Ana içeriğe geç
Sözlük

töm ile cümle

töm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bütün parasını kaybetti.Tom lost all of his money.
Tom kolaylıkla sinirleniyor.Tom loses his temper easily.
Tom genç görünüyor.Tom looks young.
Tom endişeli görünüyor.Tom looks worried.
Tom çok mutlu görünüyor.Tom looks very happy.
Tom yorgun görünüyor. Lütfen onu eve götür.Tom looks tired. Please take him home.
Tom yorgun görünüyor.Tom looks tired.
Tom öncekiyle aynı görünüyor.Tom looks the same as before.
Tom güçlü görünüyor.Tom looks strong.
Tom üzgün görünüyor.Tom looks sad.
Tom gerçekte olduğundan daha yaşlı görünüyor.Tom looks older than he really is.
Tom şimdi çok daha iyi görünüyor.Tom looks much better now.
Tom eskisinden daha sağlıklı görünüyor.Tom looks healthier than he used to.
Tom bugün mutlu görünüyor.Tom looks happy today.
Tom şu ayakkabıları giydiği için komik görünüyor.Tom looks funny wearing those shoes.
Tom ağırbaşlı görünüyor.Tom looks dignified.
Tom sıkılmış görünüyor.Tom looks bored.
Tom çok mutlu görünüyordu.Tom looked very happy.
Tom yalnız görünüyordu.Tom looked lonely.
Tom mutlu görünüyordu.Tom looked happy.
Tom aynada kendine baktı.Tom looked at himself in the mirror.
Tom günlerce yemek yememiş gibi görünüyordu.Tom looked as if he hadn't eaten for days.
Tom anahtarları için odaya baktı.Tom looked around the room for his keys.
Dün onu gördüğümde Tom çok yorgun görünüyordu.Tom looked very tired when I saw him yesterday.
Tom anahtarı unutup kapıda kaldı.Tom locked himself out of his house.
Tom kendini banyoya kilitledi.Tom locked himself in the bathroom.
Tom kendini banyoya kilitledi ve ağlamaya başladı.Tom locked himself in the bathroom and started to cry.
Tom ebeveynleri ile birlikte yaşar.Tom lives with his parents.
Tom buralarda bir yerlerde yaşamaktadır.Tom lives somewhere around here.
Tom bu apartmanın üçüncü katında yaşar.Tom lives on the third floor of this apartment building.
Tom Boston'un varoşlarında üç yatak odalı bir evde yaşıyor.Tom lives in a three-bedroom house on the outskirts of Boston.
Tom suyu akmayan bir evde yaşıyor.Tom lives in a house without running water.
Tom, akan suyu olmayan bir evde yaşıyor.Tom lives in a house without running water.
Tom yoksulluk içinde yaşıyor.Tom lives from hand to mouth.
Tom üniversiteye giderken amcasıyla birlikte Boston'da yaşadı.Tom lived with his uncle in Boston while going to college.
Tom 97 yaşına kadar yaşadı.Tom lived to be 97.
Tom on yıldan biraz daha uzun süredir o küçük evde yaşadı.Tom lived in that small house for a little over ten years.
Tom Boston'un ilginç bir bölümünde yaşadı.Tom lived in an interesting part of Boston.
Tom üç yıl önce burada yaşadı.Tom lived here three years ago.
Tom kahvaltı yaparken radyoyu dinler.Tom listens to the radio while eating breakfast.
Tom gece geç saatlere kadar odasında müzik dinledi.Tom listened to music in his room until late at night.
Tom akşam TV izlemeyi sever.Tom likes watching TV in the evening.
Tom vanilyalı dondurma sever.Tom likes vanilla ice cream.
Tom şiir ve şarkı sözleri yazmayı seviyor.Tom likes to write poems and song lyrics.
Tom önde oturmayı seviyor.Tom likes to sit up front.
Tom neredeyse her şeyi kendisi yapmayı seviyor.Tom likes to do almost everything by himself.
Tom gizemli olmaktan hoşlanıyor.Tom likes to be mysterious.
Tom tek başına yürüyüş yapmayı sever.Tom likes taking walks by himself.
Tom portakalı sever ve haftada üç ya da dört tane yer.Tom likes oranges and eats three or four a week.
Tom araba sürerken radyo dinlemeyi seviyor.Tom likes listening to the radio when he's driving.
Tom lekrosu seviyor.Tom likes lacrosse.
Tom köpekleri kedilerden daha çok sever.Tom likes dogs better than cats.
Tom kahveyi çaydan daha çok sever.Tom likes coffee better than tea.
Tom çikolatayı çok sever.Tom likes chocolate very much.
Tom sahilde kamp yapmayı sever.Tom likes camping on the beach.
Tom yalnız olmaktan hoşlanıyor.Tom likes being alone.
Tom kedisinin dışarı çıkmasına izin verdi.Tom let the cat out.
Tom derin bir nefes verdi.Tom let out a deep breath.
Tom yüzümü kara çıkardı.Tom let me down.
Tom vedalaşmadan gitti.Tom left without saying goodbye.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod