Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Цей тиск проштовхує морську воду крізь мембрану.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.הלחץ דוחף את מי הים דרך ממברנה.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.فيدفع الضغط مياه البحر عبر الغشاء.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.濾過します 清潔な水を作るには
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Ahogy a jéghegy olvad, ásványokban gazdad édesvizet szabadít fel, ami sok életformát táplál.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.A medida que se derrite un témpano libera agua dulce rica en minerales que alimenta a muchas formas de vida.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Když ledové kry tají, uvolňují sladkou vodu bohatou na minerály, která dává potravu mnoha živým tvorům.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Keď sa topí ľadovec, vypúšťa zo seba sladkú vodu bohatú na minerály, ktorá živí mnoho foriem života.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Khi một tang băng tan chảy, nó giải phóng nước sạch giàu khoáng chất chứa đầy các dạng thức sống.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Kiedy góra lodowa topi się uwalnia bogatą w minerały, świeżą wodę, która odżywia wiele form życia.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.하나의 빙산이 녹으면 깨끗하고 미네랄이 풍부한 물을 방출하여 많은 형태의 삶에 영양을 공급해 주는 것입니다.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Ko se ledena gora topi, sprošča svežo vodo bogato z minerali, ki hrani veliko oblik življenja.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Naarmate de ijsberg smelt, geeft het mineraalrijk zoet water vrij dat vele vormen van leven voedt.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.När ett isberg smälter släpper det ut mineralrikt färskvatten som ger näring åt många livsformer.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Når isbjerget smelter udleder det mineralfyldt ferskvand som giver næring til mange former for liv.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Quand l'iceberg fond, il libère une eau fraîche et riche en minéraux qui nourrit de nombreuses formes de vie.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Quando um icebergue derrete, está a libertar água doce rica em minerais que alimenta muitas formas de vida.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Quando un iceberg si scioglie rilascia acqua dolce ricca di minerali che va a nutrire molte forme di vita.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Saat gunung es yang mencair, melepaskan air yang kaya mineral yang memelihara berbagai bentuk kehidupan.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Während der Eisberg schmilzt setzt er mineralstoffreiches Trinkwasser frei, das viele Lebensformen nährt.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Докато айсберга се топи, той отделя богата на минерали прясна вода, която подхранва много форми на живот.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Когда тает айсберг, он выделяет пресную, обогащенную минералами, воду, которая питает многие формы жизни.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.Коли тане айсберг, він виділяє прісну, багату на мінерали воду, яка живить багато форм життя.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.כשקרחון נמס, הוא משחרר מים טריים עשירים במינרלים שמזינים צורות חיים רבות.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.بذوبان كتلة الجليد، تطلق مياها عذبة غنية بالمواد المعدنية تغذي الكثير من أشكال الحياة.
Ve buzdağı erirken birçok canlı varlığı besleyen minerallerden zengin tatlı suyunu dışarıya verir.ミネラルに富んだ真水となって 多くの生命を育むのです 私は ご先祖の肖像写真を撮るつもりで
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- Eine große Explosion! Eine große Explosion! - Wow.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- En stor explosion! En stor explosion! - Wow.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- Je vais prendre quelques oeufs.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- 달걀은 몇 개 넣어드릴까요?
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- O explozie mare! O explozie mare! - Wow.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- Sólo tomaré unos huevos.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- Una grossa esplosione! Una grossa esplosione! - Wow.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- Veľká explózia! Veľká explózia! - Wow.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- Ναι, αναπνέει.
Verna ve Fred için bu meyve suyunu yapan makina omlet de yapabilir.- Я возьму пару яиц.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.그리고 그 공장에서 사탕수수에서 즙을 뺀 후에 나오는 폐기물을 bagasse(사탕수수 찌꺼기)라고 부릅니다.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Dan produk limbahnya setelah Anda mengambil sarinya dari tebu, yang disebut bagasse.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.E il prodotto di scarto che resta dopo l'estrazione del succo dalla canna da zucchero è chiamato bagassa.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Et les déchets de la production, une fois le jus de la canne à sucre extrait, sont appelés "bagasse".
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Iar deşeul lor, după ce se extrage sucul din trestia de zahăr, se cheamă bagasă.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Nadat je sap uit het suikerriet perst, rest de "bagasse".
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.O desperdício da extracção dos sucos da cana-de-açúcar, chama-se bagaço.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Vả đây là những chất thải từ máy, sau khi đã được trích lấy tinh chất, chúng gọi là bã mía.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Y el producto de desperdicio de los mismos después de extraído el jugo de la caña de azúcar se llama bagazo.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Και αυτό που απομένει αφού βγάλεις το χυμό από τα ζαχαροκάλαμα ονομάζεται βαγάσση.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.А отпадният продукт от тях, след като се извлече сокът от захарната тръстика, се казва багас.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Відходи переробки цукрової тростини після того, як ви вичавите з неї сік, називається "багассою".
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.Остаток от их производства, после того как из сахарного тростника выжимают сок, называется "жом".
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.ואת תוצר הפסולת מהם לאחר שסוחטים את המיץ מקנה הסוכר, הנקרא גפת.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.والشيء الغير ضروري والزائد الناتج منها بعد أن تقوم باستخلاص العصير من قصب السكر يسمى بالثفل.
Ve şekerkamışının suyunu çıkardıktan sonra buralardan çıkan atıklara küspe deniyor.ジュースを搾り取ったあとのカスは "バガス"と呼ばれてます バガスは 他の何の役にも立ちません 栄養素も残っていませんので
[Yağmur ...] [Gölge suyunun gözleri]影の水の目
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Aceste canale de scurgere au fost reproiectate pentru a nu permite apei sărate să intre în sistem.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Así estas tuberías han sido reajustadas para evitar que el agua del mar entre en el sistema.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Diese Abflussrohre wurden nachgerüstet, um zu verhindern, dass Meerwasser ins System dringt.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Dus werden deze buizen aangepast om terugslag van zeewater tegen te gaan.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Jadi pipa-pipa ini telah diperbaiki untuk mencegah air laut masuk ke dalamnya.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.이런 하수구는 바닷물이 역류하지 않도록 개량되고 있어요.
Yani bu boşaltım boruları giriş sisteminden gelen deniz suyunu kapatmak için yeniden uyarlanmıştır.Por isso, estes canos de escoamento foram reajustados para impedir a entrada da água do mar no sistema.