tümör ile cümle
tümör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Anjiyogenez gerçekleşmese, tümör iğne başı boyutunda kalır ve zararsız olur.Без ангиогенеза новообразование остается крошечным и не может причинить вреда.
Anjiyogenez gerçekleşmese, tümör iğne başı boyutunda kalır ve zararsız olur.ללא היווצרות של כלי דם חדשים הגידול יישאר קטנטן ולא מזיק.
Anjiyogenez gerçekleşmese, tümör iğne başı boyutunda kalır ve zararsız olur.بدون "الانجيوجينسس"، يبقى الورم بحجم رأس دبّوس وليس مؤذياً.
Anjiyogenez gerçekleşmese, tümör iğne başı boyutunda kalır ve zararsız olur.つまり血管新生は正にガンの発症機序の中心的プロセスであるわけです
Artık biliyoruz ki, bu teknoloji yoğun dokulu memenin tetkikinde üç kat daha fazla tümör bulabiliyor이제 MBI로 치밀형 유방에서 3배나 더 종양을 찾을 수 있다는 것을 알았지만, 매우 중요한 문제 하나를 해결해야만 했습니다.
Artık biliyoruz ki, bu teknoloji yoğun dokulu memenin tetkikinde üç kat daha fazla tümör bulabiliyorאז כעת כשידענו שטכנולוגיה זו יכולה למצוא פי 3 גידולים בשד דחוס, היינו חייבים לפתור בעיה חשובה מאוד.
Artık biliyoruz ki, bu teknoloji yoğun dokulu memenin tetkikinde üç kat daha fazla tümör bulabiliyor高濃度乳腺でも3倍もの腫瘍を発見できると分かり 重要な ある問題の解決を迫られました 放射線の量をいかに少なくするかです
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.De fapt, Jonas și tumoarea sa erau la fel de diferiți unul de celălalt cum sunteţi voi de persoana de alături.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.De hecho, Jonas y su tumor eran tan diferentes uno de otro como Uds de la persona que tienen sentada al lado.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.실제로 조나스의 몸과 그의 종양은 여러분과 옆에 않아있는 사람의 DNA 만큼이나 달랐습니다
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.En fait, Jonas et sa tumeur étaient aussi différents l'un de l'autre que vous de la personne à côté de vous.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Faktum är att Jonas och hans tumör var lika olika varandra som du och personen som sitter bredvid dig.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Jonas en zijn tumor verschilden net zozeer van elkaar als jij en de persoon die naast je zit.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Jonas és a daganata annyira különbözőek voltak, mint valaki Önök közül és a mellette ülő személy.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Na verdade, o Jonas e o seu tumor eram tão diferentes um do outro como vocês e a pessoa sentada ao vosso lado.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Sebenarnya, DNA Jonas dan tumornya sama bedanya seperti DNA Anda dan orang di sebelah Anda.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Thực ra là, Jonas và khối u của nó khác với nhau như bạn và người ngồi bên cạnh bạn.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Ve skutečnosti, Jonáš a jeho nádor se od sebe odlišovali asi jako Vy a člověk sedící vedle Vás.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.W rzeczywistości, Jonas i jego nowotwór byli tak różni od siebie jak ty i osoba siedząca obok ciebie.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Ο Τζόνας και ο όγκος του ήταν τόσο διαφορετικοί μεταξύ τους όσο και εσείς με το άτομο που κάθεται δίπλα σας.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.Говоря точнее Джонас и его опухоль абсолютно отличались друг от друга, как вы и те, кто сидят рядом с вами.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.למעשה, ג'ונס והגידול שלו היו שונים האחד מהשני כפי שאתם שונים מהאדם שיושב לצידכם.
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.ﻓﻲ ﺍﻟﺤﻘﻴﻘﺔ ﺟﻮﻧﺍﺱ ﻭ ﻭﺭﻣﻪ ﻛﺎﻥ ﻣﺨﺘﻠﻔﺎﻥ ﻋﻦ ﺑﻌﻀﻫﻤﺎ ﻛﺈﺧﺘﻼﻓﻚ ﺍﻧﺖ ﻭﺍﻟﺠﺎﻟﺲ ﺑﺠﺎﻧﺒﻚ
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.彼にできた腫瘍は 皆さん自身と 皆さんの隣に座っている人ほど違っていました つまりジョナスの腫瘍は
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.A stejně jako u nádoru, tuku přibývá, přibývá-li cév.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.En zoals bij een tumor groeit vet aan door ontwikkeling van bloedvaten.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.E proprio come un tumore, il grasso aumenta quando i vasi sanguigni aumentano.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.És, mint a daganat, a zsír ott nő, ahol az erek.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.E tal como um tumor, a gordura cresce quando os vasos sanguíneos crescem.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Et, telle une tumeur, la graisse augmente quand les vaisseaux sanguins se développent.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.I, jak guz, tłuszcz odkłada się gdy naczynia krwionośne rosną.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.종양과 마찬가지로, 지방은 혈관이 흐를 때 성장합니다.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Kot tumor tudi maščobno tkivo raste zaradi krvnih žil.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Kuten kasvain, rasvakudos kasvaa, kun verisuonet kasvavat.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Seperti tumor, lemak bertambah ketika pembuluh darah tumbuh.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Şi, precum o tumoare, grăsimea creşte când cresc şi vasele de sânge.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Und, wie auch ein Tumor, wächst Fett wenn Blutgefäße wachsen.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Và như khối u, mô mỡ phát triển khi các mạch máu tăng sinh.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Y, como un tumor, la grasa crece cuando los vasos sanguíneos crecen.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Όπως οι όγκοι, το λίπος αυξάνεται όταν αυξάνονται τα αιμοφόρα αγγεία.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.И, също като туморите, тлъстините растат, когато растат кръвоносните съдове.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.І так само, як і рак, жир росте разом із кров'яними судинами.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.Как и опухоль, жир растет, когда растут кровеносные сосуды.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.וכמו גידול, שומן גדל היכן שכלי הדם גדלים.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.و مثل الورم, تنمو الدهون عندما تنمو الأوعية الدموية.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.では 血液供給を止めることで
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Dziecko nie prostowało poprawnie nóżek. Powiedziała, że może to oznaczać uszkodzenie mózgu.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.És nagyon nagy feje volt, amiről azt gondolta, hogy vízfejűségre utalhat.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Il bimbo non allungava le gambe correttamente. Ha detto che poteva avere un danno cerebrale.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.아이가 다리를 제대로 펴지 않고 있었어요. 의사는 이것이 두뇌 손상의 증상일 수도 있다고 했습니다.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Nerozťahoval nohy ako by mal. Povedala, že to môže značiť poškodenie mozgu.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Și mai avea și un cap foarte mare, fapt care putea indica o hidrocefalie.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Δεν τέντωνε τα πόδια του σωστά. Είπε ότι θα μπορούσε να σημαίνει ότι είχε εγκεφαλική βλάβη.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Він неправильно випрямляв свої ніжки. Вона сказала, що це може означати певні порушення у мозку.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.Сын не вытягивал ноги должным образом. Врач сказала, что возможно у него повреждён мозг.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.הוא לא פושט את רגליו בצורה תקינה. היא אמרה שזה עלול לרמז על נזק מוחי.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.لم يكن الطفل يمد أرجله بطريقة صحيحة. قالت أن هذا قد يعني أن لديه تلف في الدماغ.
Bacaklarını asimetrik bir şekilde uzatıyordu, bu da beyninde tümor olduğu anlamına gelebilirdi.脳に障害があるかもしれないと いうことでした 確かに彼の足の伸ばし方は 左右対称ではなく
Basagrisina bir tumor sebep oldugunu hic sanmiyorum ama ya oyleyse, beni kim korur.저를 법적으로 보호해줄 수 있는 종양인지 아닌지가 불확실하기 때문에, 전 그저 MRI 검사를 처방할 것입니다." 라고 말할 것입니다.
Basagrisina bir tumor sebep oldugunu hic sanmiyorum ama ya oyleyse, beni kim korur.שכאב הראש הזה הוא גידול, אבל מי יוכל להגן עלי אם זה גידול, אז אולי פשוט אזמין את סריקת ה-MRI."