Ana içeriğe geç
Sözlük

tüm ile cümle

tüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İhtiyaç duyduğun tüm parayı sana vereceğim.I'll give you all the money you need.
Tom Mary'nin tüm arkadaşlarına karşı nazikti.Tom was nice to all Mary's friends.
Tüm bunları arkamızda bıraktığımıza memnun oldum.I'm glad we put all that behind us.
Tom tüm öğleden sonra evde kaldı.Tom stayed at home all afternoon.
Tüm düzenlemeleri ele alacağım.I'll handle all the arrangements.
Tüm arkadaşlarım Fransızca konuşabilir.All my friends can speak French.
Tüm bu filmleri gördün mü?Have you seen all these movies?
Biz ihtiyacımız olan tüm zamana sahibiz.We have all the time we need.
Ben tüm gece çalışmada ayakta olacağım.I'll be up all night working.
Tom tüm pencereleri kapattı.Tom closed all the windows.
Tüm bunu kimin yaptığını merak ediyorum.I wonder who made all this.
Tom tüm dondurmayı yedi.Tom ate all the ice cream.
Tüm bunlar için üzgünüm.I'm sorry about all this.
Tüm hafta burada olacağız.We'll be here all week.
Tümden param bitti.I'm all out of money.
Ben tümünde kendimleydim.I was all by myself.
Onun sihirli tesisi için tüm kazanç bu.It's all grist for its magic mill.
Tüm gözler ona doğru döndü.All eyes turned towards her.
Tüm suçu bana yükleyemezsin!You cannot put the entire blame on me!
Bölümün sonundaki tüm egzersizleri yapın.Do all the exercises at the end of the chapter.
Tüm heyecan ne hakkında?What's all the excitement about?
Aramızdaki tüm iyi anıları hâlâ hatırladığını biliyorum.I know you still remember all the good memories between us.
Bush savaştığı tüm savaşları kazandı.Bush won all the wars he fought.
Eğer gerçekten bilmek istiyorsanız, tüm yapmanız gereken sormaktır.If you really want to know, all you have to do is ask.
Eğer gerçekten bilmek istiyorsan, tüm yapman gereken sormaktır.If you really want to know, all you have to do is ask.
Tüm bu adamları tanıyor musunuz?Do you know all these fellows?
Tüm CPR çabaları başarısız oldu.All the CPR efforts have failed.
Tüm bu bilgeliği nereden aldınız?Where did you get all this wisdom?
Ben tüm hayatım boyunca, batıl inanca karşı savaştım.My whole life long, I fought against superstition.
Dün neredeyse tüm gün evdeydim.I was at home almost all day yesterday.
Allah'ın gözünde tüm insanlar eşittir.In God's eyes all men are equal.
Tom tüm hafta sonunu tarihsel bir roman okuyarak geçirdi.Tom spent all weekend reading a historical novel.
Bu metinde tüm gelecek fiillerinin altını çiz.Underline all the verbs in the future tense in this text.
Tüm bilmeniz gerekenler kullanım kılavuzunda açıklanmaktadır.All you need to know is explained in the instructions manual.
Bildiğim tüm İngilizce bu?That's all the English I know.
Onların tüm sahip oldukları bu.That's all they have.
Tom tüm çörekleri yedi mi?Did Tom eat all the cookies?
Garajda sahip olduğun tüm o şeylerle ne yaptın?What did you do with all that stuff you had in the garage?
Bu şehrin tüm restoranlarında sigara içmek yasaktır.Smoking is prohibited in all restaurants in this city.
Neredeyse tüm arkadaşlarınız Kanadalı olduğunu söylediniz.You said almost all of your friends were Canadians.
Tom flash belleğindeki tüm dosyaları sildi.Tom deleted all the files off his thumb drive.
Sigara içmek tüm kamu binalarında yasaktır.Smoking is prohibited in all public buildings.
Bu film tüm zaman favorilerimden biridir.This movie is one of my all-time favorites.
Tom tüm öğleden sonrayı odasını temizleyerek geçirdi.Tom spent all afternoon cleaning his room.
Sonunda tüm bunları anlayacaksınız.You'll understand all of this eventually.
Tom tüm öğleden sonra ofisinde olacak.Tom will be in his office all afternoon.
Tom ve Mary tüm öğleden sonra satranç oynadı.Tom and Mary played chess all afternoon.
Tüm yardımın için sana teşekkür etmek istiyorum.I want to thank you for all your help.
İhtiyacımız olan tüm bilgiye sahibiz.We have all the information we need.
Tom ve Mary tüm öğleden sonra konuştular.Tom and Mary talked all afternoon.
Artık tüm dikkatim sende.You now have my full attention.
Tom tüm ayrıntıları hatırladı.Tom remembered all the details.
Tüm hafta sonu Boston'daydık.We were in Boston all weekend.
Tom tüm hafta sonu Boston'daydı.Tom was in Boston all weekend.
Tüm yapman gereken şey konuşmak.All you have to do is talk.
Tom tüm sabah oradaydı.Tom was there all morning.
Burada tüm yeni başlayanlar biziz.We're all beginners here.
Tüm hafta sonu evde olacağım.I'll be home all weekend.
Tom tüm gece ayaktaydı.Tom was up all night.
Tom tüm gün buradaydı.Tom was here all day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod