tümör ile cümle
tümör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Birkaç yakın zaman haberi: Nanoarılar gerçek arı zehiri ile tümörlere saldırıyor.Недавние новости: нанометрового размера роботы поражают опухоль настоящим пчелиным ядом.
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Een tumor die in de hersenen wordt gezet en die we doen differentiëren tot hersencellen?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Einen Tumor in das Gehirn pflanzen und dafür sorgen, dass er sich in Gehirnzellen differenziert?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Ez egy nagyon merész gondolat, de én nagyon hiszek abban, hogy ez lehetséges.
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.이런 때에 암을 사용하는 날도 오지 않을까요? 종양을 뇌에 넣고 뇌 세포로 변이시킬 수 있다면 말이죠.
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Một khối u đặt trong não và khiến chúng biệt hóa thành tế bào não?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.O tumoare -- introdusă în creier şi determinată să se diferenţieze în celule nervoase?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Une tumeur pourrait-elle être implantée dans le cerveau pour regénérer des neurones ?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Un tumore - metterlo nel cervello e spingerlo a differenziare in cellule celebrali?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Wprowadzić ich komórki do mózgu, by zróżnicowały się do komórek mózgowych?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Внедрить в мозг новообразование и заставить его превратиться в клетки мозга?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.Един тумор -- сложен в мозъка, накаран да се видоизмени в мозъчни клетки?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.מה אם בעתיד נוכל להשתמש בסרטן? להכניס גידול לתוך המוח ולגרום לו להתמיין לתאי מוח?
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.ماذا لو، مستقبلاً، استخدمنا السرطان؟ ورم يوضع في الدماغ ويدفع للتخلق لخلايا دماغيه؟
Bir tümörü alıp beyne yerleştiririz ve beyin hücrelerine farklılaşmasını sağlarız.腫瘍を脳に注入してそれを脳細胞に分化させたら? これはとても飛躍したアイデアです でも私は可能性があると信じています
Böylece bu fırsatı Jonas'ın tümöründen ve bedeninin diğer kısımlarından örnekler toplamak için kullandım.Ezért éltem a lehetőséggel, hogy mintát vegyek Jonas daganatából és testének más részeiből.
Böylece bu fırsatı Jonas'ın tümöründen ve bedeninin diğer kısımlarından örnekler toplamak için kullandım.그래서 전 이번 기회에 조나스의 종양과 그 신체의 다른 부위에서도 약간의 샘플을 채취했습니다
Böylece bu fırsatı Jonas'ın tümöründen ve bedeninin diğer kısımlarından örnekler toplamak için kullandım.Tak jsem využila příležitosti a odebrala jsem několik vzorků z Jonášova nádoru a z dalších částí jeho těla.
Böylece bu fırsatı Jonas'ın tümöründen ve bedeninin diğer kısımlarından örnekler toplamak için kullandım.כך שניצלתי את ההזדמנות הזו על מנת לאסוף דגימות מהגידול של ג'ונס וכן דגימות נוספות מחלקים אחרים של גופו.
Böylece bu fırsatı Jonas'ın tümöründen ve bedeninin diğer kısımlarından örnekler toplamak için kullandım.ﻟﺬﺍ ﺍﺗﺨﺬﺕ ﻫﺬﻩ ﺍﻟﻔﺮﺻﺔ ﻷﺟﻤﻊ ﺑﻌﺾ ﺍﻟﻌﻴﻨﺎﺕ ﻣﻦ ﻭﺭﻡ ﺟﻮﻧﺎﺱ وايضا بعض العينات من اماكن اخرى بجسده
Böylece bu fırsatı Jonas'ın tümöründen ve bedeninin diğer kısımlarından örnekler toplamak için kullandım.身体からいくらか サンプルを取りました 研究所に持ち帰って
Böylece MBI tümörün moleküler davranışından yararlanıyor ve meme yoğunluğundan etkilenmiyor.Ale MBI využívá rozdílného chování molekul nádoru a je tedy nezávislé na hustotě prsu.
Böylece MBI tümörün moleküler davranışından yararlanıyor ve meme yoğunluğundan etkilenmiyor.MBI는 종양에서 분자들이 정상세포와 다르게 행동한다는 점을 이용합니다. 그러므로 유방치밀도에 영향을 받지 않습니다.
Böylece MBI tümörün moleküler davranışından yararlanıyor ve meme yoğunluğundan etkilenmiyor.MBI však využíva rozdiely v molekulárnom fungovaní nádorov, a preto je necitlivý voči hustote prsníkov.
Böylece MBI tümörün moleküler davranışından yararlanıyor ve meme yoğunluğundan etkilenmiyor.MBI zaś opiera się na odmiennym molekularnym zachowaniu nowotworów i działa niezależnie od gęstości piersi.
Böylece MBI tümörün moleküler davranışından yararlanıyor ve meme yoğunluğundan etkilenmiyor.אבל MBI מנצל את ההתנהגות המולקולרית השונה של גידולים, ולכן, הוא עיוור לדחיסות השד.
Böylece MBI tümörün moleküler davranışından yararlanıyor ve meme yoğunluğundan etkilenmiyor.腫瘍における分子の挙動が異なる事を利用するので 乳腺濃度には影響を受けません 投与した後
Bu böbrek tümörü gibi tümörleri aydınlatabiliriz.우리는 이 신장 종양처럼 종양부위만 빛나게 하여
Bu böbrek tümörü gibi tümörleri aydınlatabiliriz.אנחנו יכולים להאיר גידולים כמו הגידול הזה בכליות
Bu böbrek tümörü gibi tümörleri aydınlatabiliriz.ويمكننا أن نضيء الأورام مثل ورم الكلى هذا
Bu böbrek tümörü gibi tümörleri aydınlatabiliriz.これは腎臓がんですが 残しておきたい腎臓と腎臓がんの境界を
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.이런 마커를 가져다 종양부위에 주입할 수 있습니다. 그리고 마커가 종양부위로부터 흘러나와 어디로 가는지 추적하여
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Můžeme tyto značkovače aplikovat v místě nádoru.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Podemos llevar estos marcadores e inyectarlos en el sitio del tumor.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Podemos pegar nestes marcadores e injetá-los no local com um tumor.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Possiamo prendere questi marcatori ed iniettarli nella sede del tumore.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Putem lua acești markeri și să-i injectăm în locul tumorii.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.We kunnen deze markeerstoffen injecteren in een tumorplek.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Wir können diese Marker in einen Tumor spritzen.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Μπορούμε να εγχύσουμε το σκιαγραφικό στην εστία του όγκου.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Можем да вземем тези маркери и да ги инжектираме на мястото на тумор.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.Мы можем взять эти метки и ввести их в район опухоли.
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.אפשר לקחת את הסמנים האלה ולהזריק אותם באיזור של גידול ואנחנו יכולים לעקוב לאן הם זורמים מהאיזור הזה
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.ويمكننا أخذ ذلك السّائل ويمكننا حقنه في موقع الورم. ويمكن أن نتبع من حيث تتدفق من موقع الورم ,
Bu işaretleyicileri alıp tümör bölgesine enjekte edebiliriz ve bu bölgeden nereye gittiğini takip edebiliriz.そしてそれががんの部位からどの経路で流れ出ていくかを追跡し がんがまずどこへ転移していくかを調べることができます
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.A fost o bijuterie rară, o tumoare pe creier, hemangioblastom, cadou care continuă să ofere.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Bil je redek dragulj, možganski tumor, hemangioblastoma, darilo, ki kar naprej daje.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Bol to zriedkavý drahokam, mozgový tumor, hemangioblastóm, dar, ktorý neprestáva dávať.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.C'était une perle rare, une tumeur au cerveau, un hémangioblastome, le cadeau qui n'arrête pas de donner.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Det var en sällsynt juvel, en hjärntumör, hemangioblastom, gåvan som bara fortsätter ge.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Det var en sjælden perle, en hjernesvulst, hemangioblastoma, gaven der bliver ved med at give.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Egy kivételes ékkő volt, egy agydaganat, hemangioblastoma, egy ajándék, mely maga is folyamatosan ad.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Era uma "joia" rara um tumor cerebral, um hemangioblastoma um presente que continua a ser dado.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Era una gema rara, un tumor cerebral, hemangioblastoma, el regalo que sigo recibiendo.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Het was een zeldzaam kristal, een hersentumor, een hemangioblastoom, het cadeau dat blijft geven.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Ini adalah mutiara langka, sebuah tumor otak, hemangioblastoma, hadiah yang terus memberi.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Je to vzácný klenot. mozkový nádor. Hemangioblastoma, dar, který dává a dává.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.이것은 드문 보석이었습니다. 뇌종양 혈관모 세포종이
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.To był rzadki klejnot, rak mózgu, naczyniak krwionośny zarodkowy, dar, który wciąż daje.
Bu nadir bir mücehver, beyin tümörü, hemangioblastoma, hediye vermeye devam ediyor.Una gemma rara, un tumore al cervello, emangioblastoma, il dono che continua a donare.