Ana içeriğe geç
Sözlük

tüf ile cümle

tüf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Madsen, Danimarka yapımı bir hafif makineli tüfektir.Das Madsen war ein leichtes Maschinengewehr aus dänischer Produktion.
1718 - Londralı avukat James Puckle, makineli tüfeği icat etti.1718: Der Londoner Anwalt James Puckle erhält ein Patent auf das von ihm erfundene Maschinengewehr.
Slovenya Ordusunun standart tüfeğidir.Es ist die Standardwaffe der Schweizer Armee.
Winchester (silah) Winchester tüfekleri.Namensgeber war das Winchester-Gewehr.
Bu tüfekler aynı mermi kalibresine sahiptiler.Die Munition hatte aber das falsche Kaliber.
Ligi kupasız kapatan takımda Tüfekçi sadece 3 lig golü atabildi.Als Linksaußenstürmer erzielte er dabei jedoch nur drei Tore.
Tüfek 1982'den Kasım 1988'e kadar üretilmiştir.Die Waffe wurde von 1988 bis 1999 produziert.
Gövde kısmında sürücünün üzerinde bir adet BESA Makineli tüfek bulunuyordu.Links neben dem Fahrer wurde Munition verstaut.
Makineli tüfekleriyle!Mit dem Maschinengewehr.
Makineli tüfek yerine alev makinesi takıldı.Die Waffe wurde anstelle des Maschinengewehrs eingebaut.
İki ağır makineli tüfek yerleştirilmiştir.Die beiden Maschinengewehre wurden beibehalten.
Amerikalı askerleri bu taarruzu makineli tüfeklerle bertaraf etmiştir.Später lagerten die Amerikaner dort Munition.
İstanbul'da dünyaya gelen Tüfekçi, 11 yaşında ailesiyle birlikte Berlin'e taşındı.Tüfekçi zog mit elf Jahren mit seinen Eltern nach Berlin um.
Geri tepmeli makineli tüfekler çoğu zaman yerde kullanılır.Schwenkbare Maschinengewehre werden meistens am ESSA montiert.
Dunne: Tüfekçilerden biridir.Hobbes: Das sind Kanonen.
Türkiye de bu tüfekleri kullanmaktadır. ^ (İngilizce)Wenn die Kanonen sprechen…)). А.
İlk HEAT mermileri tüfek bombalarıydı.Vorläufer der Fliegerbomben waren die Ballonbomben.
IMI Negev, İsrail yapımı bir hafif makineli tüfektir.Das IWI Negev ist ein leichtes Maschinengewehr, das zur Ausrüstung der israelischen Streitkräfte gehört.
Tüfek sınırlı sayıda üretildi ve üretimi kısa süre içinde durduruldu.Beide Geräte fanden nur einen kleinen Abnehmerkreis, und die Produktion wurde bald eingestellt.
Beth aylağı yaylı tüfekle vurmayı dener ancak o sırada ayağı bir hayvan tuzağına sıkışır.Er kann den Puma zwar erschießen, tritt mit einem Fuß jedoch in seine eigene Falle.
Böylece arka tarafta oturan kişi üst tarafta bulunan makineli tüfeği kullanabilirdi.In der Funktion als Bordschütze konnte der Beobachter das nach hinten gerichtete Maschinengewehr bedienen.
Geri tepmesiz tüfeklerde bu fark göz önünde bulundurulmaz.Tore im Elfmeterschießen finden hierbei keine Berücksichtigung.
Çünkü tüfek genel satış için çok pahalıydı.Als Weihegaben waren die Gerätschaften der Brandopferhandlung sehr kostbar.
Gerekirse makineli tüfeklerle vurun.Dann schossen sie mit Maschinenpistolen um sich.
Böylece çetenin eline birçok tec-9 hafif makineli tüfek geçti.Damit stieg die Anzahl der leichten Maschinengewehre in der Schützen-Kompanie auf neun.
Ka-27PV Ka-27PS modelinin basit silahlarla (Makineli tüfek ve güdümsüz roketler) versiyonu.Ka-27PW CSAR-Variante mit leichter Bewaffnung.
Birdenbire üç tüfek sesi duyulur.Plötzlich hört man mehrere Pistolenschüsse.
Her bir yarışmacı sırtında 3.5 kg ağırlığında bir tüfek taşır.Ein Profispieler verliert während eines Turniers bis zu 3,5 kg Gewicht pro Wettkampftag.
Sonraki modeller bu tüfek üzerinden geliştirilecektir.Dieses Geschütz wird das spätere Feldgeschütz.
Fakat toplar seyyar değildi; tüfekli piyade taburlarının prestiji düşüktü.Ohne einen Schuss abzugeben, drang die schwedische Infanterie voran.
Piyadeler tüfeklerini atıyorlardı.Die Terroristen zogen ihre Schusswaffen.
Ertuğ Tüfekçioğlu, Türk yönetmen.Freiwillige Feuerwehr Russee.
Şimdi ise safarinin amacı onları tüfek yerine fotoğraf makinesiyle yakalamak.Sie verglich sich mit einem Soldaten, der statt mit einem Maschinengewehr sich mit der Kamera ins Feuer wagt.
MG 34 vb. tüfekler hem jarjör hem de mayon beslemeliydi.Für den GrW 34 gab es Sprenggranaten und Nebelgranaten.
Tüfek 19.yüzyılın ilk yarısında çeşitli ülkelerde kullanılmıştır.Die Waffe wurde in der zweiten Hälfte des 20. Jahrhunderts in diversen Ländern der Dritten Welt eingesetzt.
Çeşitli tüfekler bulunur.Es gibt mehrere Typen von Waffen.
Bunun yerine, keskin nişancılar üzerine nişancı dürbünü monte edilmiş normal tüfekler kullanıyordu.Statt normalen Geschossen werden Raketen eingesetzt.
Michelle onu tüfek ile vurarak öldürmüştür.Michael hat sich mit einem Gewehr selbst getötet.
Ahbap (Payidar Tüfekçioğlu) John Goodman ...Amy Goodman, David Goodman: Keine Widerrede!
Dışlarında ise gerçek tüfek veya silah görünümü veren kaplamaları mevcuttur.Sie sehen aber von außen eher wie Schießscharten aus.
Al Capone, Thompson makineli tüfek kullandı.Al Capone employait le pistolet mitrailleur Thompson.
Gözleri oyulduktan sonra, bir anti-tank tüfeği ile vurularak öldürüldü.Après que ses yeux ont été arrachés, elle est abattue avec un fusil anti-char.
Oyun esnadında, Kyle ana silahı olarak bir pompalı av tüfeği kullanır.Durant le jeu, Kyle a pour arme principale un fusil à pompe.
AEK-971, Rus yapımı tüfek.AEK-971, fusil mitrailleur
Tankların büyük çoğunluğunda en azından bir gövde makineli tüfeği bırakılmıştır.La plupart des chars gardèrent au moins une mitrailleuse.
Şogun yönetiminin 1866 yılında 30 bin Dreyse marka tüfek sipariş verdiği bilinmektedir.Le shogounat est connu pour avoir passé une commande de 30 000 fusils Dreyse à percuteur en 1866.
Howa Type 89, Howa firması tarafından geliştirilen Japon piyade tüfeğidir.Le Howa Type 89 (89式5.56mm小銃) est un fusil d'assaut japonais conçu par la firme Howa.
FARA 83'ün üretiminde birçok açıdan Israil'in IMI Galil tüfeğinden esinlenilmiştir.Le FARA 83 s'est beaucoup inspiré du Galil israélien.
Slovenya Ordusunun standart tüfeğidir.Il s'agit du fusil d'assaut réglementaire de l'armée slovène.
Silah olarak sadece Vickers Makineli tüfek taşıyorlardı.Seule différence, les mitrailleuses Vickers.
Hatta bazıları büyük kalibreli Sovyet yapımı DShK makineli tüfekleri ile iş göremez hale geliyordu.Certains étaient même vulnérables aux mitrailleuses à gros calibre DShK.
Tüfeğin huni namlu tasarımı 1903 yılında Alman tasarımcı Karl Puff tarafından bulunmuştu.Le principe du canon à âme conique fut inventé en 1903, par l'ingénieur allemand Karl Puff.
M kulesi kullanılmış 1944 yılında bu kuleye ikinci bir makinelı tüfek daha takılmıştır.M et, après 1944, fut pourvue d’une seconde mitrailleuse.
Yedi mürettebattan üçü yaralandı, ancak makineli tüfek yuvası yok edildi.Trois des hommes furent blessés, mais la maison abritant la mitrailleuse française fut détruite.
Vektor R4, Güney Afrika yapımı bir piyade tüfeğidir.Le Vektor R5, un fusil d'assaut sud-africain.
Bu madde M16 tüfeği hakkındadır.La munition est celle du M16.
Ulusal Park arazilerinde tüfekle avcılık yapmak genel olarak yasaktır.Dans toutes les villes de bétail, le port des armes à feu est en principe interdit.
AG36: Grenade Launcher sahibi makineli tüfek.Gewehr G36 avec le lanceur de grenade AG36.
Av tüfeği, avcılıkta kullanılan tüfeklere verilen genel ad.La carabine de chasse, une arme à feu utilisée à la chasse.
İlk ismi; Rus üç namlulu tüfek model 1891 yılı.Fusil d’infanterie modèle 1891 (nom russe : пeхoтнaя винтовка образца 1891-гo года).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod