tümü ile cümle

tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Non tutte le questioni che andavano risolte erano coperte dagli accordi.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.No todos los problemas que debían resolverse fueron efectivamente tratados en los acuerdos.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Nu toate aspectele ce trebuiau rezolvate au fost acoperite de acorduri.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.TIdak semua isu yang harus diselesaikan tercakup di dalam persetujuan-persetujuan tersebut.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Όλα τα θέματα που έπρεπε να λυθούν δεν συμπεριλήφθηκαν πραγματικά στις συμφωνίες.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Не все вопросы, которые следовало бы разрешить, фактически затрагивались соглашениями.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.Не всички въпроси, които трябваше да бъдат разрешени, бяха включени в споразуменията.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.לא כל הסוגיות שתבעו פתרון זכו להתייחסות בהסכמים.
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.لم تحل حينها كل القضايا ولم تغطى جميع النقاط في تلك الاتفاقية
Anlaşmada çözüm bekleyen sorunların tümüne gerçek anlamda yer verilmedi.実際の合意に含まれていたわけでは ありませんでしたし 加えて地域リーダー達が後に
Anneden gelenlerin tümü de aynı tarafta bitebilirdi.Ea este ruptă in două cromatide surori care acum vor fi numite cromozomi.
Anneden gelenlerin tümü de aynı tarafta bitebilirdi.어머니 것이 모두 다른 쪽에 위치할 수도 있겠지만
Anneden gelenlerin tümü de aynı tarafta bitebilirdi.Tenemos ahora cromosomas o hermana cromosomas que llaman.
Anneden gelenlerin tümü de aynı tarafta bitebilirdi.母からのが 全部片側にいく可能性も
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.A zrazu povstal z neba zvuk ako zvuk nesúceho sa silného vánku a naplnil celý dom, kde sedeli.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Deodată a venit din cer un sunet ca vîjîitul unui vînt puternic, şi a umplut toată casa unde şedeau ei.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.De repente veio do céu um ruído, como que de um vento impetuoso, e encheu toda a casa onde estavam sentados.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.In eens kwam er uit de hemel een geluid, alsof er een storm opstak. Het was in het hele huis te horen.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.I stal se rychle zvuk s nebe, jako přicházejícího větru prudkého, a naplnil všecken dům, kdež seděli.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Kar nastane šum z neba kakor piš silnega vetra in napolni vso hišo, kjer so sedeli.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.홀연히 하늘로부터 급하고 강한 바람 같은 소리가 있어 저희 앉은 온 집에 가득하며
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Og med ett kom det en lyd fra himmelen som av et fremfarende veldig vær og fylte hele huset der de satt.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Thình lình, có tiếng từ trời đến như tiếng gió thổi ào ào, đầy khắp nhà môn đồ ngồi.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.Thình_lình , có_tiếng từ trời đến như tiếng gió thổi ào_ào , đầy khắp nhà môn_đồ ngồi .
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.И внезапно сделался шум с неба, как бы от несущегося сильного ветра, и наполнил весь дом, где они находились.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.И внезапно стана шум от небето като хвученето на силен вятър, и изпълни цялата къща дето седяха.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.І роздав ся зразу гук (шум) із неба, мов би од віючого буйного вітру, й сповнив увесь дім, де вони сиділи.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.ויהי פתאם קול רעש מן השמים כקול רוח סערה וימלא את כל הבית אשר ישבו בו׃
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.‎وصار بغتة من السماء صوت كما من هبوب ريح عاصفة وملأ كل البيت حيث كانوا جالسين‎.
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.忽 然 從 天 上 有 響 聲 下 來 、 好 像 一 陣 大 風 吹 過 、 充 滿 了 他 們 所 坐 的 屋 子
Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu.忽然 從天 上有 響聲 下來 、 好像 一 陣 大風 吹過 、 充滿 了 他 們所 坐 的 屋子
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.A potom četl všecka slova zákona, požehnání i zlořečení, tak jakž psáno jest v knize zákona.
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.Darnach ließ er ausrufen alle Worte des Gesetzes vom Segen und Fluch, wie es geschrieben steht im Gesetzbuch.
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.Ðoạn , Giô-suê đọc hết các lời luật_pháp , sự chúc lành và sự chúc dữ , y_như đã chép trong sách luật_pháp .
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.Ðoạn, Giô-suê đọc hết các lời luật pháp, sự chúc lành và sự chúc dữ, y như đã chép trong sách luật pháp.
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.Jozua las daarna het volk alle zegeningen en vervloekingen voor, die in het wetboek staan opgetekend.
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.그 후에 여호수아가 무릇 율법책에 기록된 대로 축복과 저주하는 율법의 모든 말씀을 낭독하였으니
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.Potom čítal všetky slová zákona, požehnanie i zlorečenie, všetko tak, ako je napísané v knihe zákona.
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.Så oplæste han alle Lovens Ord, Velsignelsen og Forbandelsen, alt som det var skrevet i Lovbogen;
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.И потом прочитал Иисус все слова закона, благословение и проклятие, как написано в книге закона;
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.ואחרי כן קרא את כל דברי התורה הברכה והקללה ככל הכתוב בספר התורה׃
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.وبعد ذلك قرأ جميع كلام التوراة البركة واللعنة حسب كل ما كتب في سفر التوراة.
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.隨 後 約 書 亞 將 律 法 上 祝 福 咒 詛 的 話 、 照 著 律 法 書 上 一 切 所 寫 的 、 都 宣 讀 了 一 遍
Ardından Yeşu yasanın tümünü, kutsama ve lanetle ilgili bölümleri Yasa Kitabında yazılı olduğu gibi okudu.隨後 約書亞將 律法 上 祝福 咒詛 的 話 、 照著 律法 書 上 一切 所 寫 的 、 都 宣讀 了 一 遍
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Acum vom fi capabili să folosim toate aceste ape sărate uzate.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Giờ chúng ta sẽ có thể sử dụng tất cả chỗ nước muối thải.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Jetzt wären wir fähig all die Abfallsole zu verwenden.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.이제 우리는 그 모든 폐기 염수를 활용할 수 있을 것입니다.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Maintenant, nous serions en mesure d'utiliser toute cette saumure.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Nos, mi akár hasznosíthatnánk is a hulladékvizet.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Ora potremmo usare tutta quella salamoia di scarto.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Podemos usar esses resíduos de sal.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Sekarang kita akan dapat memanfaatkan semua larutan buangan itu.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Tenemos que poder usar todos esos residuos de salmuera.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Vi skulle kunna dra nytta utav all den där saltlaken.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Wij zouden al dat overtollig pekelwater kunnen gebruiken.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Wtedy bylibyśmy w stanie ponownie wykorzystać tę solankę.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Τώρα θα μπορούσαμε να χρησιμοποιήσουμε αυτό το αλατόνερο.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Сега ние ще бъдем в състояние да използваме цялата тази отпадъчна саламура.
Artık atık salamuranın tümünü kullanabileceğiz.Сейчас мы могли бы использовать все эти отходы от опреснения.

İlgili Sayfalar