tümör ile cümle

tümör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Warp'ta Yves TumorYves Tumor on Warp
Tümör tanısından önce gelebilir.It may precede the diagnosis of the tumor.
Laboratuvarı tümör baskılayıcı proteinler üzerinde çalışmaktadır.His laboratory studies tumor suppressor proteins.
Başlıca çalışmaları retinoblastoma,von Hippel-Lindau ve p53 tümör baskılayıcı genler üzerinedir.His major work has been on the retinoblastoma, von Hippel–Lindau, and p53 tumor suppressor genes.
Beyin tümörleri de kafa içi basıncını artırarak beyin hasarına neden olabilir.Brain tumors can increase intracranial pressure, causing brain damage.
Beyin ödemi Hematom Felç Tümör EnfeksiyonBrain edema Hematoma Stroke Tumour Infection
Üst göz kapağındaki ödem veya tümörler nedeniyle oluşan mekanik pitozis.Mechanical ptosis which occurs due to edema or tumors of the upper lid.
Göz tümörü.Eye tumor.
13 Haziran 1993'te 69 yaşında beyin tümörü hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti.He died from a brain tumor on June 13, 1993, aged 69.
Seröz kistadenomlar gibi iyi huylu tümörler de oluşabilir.Benign tumors such as serous cystadenomas can occur.
Bir pilonidal kist, bir tür teratom (germ hücreli tümör) olan dermoid kiste benzeyebilir.A pilonidal cyst can resemble a dermoid cyst, a kind of teratoma (germ cell tumor).
Tümör daha sonra fikse olur.The tumor then becomes fixed.
Etkilenen lenf düğümü genellikle tümörün bulunduğu tarafla aynıdır.The lymph node affected is usually the same side as that of the location of the tumor.
Küçük glottik tümörler için daha fazla görüntüleme gerekmeyebilir.For small glottic tumours further imaging may be unnecessary.
Prognoz tümörün bulunduğu yerden etkilenir.The prognosis is affected by the location of the tumour.
T1: Supraglotisin sadece bir alt bölgesinde tümör mevcut.T1: Tumour present in only one subsite of the supraglottis.
T2: Tümör mukozayı istila eder.T2: Tumour invades mucosa.
T1: Tümör sadece ses tellerini tutar.T1: Tumour only involves the vocal cords.
T2: Tümör aşağıdaki kriterlerden en az birini karşılamaktadır:T2: Tumour meets at least one of the following criteria:
T3: Tümör aşağıdaki kriterlerden en az birini karşılamaktadır:T3: Tumour meets at least one of the following criteria:
T1: Tümör sadece subglotisteT1: Tumour is only in the subglottis
T2: Tümör hem subglottisi hem de vokal kordları içerir (kord hareketliliğinden bağımsız olarak)T2: Tumour involves both subglottis and vocal cords (regardless of cord mobility)
N1: Tümör aşağıdaki kriterlerin tümünü karşılamaktadır:N1: Tumour meets ALL of the following criteria:
N2: Tümör aşağıdaki kriterlerden herhangi birini karşılamaktadırN2: Tumour meets ANY of the following criteria
N3: Tümör aşağıdaki kriterlerden herhangi birini karşılamaktadır:N3: Tumour meets ANY of the following criteria:
Gırtlak kanserinin belirtileri tümörün büyüklüğüne ve konumuna bağlıdır.The symptoms of laryngeal cancer depend on the size and location of the tumour.
Vascular tumors".Dermal and subcutaneous tumors".
Dermal and subcutaneous tumors".Vascular tumors".
Bu tümörler normal melanom gibi vücudun herhangi bir yerinde oluşabilir.They can occur anywhere on the body, just as a typical melanoma can.
1962. Beyin Tümörlerinde Serebral Yarımkürelerin Biyopotansiyelleri . 1964.1962.
Gerçekten de, beşinci sezonda Joyce beyin tümöründen ölecek.In der fünften Staffel erkrankt Joyce an einem Hirntumor.
Yanı sıra, Tumorchester noise grubuyla da çalışıyor.Er arbeitet u. a. bei der Noise-Gruppe Tumorchester mit.
1984'te beyin tümörü ameliyatı geçirdi ve iyileşti.1984 wurde ein Gehirntumor entfernt, eine Operation, von der er sich gut erholte.
Fibroadenom kadın memesinin en sık görülen benign (iyi huylu) tümörüdür.Nicht besser war das Ansehen der Krankenpflegerinnen, die Kranke in deren Heim pflegten.
31 Temmuz 2004'te Jobs, pankreasında bulunan kanser tümörünü aldırtmak için ameliyata girdi.Im Dezember 1986 gab er sein Amt auf, um sich auf den in ihm aufgetretenen Krebs zu konzentrieren.
Evre II: Tümör serviksi aşmış, fakat pelvis duvarına ulaşmamıştır.Eigentlich doch Sicherheitsstufe 2 aber der Zaun funktioniert nicht ?
Tedavileri tümörlerin cerrahi olarak çıkarılmalarından ibarettir.Die Gruppe setzt sich ausschließlich aus Models der Erotikbranche (AV Idols und Gravure Idols) zusammen.
Onkovirüsler ya da tümör virüsleri, kansere neden olabilen virüsler için kullanılan genel bir terimdir.Onkolytische Viren sind Viren, die direkt oder indirekt Tumorzellen töten.
Çok büyük tümörler nefes darlığına sebep olabilirler.Diese Fremdkörper können die Atemwege schädigen.
Hans Eysenck 1997'de Londra'da beyin tümörü nedeniyle ölmüştür.Hans Eysenck est décédé d'une tumeur du cerveau dans un hospice de Londres en 1997.
Kötü huylu (malign) tümörler ise kanser olarak adlandırılır.Les tumeurs malignes sont souvent désignées sous le terme de cancer.
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.En juillet 1952, Kesselring fut diagnostiqué avec une tumeur cancéreuse dans la gorge.
Yanı sıra, Tumorchester noise grubuyla da çalışıyor.Il participe au groupe noise Tumorchester.
Beyin tümörleri tanısında X ışınlarını kullanmıştır..Il a utilisé les rayons X pour le diagnostic des tumeurs cérébrales.
Teratom bir tümör türüdür.C'est une espèce thermophile.
Akromegali hastalığının %90 ı hipofiz bezindeki tümörden kaynaklanır.90 % de la perte de poids pendant l’hibernation est due à ces phases de réveil.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.L'artériographie peut concerner n'importe quelle artère du corps ou le corps entier.
Malign tümörü oluşturan hücreler o kadar farklılaşmışlardır ki orijinlerinin ne olduğunu söylemek imkânsızdır.Celles-ci ont tellement pâli avec le temps, qu'il est impossible de s'imaginer leur teinte d'origine.
Benign tümörler kanser değildirler.Les angiomes cerises ne sont pas cancéreux.
Kendileri tümörijenik değildir.Il ne s'agit pas de bioplastiques.
Ancak kötü huylu (malign) tümörler, sınırları belirsiz ve çevre dokuya sıkıca yapışık halde bulunurlar.Et les Dieux devinrent maléfiques, à l'exception de Gaea et d'Oshtur.
Ocak 2015 yılında, bu tümörlerin karaciğerine ve beynine yayıldığı tespit edilmiştir.En octobre 2015, une tumeur bénigne au cerveau lui est diagnostiquée.
Tümörlerin değişime uğramış hücreleri, normal hücrelerde bulunmayan tümör antijenlerini ifade ederler.Las células transformadas de los tumores expresan antígenos que no aparecen en células normales.
2000 yılının Ocak ayında Schuldiner tümörden arta kalanların alınması için ameliyata girer.En enero de 2000, Schuldiner requirió cirugía para extirpar los restos del tumor.
1959 yılında Burgess'a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı kondu ve bir yıldan az ömür biçildi.En junio de 1955 Laurel sufrió un leve derrame cerebral que le imposibilitó un tiempo.
Ben'de tümör olduğu anlaşılır.Dan parece tener asma.
Fibroadenom kadın memesinin en sık görülen benign (iyi huylu) tümörüdür.Passion Fruit (Pasión): Es una fruta que es más bien del género femenino.
Akromegali hastalığının %90 ı hipofiz bezindeki tümörden kaynaklanır.Más de un 90% de casos de mesotelioma están vinculados a la exposición al asbesto.
"Radikal lenf nodu diseksiyonu"nda ise tümör bölgesindeki lenf düğümlerinin çoğu ya da hepsi alınır.Linfadenectomía radical Se extirpa la mayoría o todos los ganglios linfáticos en el área tumoral.
Bu tümörler nadir görülür ve gelişmekte olan hücrelerin kontrol dışı çoğalmalarıyla ortaya çıkarlar.Estas células proliferan anormalmente rápido, aún comparadas con otras células cancerígenas.

İlgili Sayfalar