tüketme ile cümle
tüketme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.A jövőben - ha fogyasztjuk - akkor a lehető legjobb tengeri csemegét kell ennünk.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Chúng ta cần tiếp tục ăn các loại hải sản tốt nhất nếu cần thiết.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Dobbiamo continuare a mangiare il miglior pesce possibile, se proprio dobbiamo.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.En todo caso, debemos continuar comiendo el mejor pescado posible.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Kita harus terus memakan makanan laut yang terbaik, jika memungkinkan.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.우리는 적어도 최상의 해산물을 계속해서 먹어야만 합니다.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Musíme dál jíst tu nejlepší mořskou stravu, pokud tedy musíme.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Musíme naďalej jesť tie najlepšie dary mora, ak je to vôbec možné.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Musimy kontynuować jedzenie najlepszych owoców morza, jeśli w ogóle.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Nous devons continuer à manger les meilleurs produits de la mer possible, si jamais nous en mangeons.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Temos de continuar a comer o melhor peixe e marisco, se possível.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Trebuie să continuăm să mâncăm cele mai bune produse ale mării, dacă le mâncăm.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Vi måste fortsätta äta de bästa möjiga skaldjur, om överhuvudtaget.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.We moeten verder, als we het al eten, kiezen voor het best mogelijke zeevoedsel.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Wir müssen weiterhin die bestmöglichen Meeresfrüchte essen, wenn überhaupt.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Πρέπει να συνεχίσουμε να τρώμε -εφόσον τρώμε θαλασσινό φαγητό, μόνο το καλύτερο.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Мы должны продолжать есть лучшие морепродукты, если вообще их есть.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.Ние трябва да продължим да ядем възможно най-добрата морска храна, ако я ядем въобще.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.עלינו להמשיך לאכול את מיטב מאכלי הים, אם בכלל.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.يجب أن نستمر بأكل أفضل الأطعمة البحرية الممكنة، على كل حال.
Mümkün olduğu sürece deniz ürünlerinin en iyilerinden tüketmemiz gerekir.できれば最高のものをです しかし 同時に大量の野菜も食べる必要があります
Nefesini boşa tüketme, Envy.Älä vaivaudu, Envy.
Nefesini boşa tüketme, Envy.Ansträng dig inte, Envy.
Nefesini boşa tüketme, Envy.Anstreng dig ikke, Envy.
Nefesini boşa tüketme, Envy.Daruj sobie, Envy.
Nefesini boşa tüketme, Envy.Nem vale a pena tentares, Envy.
Nefesini boşa tüketme, Envy.No gastes energía, Envy.
Nefesini boşa tüketme, Envy.Risparmia il fiato, Envy.
Nefesini boşa tüketme, Envy.Μην κουράζεσαι, Ένβι.
Nefesini boşa tüketme, Envy.Не старайся напрасно, Зависть.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.나이지리아인들의 자국 생산물 소비의 가장 대표적인 예가 되고 있답니다.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.עד שהם דוגמה מעולה לניגרים שצורכים את פרי עמלם.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.بحيث أنها أفضل مثال لإستهلاك النيجيريين لما ينتجونه.
Nijeryalıların kendi ürettiklerini kendilerinin tüketmesinin gerçekten en iyi örnekleri.製品を消費している最高の例なのです もし エクステンションを売る仕事を始めた-
Oksijeni bağlayamadığınız için de onu tüketmezsiniz.하는데 이미 세포가 황화수소와 결합된 곳에는 산소가 들어갈 수 없고
Oksijeni bağlayamadığınız için de onu tüketmezsiniz.ואם החמצן לא יוכל להתקשר, אולי האדם לא יצרוך אותו,
Oksijeni bağlayamadığınız için de onu tüketmezsiniz.ولأنه لا يمكنك استيعاب الأوكسجين فلربما لن تستهلكه،
Oksijeni bağlayamadığınız için de onu tüketmezsiniz.消費されることもなく 酸素の必要量が減るかもしれません
Ondan sonra yine daha az kullanmalıyız. Daha sonra daha az tüketmeliyiz.Necesitamos producir lo mismo con menos recursos y también consumir mucho menos.
Onlar İSTİLACI Bunlar, diğer hücreleri sıkıştırmaya ve onların kaynaklarını tüketmeye başlıyor.le sufocă pe celelalte celule și le acaparează resursele.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Chtějí mít možnost nadále využívat zlevněnou elektrickou energii.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.De vil have muligheden for at blive ved med at forbruge statsstøttet elektricitet.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.De vill ha valet att kunna fortsätta konsumera subventionerad elektricitet.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Die wollen die Möglichkeit haben weiterhin subventionierten Strom zu konsumieren.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Ei vor să poată continua să consume energie electrică subvenţionată.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Ils veulent avoir le choix de pouvoir continuer à consommer de l'électricité subventionnée.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.사람들은 계속 보조금을 받으면서 전기를 소비하길 원하지요.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Ludzie chcą wyboru dającego dalszą konsumpcję subsydiowanej energii elektrycznej.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Mereka ingin pilihan untuk dapat terus mengkonsumsi daya listrik bersubsidi.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Quieren la opción de seguir consumiendo energía subsidiada.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Zij willen de keuze om gesubsidieerde energie te blijven consumeren.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Θέλουν την επιλογή να μπορούν να συνεχίσουν να καταναλώνουν επιδοτούμενη ηλεκτρική ενέργεια.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Вони хочуть і надалі споживати субсидовану електроенергію.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Они хотят иметь возможность продолжить потребление субсидируемого электричества.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.Те искат избора да могат да продължат да консумира субсидирано електричество.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.הם רוצים את הבחירה להיות מסוגלים להמשיך בצריכת כוח חשמלי מסובסד.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.انهم يريدون خيارا ليكونوا قادرين على الاستمرار في استهلاك الطاقة الكهربائية المدعومة.
Onlar subvansiyonlu elektrik gücünü tüketmeye devam edebilme seçeneğini istiyorlar.電力を消費できるという選択肢を求めています したがって どちらか一方に与えようとすれば
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Apakah Anda harus makan daging organik atau makan tahu?
Organik etler mi tüketmelisiniz yoksa tofu mu yemelisiniz?Ar trebui sa mancati carne organica sau ar trebui sa mancati tofu?