Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Estos pequeños trozos de grasa, 70 kilos de grasa, son el sustento del oso polar.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Ezek a kicsi, pufók kis gombócok, 70 kilónyi fókazsírhalmok, fő eledelei a jegesmedvéknek.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Hewan kecil, gemuk, 150 pon kumpulan lemak ini adalah pendukung utama keberadaan beruang kutub.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Nämä pienet lihavat pallerot, 70-kiloiset rasvakäärylät ovat jääkarhun kantava voima.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Những nhóm các con sứa béo, nhỏ bé nặng gần 70kg này là nguồn sống chính của gấu cực.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Questi fagotti di grasso 70 kg di grasso sono il pasto principale dell'orso polare.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Te małe, grubiutkie kluski, fałdy tłuszczu ważące 70 kilogramów, są podstawą diety niedźwiedzi.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Tieto malé, tučné knedlíky 70 kilové balíky tuku sú hlavnou oporou polárnych medveďov.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Tyto malé, tučné knedlíky, 70 kilogramů tuku, jsou stěžejní potravou ledních medvědů.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Тези малки, дебели дундьовци, 70 килограмови камари от мас са опората на полярните мечки.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Це маленькі жирні пампушки, 70-кілограмові тушки чистого жиру, - основний раціон полярних ведмедів.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.Это маленькие, сытные пельмешки — 70 кг чистого жира — главное блюдо в рационе белого медведя.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.הכופתאות הקטנות, שמנות חבילות של 150- פאונד(כ- 70 קילוגרם) של שומן הם מקור המשען העיקרי של דובי הקוטב.
Bu ufak, 70 kiloluk yağ tulumları kutup ayılarının temel dayanağı.ان هذه الفقم الكسولة السمينة والتي تزن نحو 150 رطلاً هي الفريسة الاساسية للدب القطبي
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?(55:9) У Тебя исчислены мои скитания; положи слезы мои в сосуд у Тебя,– не в книге ли они Твоей?
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Či za to, že páchajú neprávosť, by mali uniknúť? Svrhni dolu takých ľudí, Bože, vo svojom hneve!
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Engkau menghitung hari-hari pengembaraanku, dan tahu jumlah air mataku; tidakkah Engkau memperhitungkannya
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Gonoszsággal menekedhetnének? Haraggal rontsd meg, oh Isten, a népeket!
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Hekö pahuudessaan pelastuisivat? Syökse, Jumala, vihassasi kansat maahan.
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Izali za nieprawość pomsty ujdą? strąć te narody, o Boże! w popędliwości twojej.
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?나의 유리함을 주께서 계수하셨으니 나의 눈물을 주의 병에 담으소서 이것이 주의 책에 기록되지 아니하였나이까
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Mis andanzas tú has contado: Pon mis lágrimas ante ti. ¿Acaso no están escritas en tu libro
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Per tanta iniquità non abbiano scampo: nella tua ira abbatti i popoli, o Dio
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Selv har du talt mine Suk, i din Lædersæk har du gemt mine Tårer; de står jo i din Bog.
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Skulde de undslippe tross sin ondskap? Støt folkeslag ned i vrede, Gud!
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Skulle de räddas med all sin ondska? Nej, slå ned folken, Gud, i din vrede.
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Tu contaste as minhas aflições; põe as minhas lágrimas no teu odre; não estão elas no teu livro?
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Tu numeri paşii vieţii mele de pribeag; pune-mi lacrămile în burduful Tău: nu sînt ele scrise în cartea Ta?
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Zähle die Wege meiner Flucht; fasse meine Tränen in deinen Krug. Ohne Zweifel, du zählst sie.
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Za nešlechetnost-liž zniknou pomsty? V prchlivosti, ó Bože, smeceš lidi ty.
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Zouden zij, die zoveel slechts en zoveel zonden doen, kunnen ontkomen? O God, vernietig hen.
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Συ αριθμεις τας αποπλανησεις μου θες τα δακρυα μου εις την φιαλην σου δεν ειναι ταυτα εν τω βιβλιω σου;
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?Ти си преброил скитанията ми; Тури сълзите ми в съда Си; Не са ли те записани в Твоята книга?
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?נדי ספרתה אתה שימה דמעתי בנאדך הלא בספרתך׃
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?تيهاني راقبت. اجعل انت دموعي في زقّك. أما هي في سفرك
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?我 幾 次 流 離 、 你 都 記 數 . 求 你 把 我 眼 淚 裝 在 你 的 皮 袋 裡 . 這 不 都 記 在 你 冊 子 上 麼
Çektiğim acıları kaydettin, Gözyaşlarımı tulumunda biriktirdin! Bunlar defterinde yazılı değil mi?我 幾次 流離 、 你 都 記數 . 求你 把 我眼淚裝 在 你 的 皮袋裡.這不 都 記在 你 冊子 上麼
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Aceste plase, a spus, le pui pe podea, gândacii îţi pleacă din casă.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Ces moustiquaires, disait-elle, vous les mettez par terre, les insectes quittent la maison.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Deze netten, vertelde ze, je legt ze op de vloer, insecten verlaten uw huis.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Diceva che se avessero messo quelle zanzariere sul pavimento, gli insetti avrebbero lasciato le loro case.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Diese Netze, sagte sie, kannst du auf den Boden legen, und das Ungeziefer verlässt dein Haus.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Disse net, sagde hun, du putter dem på gulvet, insekterne forlader dit hus.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.이것들을 바닥에 펼치면 벌레들이 집을 떠날 것이며
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Mówiła, że od moskitiery na podłodze uciekną wszystkie robaki.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Tieto sieťky, vravela, ak ich dáte na zem, hmyz opustí váš dom.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Uno pone estos mosquiteros en el piso, dijo ella, y los insectos se van de la casa.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Αυτά τα δίχτυα, είπε, τα βάζεις στο έδαφος και τα έντομα φεύγουν από το σπίτι σου.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Тези мрежи, каза тя, слагат се на земята, а буболечките напускат къщата.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.Эти сетки, говорила она, вы кладёте на пол, и вы избавляетесь от насекомых.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.את הכילות האלה, אמרה, מניחים על הרצפה, החרקים בורחים מהבית
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.هذه الناموسيات، كما قالت، أنت تضعهم على الأرض، تغادر الحشرات بيتك.
Dedi ki, bu tülleri yere koyun, böcekler evinizi terk edecekler.子供は夜目を覚まさず
Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü.Een Ethiopische vrouw genaam Derartu Tulu staat bij de startstreep.
Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü.Egy etiópiai nő, akit Derartu Tulu-nak hívnak feláll a startvonalhoz.
Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü.Eine Äthiopierin names Derartu Tulu taucht an der Startlinie auf.
Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü.En etiopisk kvinna som heter Derartu Tulu kommer till startlinjen.
Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü.Etiopka Derartu Tulu pojawiła się na linii startu.
Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü.Etiópska žena menom Derartu Tulu sa objaví na štartovacej čiare.
Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü.에티오피아 여성 데라투 툴루가 출발선에 나타났습니다.