Ana içeriğe geç
Sözlük

tübe ile cümle

tübe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.Pero sigamos primero con la tuberculosis.
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.Tapi mari kita bicara tentang TBC dulu.
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.Αλλά ας μείνουμε πρώτα στη φυματίωση.
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.Но нека се спрем първо на туберкулозата.
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.Но пока давайте остановимся на туберкулезе поподробнее.
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.אך הבה נצמד קודם לשחפת.
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.ولكن دعونا نهتم أولا بالسل.
Fakat şimdilik tüberkülozla ilgilenelim.ちょっとお見せしたいのですが
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.이와 같은 우리는 쥐를 키울 수 있도록 해주고, 현재 우리는 25마리의 결핵 쥐들을 가지고 있습니다.
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.Ein Käfig wie dieser -- vorausgesetzt man hat Ratten, wir haben mittlerweile 25 Tuberkulose-Ratten --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.Klatka taka jak ta -- pod warunkiem, że masz szczury, a my mamy obecnie 25 szczurów wykrywających gruźlicę --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.O cușcă ca asta -- (Aplauze)
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.כלוב כזה -- בהנתן שיש לכם חולדות, ויש לנו כרגע 25 חולדות מתמחות בשחפת --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.قفص مثل هذا -- بشرط أن لديك جرذان، والآن لدينا حاليا 25 من جرذان السل --
Fareleriniz olması şartıyla bunun gibi bir kafes... ve şu an bizim 25 tüberküloz faremiz var.私たちのところには現在 結核検査用に25匹いますが- このようなケージで1日検査を行なうと
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Aloin dokumentoida läheistä kytkentää HIV:n, AIDSin ja tuberkuloosin välillä.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Am început să documentez legătura strânsă dintre HIV/SIDA şi tuberculoză.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Comecei a documentar a estreita ligação entre o HIV/SIDA e a tuberculose.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Comencé a documentar la estrecha conexión entre el VIH/SIDA y la tuberculosis.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Cominciai documentando la stretta relazione tra HIV/AIDS e la tubercolosi.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Elkezdtem dokumentálni a szoros kapcsolatot HIV/AIDS és tüdőbaj fertőzés között.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.저는 HIV / AIDS와 결핵 사이의 밀접한 관계를 취재하기 시작했습니다.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Ich begann damit, die enge Verbindung zwischen HIV/AIDS und Tuberkulose zu dokumentieren.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Ik begon het nauwe verband tussen hiv/aids en tuberculose te documenteren.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.J'ai commencé à documenter l'étroite connexion entre le sida et la tuberculose.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Zacząłem dokumentować bliską zależność między HIV/AIDS a gruźlicą.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Започнах да документирам близката връзка между ХИВ/СПИН и туберколоза.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.Я начал фиксировать тесную связь между ВИЧ/СПИДом и туберкулёзом.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.התחלתי לתעד את הקשר ההדוק שבין האיידס והנגיף שלו, לבין השחפת.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.لقد بدأت بتوثيق الرابط الوثيق ما بين نقص المناعة المكتسبة\الإيدز مع الُسل.
HIV/AIDS ile tüberküloz arasındaki yakın bağlantıyı belgelemeye başladım.報道を開始しました これはカンボジアの「国境なき医師団(MSF)」の病院です
HIV ve tüberküloz hastalıklarının toplamından daha fazla.HIV와 결핵을 합친 것보다 더 큽니다.
HIV ve tüberküloz hastalıklarının toplamından daha fazla.עולה על זה של חולי HIV ושחפת יחד.
HIV ve tüberküloz hastalıklarının toplamından daha fazla..تجاوز الأعباء الإقتصادية الناتجة عن فيروس نقص المناعة البشرية والسل مجتمعة
HIV ve tüberküloz hastalıklarının toplamından daha fazla.これらの統計データには 強い衝撃を受けましたが
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz][Extreem resistente tuberculose]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ bệnh lao phổi cực kháng thuốc. ] [ Không có thuốc chữa nào đáng tin cậy. ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ Eine extrem therapieresistente Art von Tuberkulose ] [ Es gibt keine zuverlässige Heilung ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ Ekstremalnie lekooporna gruźlica ] [ Nie ma żadnego niezawodnego leku ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ Extrémě odolný kmen turberkulózy ] [ Spolehlivý lék neexistuje ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ Tuberculosis con resistencia extrema a fármacos ] [ No existe cura fiable ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ Tuberkolosis yang sangat kebal terhadap obat ] [ Tidak ada penyembuh yang pasti ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok]XDR-TB) ] [ Tuberculose Ultra-résistante ] [ Il n'y a pas de remède fiable ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ изключително устойчива на лекарства туберкулоза ] [ Няма надежден лек ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz] [Güvenli bir tedavisi yok][ Крайне устойчивый к лекарственным средствам туберкулёз ] [ Надёжного лекарства не существует ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz][광범위 내성 결핵]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz]Rendkívül kezelésnek ellenálló tüdőbaj
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz]TUBERCOLOSI ESTREMAMENTE RESISTENTE AI FARMACI.
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz][Tuberculose Multirresistente]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz]Tuberculoză extrem de rezistentă la medicamente
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz][שחפת חסינה במיוחד לתרופות]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz][السل الشديد المقاومة للأدوية. ]
[İlaca aşırı dirençli tüberküloz][確実な治療法はありません。]
Kemik tüberkülozu olan bu bayan, bir çadırda yalnız bırakılmış ve tek kızıyla ölmek üzere.Această doamnă cu tuberculoză osoasă, lăsată singură într-un cort, va muri împreună cu singura sa fiică.
Kemik tüberkülozu olan bu bayan, bir çadırda yalnız bırakılmış ve tek kızıyla ölmek üzere.Cette femme avec une tuberculose osseuse, laissée seule dans une tente, allait mourir seule avec sa fille.
Kemik tüberkülozu olan bu bayan, bir çadırda yalnız bırakılmış ve tek kızıyla ölmek üzere.Denna kvinna med XXXX är lämnad ensammen i ett tält, och kommer att dö med sin enda dotter.
Kemik tüberkülozu olan bu bayan, bir çadırda yalnız bırakılmış ve tek kızıyla ölmek üzere.Diese Dame mit Knochentuberkulose, allein im Zelt wird mit ihrer einzigen Tochter sterben.
Kemik tüberkülozu olan bu bayan, bir çadırda yalnız bırakılmış ve tek kızıyla ölmek üzere.Ennek a hölgynek csontrákja van, magára maradt egy sátorban, ott fog meghalni az egyetlen lányával.
Kemik tüberkülozu olan bu bayan, bir çadırda yalnız bırakılmış ve tek kızıyla ölmek üzere.Esta dama con tuberculosis, abandonada en una tienda, iba a morir con su única hija.
Kemik tüberkülozu olan bu bayan, bir çadırda yalnız bırakılmış ve tek kızıyla ölmek üzere.골결핵을 앓고 있는 이 여인은 텐트에 외동딸과 둘만 남겨져 죽어가고 있었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod