüm dolaplarını aradı.The police searched all the lockers at Tom's high school today.
Henüz tüm gerçekleri bilmiyoruz.We don't know all the facts yet.
Tom tüm hayatı boyunca burada Boston'da yaşadı.Tom has been here in Boston all his life.
Tom tüm hayatı boyunca burada Boston'da bulundu.Tom has been here in Boston all his life.
Tüm bunlara gerçekten inanmamı mı bekliyorsun?Do you really expect me to believe all of this?
Tüm desteğiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for all your support.
Tom'un sınıfındaki tüm kızlar ona aşık.All the girls in Tom's class are in love with him.
Tüm balıklar soğukkanlı mıdır?Are all fish cold-blooded?
Tüm katılımcılar Japon.All participants are Japanese.
Tüm şekerler tatlıdır.All sugars are sweet.
Sami tüm masrafları ödüyordu.Sami paid all the expenses.
Sami tüm kabloları çıkardı.Sami disconnected all the cables.
Tüm pencereleri açalım.Let's open all the windows.
Almanca konuşmaya yönelik tüm girişimler mükemmeldir.All attempts to speak German are excellent.
Tüm uçuşlar kar fırtınası nedeniyle ertelendi.All flights are delayed due to the blizzard.
Dünyadaki tüm suyun yüzde birinden azı tatlı sudur.Less than one percent of all the water on Earth is fresh.
Sami tüm satış taktiklerini biliyor.Sami knows all the sales tactics.
Sami tüm servetini hayır kurumuna bıraktı.Sami left his entire fortune to charity.
Su veya çayla doldurduğunuz tüm içki şişelerini yerine koyabilir misiniz?Can you please replace all the liquor bottles that you've filled with water or tea?
Sami'nin çocukları onun tüm hayatıdırlar.Sami's kids are his whole life.
Tom, Mary'nin sahip olduğu tüm parayı aldı.Tom took all the money Mary had.
Çamaşır makinesi tüm zamanların en büyük icatlarından biriydi.The washing machine was one of the greatest inventions of all time.
Tüm aşkımla.With all my love.
Bütün hayvanlar ve tüm insanlar özgür ve mutlu olmak istiyorlar.All animals and all human beings want to be free and happy.
Tom tüm sayıları topladı.Tom added up all the numbers.
Tom tüm engelleri ve zorlukları aştı.Tom overcame all obstacles and difficulties.
Tom sorunu çözmek için tüm kaynaklarını topladı.Tom gathered all his resources to solve the problem.
Tom tüm bunları içti mi?Did Tom drink all that?
Tüm sınavlarını geçtin mi?Did you pass all your exams?
Tüm raporu okudun mu?Did you read the whole report?
Zaten tüm bıçakları keskinleştirdin mi?Have you already sharpened all the knives?
Tüm aldığım ekmekti.All I bought was bread.
Tom tüm pencereleri kapatmamı istedi.Tom asked me to close all the windows.
Sahip olduğum tüm parayı Tom'a verdim.I gave all the money I had to Tom.
Sami, Leyla'nın tüm sorularını safça cevapladı.Sami naively answered all of Layla's questions.
Sami tüm olasılıklar üzerinde düşündü.Sami thought of all the possibilities.
Üç yüz doların tüm masraflarınızı karşılayacağını düşünüyorum.I think that three hundred dollars will cover all your expenses.
Tom tüm bunları ayrıntılı olarak açıklayabilir.Tom can explain all this in detail.
Hâlâ tüm yapmak zorunda olduğum şeyin bu olduğunu mu düşünüyorsun?Do you still think that's all I have to do?
Hâlâ tüm yapmak zorunda olduğumuz şeyin bu olduğunu mu düşünüyorsun?Do you still think that's all we have to do?
Hâlâ bunun tüm yapmamız gereken şey olduğunu mu düşünüyorsun?Do you still think that's all we need to do?
Tom tüm hayatı boyunca köpeklerden ve kedilerden nefret etti.Tom has hated dogs and cats his whole life.
Tüm seçenekleri düşünmeliyiz.We must consider all the options.
Bu yıl tüm çalışanlara asgari geçim indirimi ödemesi yapıldı.All employees received a cost-of-living allowance this year.
Tom tüm topraklarını sattı.Tom has sold all of his land.
Tom tüm sınavlarını geçti.Tom has passed all his exams.
Tüm belgeleri Tom'a verdim.I've given all the documents to Tom.
Bize tüm detayları anlat.Tell us all the details.
Bize tüm detayları anlatın.Tell us all the details.
Bunu tüm hayatım boyunca yapıyorum.I've been doing this my whole life.
Tom tüm yaz boyunca bizimle kalacak.Tom will stay with us all summer.
Tom tüm yemek artıklarını yedi.Tom ate all the leftovers.
Tom tüm gün Mary ile alışveriş yapmaktan tükendi.Tom is exhausted from shopping all day with Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod