Ama gerçekten, biz hepimiz yıldız tozlarından meydana geldik.ですから私たちの探索は 今日存在するものが
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,Dine Fjenders Hob skal være som Sandstøv, Voldsmændenes Hob som flyvende Avner. Brat, i et Nu skal det ske:
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,그럴지라도 네 대적의 무리는 세미한 티끌 같겠고 강포한 자의 무리는 불려가는 겨 같으리니 그 일이 경각간에 갑자기 이룰 것 이라
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,Maar plotseling zullen uw meedogenloze vijanden worden weggedreven als kaf in de wind.
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,והיה כאבק דק המון זריך וכמץ עבר המון עריצים והיה לפתע פתאם׃
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,ويصير جمهور اعدائك كالغبار الدقيق وجمهور العتاة كالعصافة المارة. ويكون ذلك في لحظة بغتة.
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,你 仇 敵 的 群 眾 、 卻 要 像 細 塵 、 強 暴 人 的 群 眾 、 也 要 像 飛 糠 . 這 事 必 頃 刻 之 間 、 忽 然 臨 到
Ama sayısız düşmanların ince toz, Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak. Bir anda, ansızın,你 仇敵 的 群眾 、 卻要 像 細塵 、 強暴人 的 群眾 、 也 要 像 飛糠 . 這事必 頃 刻 之 間 、 忽然 臨到
Amma tozluymuş içerisi!Ganz schön staubig hier.
Amma tozluymuş içerisi!Il y a plein de poussière !
Amma tozluymuş içerisi!Patrz na ten kurz!
Amma tozluymuş içerisi!Uitã-te la tot praful ãsta!
Amma tozluymuş içerisi!Κοίτα όλη αυτή τη σκόνη!
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?Berou v úvahu opylení, pylové stezky, po nichž se včely a motýli mohou vrátit do našich měst?
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?이 도시들은 벌들과 나비등의 곤충들을 다시 도시로 불러들여 수분이 일어나도록 하나요?
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?Maken ze bestuiving mogelijk? Bloesemroutes waardoor bijen en vlinders terug kunnen komen, de stad in?
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?Umožňujú opeľovanie a zachovávanie spojovacích dráh pre včely a motýle, aby sa mohli vracať do našich miest?
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?Предусмотрено ли в них опыление, пути, по которым пчелы, бабочки и другие насекомые могут прилететь в город?
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?Чи передбачено у них запилення, шляхи, по яких бджоли, метелики та інші комахи можуть прилетіти у міста?
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?האם הם מאפשרים איבוק, דרכים למאבקים שדבורים ופרפרים ודומייהם יוכלו להכנס דרכם בחזרה לערינו?
Arı ve kelebekler gibilerinin şehirlerimize geri geleceği tozlanmayı, tozlu yolları sağlıyorlar mı?授粉を行うために 私達の街に戻ってくる為の道作りは可能でしょうか 私達の食事や繊維などから排出される
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.A comienzos de 2009, un segundo cannabinoide
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Aux Pays-Bas, ces deux possibilités sont offertes.
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Der er også set et stigende fokus på snusprodukter eller plantepulvere.
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Det har även skett en ökad inriktning på sniffprodukter eller växtbaserade pulver.
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Em 2009, foram estudadas 115 lojas virtuais, no total.
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Follow-up zu ausgewählten Substanzen
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.În 2009, un număr total de 115 magazine online au fost chestionate.
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Je tu aj rastúca orientácia na šnupacie produkty a bylinné prášky.
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Lisätietoja: Katso ELDD:n sivustosta Legal reports -kohta (http://eldd.emcdda.europa.eu).
Ayrıca enfiye ürünleri veya bitkisel tozlara olan ilgi de artmıştır.Nei Paesi Bassi, sono disponibili entrambe le possibilità.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Æren går til manden i arenaen, hvis ansigt er mærket med støv og sved og blod.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Azé az érdem, aki kiáll a küzdőtérre, akinek arca porban, verejtékben és vérben fürdik.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Čest získá člověk v aréně, jehož tvář je zohyzněná prachem, krví a potem.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Chwała należy się człowiekowi na arenie, którego twarz jest umazana błotem, potem i krwią.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Creditul e atribuit celui din arenă a cărui faţă e mânjită de praf, sânge şi sudoare.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.De punten gaan naar de man in de arena, wiens gezicht ontsierd is door vuil en bloed en zweet.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.El reconocimiento pertenece al hombre que está en el ruedo con el rostro manchado de polvo, sudor y sangre.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Il credito è dell'uomo che si trova nell'arena, con il volto segnato dalla polvere dal sangue e dal sudore.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Istället går all heder till mannen i arenan vars ansikte är fläckat av damm och blod och svett.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.업적은 경기장 안에서 얼굴이 먼지와 피, 땀으로 얼룩진 이에게 돌아가는 것이다.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Le vrai crédit va à celui qui se trouve dans l'arène avec le visage sali de poussière, de sueur et de sang.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış."O crédito vai para o homem na arena "que tem a cara suja de pó, sangue e sour. "Mas quando ele está na arena,
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Tärkeä on mies, jonka kasvot ovat veressä, liassa, hiessä.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Zasluge pripadajo tistemu, ki je dejansko v areni, čigar obraz je zamazan s prahom in s potom in krvjo.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Zásluhy patria mužovi v aréne, ktorého tvár je špinavá od prachu a krvi a potu.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Поваги варта людина на арені, чиє лице спітніле, забруднене кров'ю і потом..
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.Точките отиват при човекът на арената, чието лице е обезобразено от прах, кръв и пот.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.הכבוד הוא לאדם שבזירה שפניו הוכתמו באבק ובדם ויזע.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.الرصيد يذهب لذلك الرجل في الميدان بوجهه المشوه بالغبار والدم والعرق.
Başarı, arenadaki adama ait, yüzü toz, kan ve ter içinde kalmış.競技場に立つ人に 名誉は与えられるのだ 競技場に立つ人は
Bay Wright iki ay daha tozu dumana katar olmuştu.Din nou tumorile au dispărut, ca şi fluidul din plămâni.
Bay Wright iki ay daha tozu dumana katar olmuştu.E ancora una volta, i tumori scomparvero e il fluido nei polmoni fu riassorbito.
Bay Wright iki ay daha tozu dumana katar olmuştu.Guzy i płyn w płucach znowu zniknęły.
Bay Wright iki ay daha tozu dumana katar olmuştu.Una vez más, los tumores desaparecieron, el fluido de sus pulmones despareció.
Bay Wright iki ay daha tozu dumana katar olmuştu.Και ξανά, οι όγκοι εξαφανίστηκαν και το υγρό στους πνεύμονες έφυγε.
Bay Wright iki ay daha tozu dumana katar olmuştu.И снова опухоли исчезли, ушла жидкость из лёгких,
Bay Wright iki ay daha tozu dumana katar olmuştu.ושוב פעם, הגידולים נעלמו, והנוזלים בראותיו נעלמו.
Beni çamura fırlattı, Toza, küle döndüm.A sárba vetett engem, hasonlóvá lettem porhoz és hamuhoz.
Beni çamura fırlattı, Toza, küle döndüm.Dieu m`a jeté dans la boue, Et je ressemble à la poussière et à la cendre.