Ana modelin bir veya iki adet MG34 Makineli tüfekten oluşan silahı bulunuyordu.Sur la version de base, étaient habituellement montées une ou deux mitrailleuses MG34.
Genellikle uçaksavar maksatlı kullanılan ikinci bir makineli tüfek aracın arkasına monte edilmiştir.Une seconde mitrailleuse était généralement montée sur l’arrière en disposition de tir anti-aérien.
1975 yılında ise kafasına av tüfeği sıkarak intihar etti.Il se suicide d'une balle dans la tête en 1925.
Örneğin; riyolitik tüf gibi.Parejo : Cigare parfaitement cylindrique.
Saiga-12, Rusya yapımı bir yarı otomatik yivsiz tüfekdır.Le Vepr-12 est un fusil semi-automatique russe.
Silah olarak ise bir adet MG 08 makineli tüfeğine sahiptiler.Ils produisirent entre autres la Maschinengewehr 08.
Keskin nişancının ana silahı uzun mesafeler için kullandığı dürbünlü sniper tüfeğidir.Autant dire que sa principale fonction est de sniper à longue distance.
İlave olarak sehpaya monte standard MG34 makineli tüfek.Cet équipement s’ajoutait à la mitrailleuse MG34 standard.
IMI Negev, İsrail yapımı bir hafif makineli tüfektir.La mitrailleuse légère IMI Negev est une arme israélienne fabriquée par les IMI.
Maxim makineli tüfeği, Büyük Britanya yapımı bir Makineli tüfektir.La mitrailleuse Vickers est une variante britannique de la mitrailleuse Maxim.
Tüfeğin major kalibresi 20mm Vulcan'dır.Vulcain est un canon de type Gatling d'un calibre de 20 mm.
Her Alay, üçer süvari ve birer makineli tüfek bölüğüdür.Chaque régiment de cavalerie comprend trois escadrons et un bataillon de mitrailleuses.
BESA eş eksenli makineli tüfek tekrar takıldı.Une mitrailleuse coaxiale Besa fut à nouveau installée.
Lee-Enfield, Büyük Britanya yapımı bir tüfek.Le Snider-Enfield est une arme britannique à chargement par la culasse.
M1903 Springfield, Amerika Birleşik Devletleri yapımı sürgü beslemeli piyade tüfeğidir.Le Springfield M1903 est un fusil à verrou américain.
Irak askerleri RPK hafif makineli tüfeğiyle eğitimde.En Italie, les Carabiniers l'ont fait équiper d'une mitrailleuse FN Minimi.
Gewehr 98 (kısaca G98 ya da Gew 98), 1898'ten 1935'e kadar Alman piyadelerinin standart piyade tüfeğidir.Le Gewehr 98 ou Mauser modèle 1898, fut le fusil standard de l'armée allemande à partir de 1898.
Yakın mesafe mücadelede kılıç, uzun mesafe mücadelede tüfek kullanır.Une épée courte sert d'arme d'appoint lors des combats rapprochés.
Toplam 10.000 tüfek toplandı.Il lui fait parvenir 10 000 fusils.
Eş eksenli Vickers marka makineli tüfek BESA model silahla değiştirildi.La mitrailleuse coaxiale Vickers était remplacée par une mitrailleuse Besa.
Her makineli tüfeğin bir adet silahçısı bulunuyordu.Chaque unité est pourvue d'un fusil-mitrailleur.
Üretilen ilk tüfek Mauser Model 1871 diğer adıyla Infanterie-Gewehr 71'dir.Pour le fusil modèle de 1869, la carabine modèle de 1871, le fusil de gendarmerie modèle 1870.
Brown Bess, Britanya Ordusu'nda kullanılan misket tüfeklerinin için kullanılan bir tanımdır.Brown Bess est le surnom donné au fusil Land Pattern de l'armée britannique ainsi qu’à ses nombreux dérivés.
Levye 9mm tabanca Pompalı tüfek Yerçekimi silahı El bombasıMunition 9mm Parabellum Arme de poing Portail des armes
Tabancaların namlusu tüfeklerinkinden daha kısadır.Cependant, elles sont plus lentes que les canons.
Şimdi ise safarinin amacı onları tüfek yerine fotoğraf makinesiyle yakalamak.La tourelle est remplacée par le montage d'une mitrailleuse orientable.
19 Mart 1885 yılında avcı tüfeklerin geniş üretimi başladı.Le 19 octobre 1885 est inaugurée la première ligne à traction animale.
Gövde makineli tüfeği çıkartıldı.La mitrailleuse de queue était démontée.
Bu tüfekler, normal tüfeklerden çok daha isabetlidir.Ces bombes sont plus précises que les bombes classiques.
Bu sayede tüfek yere daha da yakın oluyordu.L'arme était donc juste à côté d'eux.
Nişancı tüfekleri iki temel türde üretilir.Deux grenades font sauter deux transformateurs.
K-3, Ermenistan tarafından tasarlanmış bir bullpup piyade tüfeğidir.Le K3 est un fusil d'assaut d'origine arménienne.
Imperial Guard askerleri özel zırhlar giymemektedirler ve güçsüz silahlar olan lazer tüfekleri taşırlar.Les hommes du fyrd, qui ne sont pas des soldats professionnels, portent quant à eux des armures plus légères.
Oluşumu: Piyade: Altı alay ve altı tüfek taburu.Opérateurs radio : 6 soldats avec fusils.
Michelle onu tüfek ile vurarak öldürmüştür.Daniel le tue avec un fusil.
Öte yandan tüfeği ağızdan doldurmak namlunun yivlerini bozuyordu.Mais au lieu de le tuer, la balle de son arme lui a déformé la mâchoire.
1988 Tantal tüfeği).1988 Tantal ( Pologne.
Birden bir asker tüfeğini ateşler.Brandissant un fusil de tireur d'élite.
13.2 mm Hotchkiss makineli tüfeği bir ağır makineli dizaynıdır ve üreticisi Hotchkiss et Ciedir.La mitrailleuse Hotchkiss de 13,2 mm modèle 1929 conçue par Hotchkiss est une arme de défense anti-aérienne.
Makineli tüfekleriyle!Des mitrailleuses tirent.
Misket tüfeğinin kısaltılmışıdır.Son défaut : son shoot.
Erata, tüfeklerin boş olması emredilmiştir.Cartouche d'encre Ces cartouches sont vides.
Bacağının biri yoktur, onun yerinde makineli bir tüfek vardır.Il possède à la place de son bras droit une mitrailleuse automatique.
Suikastta İtalyan yapımı olan Manlicher Carcano dürbünlü tüfeğin kullanıldığı açıklandı.Les soldats italiens utilisaient le fusil Carcano.
1888 yılında ise daha çok avcıları ilgilendirecek bir pompalı tüfek tasarlamıştır.En 1887 est lancé le fusil Idéal, un fusil de chasse à double canon.
Tabanca, tüfek gibi çeşitli silahlarla yapılır.Elle sera équipée en main gauche tout comme certaines armes à feu.
Bu tüfeğin namlusunu temizle.Limpia el cañón de esta escopeta.
Tüfek 1982'den Kasım 1988'e kadar üretilmiştir.El fusil fue producido desde 1982 hasta noviembre de 1988.
Bu sınıftaki birincil silahlar yarı otomatik tüfeklerdir.Las armas principales en la clase son fusiles semiautomáticos.
1994 yılında yerini L85A1 piyade tüfeğine bıraktı.Estuvo en servicio hasta 1994, cuando entró en servicio el fusil de asalto L85A1.
Destek: Destekler hafif makineli tüfeklere sahiptirler.Apoyo: Los soldados de apoyo tienen ametralladoras ligeras a su disposición.
Kitap aynı zamanda Tüfek, Mikrop ve Çelik: İnsanlığın son 13.000 yıllık kısa hikayesi adıyla da yayınlandı.Armas, gérmenes y acero: breve historia de la humanidad en los últimos trece mil años.
3. Ordunun elinde 74.057 tüfek, 77 makineli tüfek ve 180 topçu vardı.Había 74 057 fusiles, 77 ametralladoras y 180 piezas de artillería.
5.45x39mm, Sovyet yapımı bir tüfek mermisidir.El 5,45 × 39 mm es un cartucho de fusil de origen soviético.
Bu arada, bir tüfekçi takımı japon mevzilerini tek tek imha etmeye başladı.Sin embargo, un pelotón de fusileros fue destruyendo las posiciones japonesas una por una.
Johnson ayrıldıktan biraz sonra bir tüfek sesi duyar ve Johnson'un vurulmuş olduğu içine doğrar.Después de irse, Minnie oye un disparo y así sabe que han disparado a Johnson.
Uçaklar dışında, pilotların tabanca karbürelerine ve testere tüfeğine erişimi vardır.Fuera de los aviones, los pilotos tendrán acceso a pistola-carabinas y una escopeta recortada.
Biatlon, kayaklı koşu ile tüfekli atışın bir araya getirildiği kış sporudur.El biatlón es un deporte de invierno que combina el esquí de fondo y el tiro con carabina.
Ayrıca tüfek, tek tek mermi sürülmesine de olanak tanımaktadır.Marina le confiesa que sólo le queda una bala.
Oyun esnadında, Kyle ana silahı olarak bir pompalı av tüfeği kullanır.A lo largo del juego, Kyle utiliza una escopeta de corredera como su arma principal.