Siyah kagit uzerine toz sekerle bu cocuklari portrelerini yaptim.Zrobiłem ich portery manipulując cukrem nad kartką czarnego papieru.
Siyah kagit uzerine toz sekerle bu cocuklari portrelerini yaptim.И чрез манипулации на захар върху черна хартия направих техни портрети.
Siyah kagit uzerine toz sekerle bu cocuklari portrelerini yaptim.И я сделал их портреты из сахара на фоне черной бумаги.
Siyah kagit uzerine toz sekerle bu cocuklari portrelerini yaptim.Маніпулюючи з цукром на чорному папері, я зробив їхні портрети.
Siyah kagit uzerine toz sekerle bu cocuklari portrelerini yaptim.ואפשר, בעזרת סוכר על גבי נייר שחור, ליצור פורטרטים שלהם.
Siyah kagit uzerine toz sekerle bu cocuklari portrelerini yaptim.و من خلال التلاعب بالسكر على ورقة سوداء ، رسمت صورهم.
Siyah kagit uzerine toz sekerle bu cocuklari portrelerini yaptim.これらは
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››Als ze in een stad niets van je willen weten, moet je daar meteen weggaan. Schud het stof van je voeten af."
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››Còn ai không tiếp rước các ngươi, hãy ra khỏi thành họ, và phủi bụi chơn mình để làm chứng nghịch cùng họ.
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››Còn ai không tiếp_rước các ngươi , hãy ra khỏi thành họ , và phủi bụi chơn mình để làm_chứng nghịch cùng họ .
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››누구든지 너희를 영접지 아니하거든 그 성에서 떠날 때에 너희 발에서 먼지를 떨어 버려 저희에게 증거를 삼으라 하시니
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››А если где не примут вас, то, выходя из того города, отрясите и прах от ног ваших во свидетельство на них.
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››А хто не прийме вас, виходячи з города того, й порох з ваших ніг обтрусїть на сьвідкуванне проти них.
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››וכל אשר לא יקבלו אתכם צאו מן העיר ההיא ונערו את העפר מעל רגליכם לעדות בהם׃
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››وكل من لا يقبلكم فاخرجوا من تلك المدينة وانفضوا الغبار ايضا عن ارجلكم شهادة عليهم.
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››凡 不 接 待 你 們 的 、 你 們 離 開 那 城 的 時 候 、 要 把 腳 上 的 塵 土 跺 下 去 、 見 證 他 們 的 不 是
Sizi kabul etmeyenlere gelince, kentten ayrılırken onlara uyarı olsun diye ayaklarınızın tozunu silkin.››凡 不 接待 你 們 的 、 你們離開 那 城 的 時候 、 要 把 腳上 的 塵土跺 下去 、 見證 他 們的 不是
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.누구든지 너희를 영접도 아니하고 너희 말을 듣지도 아니하거든 그 집이나 성에서 나가 너희 발의 먼지를 떨어 버리라
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.וכל אשר לא יקבל אתכם ולא ישמע לדבריכם צאו לכם מן הבית ההוא ומן העיר ההיא ונערו את עפר רגליכם׃
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.ومن لا يقبلكم ولا يسمع كلامكم فاخرجوا خارجا من ذلك البيت او من تلك المدينة وانفضوا غبار ارجلكم.
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.凡 不 接 待 你 們 、 不 聽 你 們 話 的 人 、 你 們 離 開 那 家 、 或 是 那 城 的 時 候 、 就 把 腳 上 的 塵 土 跺 下 去
Sizi kabul etmez, sözlerinizi dinlemezlerse o evden ya da kentten ayrılırken, ayaklarınızın tozunu silkin.凡 不 接待 你 們 、 不 聽 你 們話 的 人 、 你 們離開 那家 、 或是 那城 的 時候 、 就 把 腳上 的 塵土跺 下去
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.De warmte en het stof waren zo doordringend dat mijn camera te warm werd om aan te raken en het liet afweten.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.너무 심한 열기와 먼지로 인해 제 카메라는 너무 뜨거워져 만질 수조차 없게 되었고 작동하지도 않았습니다.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Nóng và bụi lan toả khắp nơi đến nỗi camera của tôi bị nóng đến mức không thể chạm vào nút ngừng quay.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Tak vše prostupující byl žár a prach, že můj foťák se stal i na pouhý dotek příliš horký a přestal fungovat.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Wszechobecny kurz i upał sprawiły, że nie mogłam nawet dotknąć aparatu, aż w końcu przestał działać.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Везде было так жарко и пыльно, что мой фотоаппарат быстро перегрелся и перестал работать.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.Спека та пил були такими сильними, що мій фотоапарат став навіть гарячим на дотик і перестав працювати.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.החום והאבק הגיעו לכל מקום עד כדי כך, שהמצלמה שלי נעשתה חמה מדי למגע והפסיקה לפעול.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.كانت الحرارة والغبار منتشرة لدرجة أن آلة الكاميرا الخاصة بي أصبحت حارة جداً و يتعذر علي مسكها فتوقفت عن العمل.
Sıcaklık ve toz o kadar etkiliydi ki, kameram dokunulmayacak kadar sıcak oldu ve çalışmayı durdurdu.私のカメラは触れない程熱くなり 動かなくなりました 私は20分おきに車に駆け戻っては自分の
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.A hátán és a fél azt elfuvarozni körül vele a por, szálak, haj, és maradványaik az élelmiszer.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Auf seinem Rücken und seinen Seiten er gekarrt mit sich herum Staub, Fäden, Haare und Reste von Lebensmitteln.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.그 뒤로 그의 양쪽에 그가 주변에 먼지, 스레드, 머리카락, 그리고 배설물을 carted 음식.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Em suas costas e seus lados ele carted redor com ele poeira, fios, cabelos e restos de alimentos.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Na chrbát a jeho stranách si odvážal si s ním prach, vlákna, vlasy, zvyšky potravy.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Na hrbtu in njegovih straneh je carted okrog z njega prah, niti, lase, in ostanki hrane.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Na plecach i bokach, że wywozili w nim kurz, nitki, włosy, resztki żywności.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Na záda a jeho stranách si odvážel si s ním prach, vlákna, vlasy, zbytky potravy.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Op zijn rug en zijn zijkant hij afgevoerd met hem rond stof, draden, haar, en restanten van voedsel.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Pada punggung dan sisi ia dibawa main dengan dia debu, benang, rambut, dan sisa-sisa makanan.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.På hans rygg och hans sidor han forslas omkring med honom damm, trådar, hår och rester av mat.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.På ryggen, og hans sider han kørte rundt med ham støv, tråde, hår og rester af fødevarer.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Selällään ja hänen puolin hän carted noin hänen kanssaan pölyä, langat, hiukset ja jäänteet ruoan.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Sulla schiena e fianchi ha portati con sé polvere, fili, capelli e residui di cibo.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.Trên lưng và hai bên thân mình, ông carted xung quanh với bụi, chủ đề, tóc, và tàn tích thức ăn.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.На гърба му и му страни, той извозвани с него прах, конци, коса, и останки на храна.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.На спине и бокам, он возил с собой по всему пыль, нитки, волосы и остатки продуктов питания.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.На спині і боках, він возив з собою по всьому пил, нитки, волосся і залишки продуктів харчування.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.על גבו הצדדים הוא להסיע איתו אבק, הנושאים, שיער, שרידי של מזון.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.على ظهره وجنبيه ثم اقتادوا كان معه حول الغبار ، والمواضيع ، والشعر ، ومخلفات من المواد الغذائية.
Sırtına ve onun taraf ona toz, iplik, saç ve kalıntıları carted yiyecek.食べ物の。 彼は仰向けや洗掘するためのすべてに彼の関心があまりにも素晴らしかった
Sonra sprey kuruyor. Toza dönüşüyor.Aztán ez a permet megszárad, és por lesz belőle.
Sonra sprey kuruyor. Toza dönüşüyor.그걸 말리면 세제 파우더가 되면서
Sonra sprey kuruyor. Toza dönüşüyor.O borrifo seca, transforma-se em pó.
Sonra sprey kuruyor. Toza dönüşüyor.Puis le pulvérisateur sèche et ça devient de la poudre.
Sonra sprey kuruyor. Toza dönüşüyor.Sau khi bình phun khô đi, nó sẽ đọng lại thành bột.
Sonra sprey kuruyor. Toza dönüşüyor.Sen torkar strålen, och blir ett pulver.
Sonra sprey kuruyor. Toza dönüşüyor.Und der trocknet dann und wird zu Pulver.