Sonra olan, yukarıdaki insanlar aşağıdaki insanların tüm suyunu emiyorlar.И теперь происходит то, что люди из верхнего города поглощают всю воду.
Sonra olan, yukarıdaki insanlar aşağıdaki insanların tüm suyunu emiyorlar.מה שקורה הוא שתושבי העיר העילית שואבים את כל המים
Sonra olan, yukarıdaki insanlar aşağıdaki insanların tüm suyunu emiyorlar.والآن ما يحصل هو أن الناس القاطنين في المدينة العليا يشفطون الماء كله.
Sonra olan, yukarıdaki insanlar aşağıdaki insanların tüm suyunu emiyorlar.全ての水を吸い上げているのです そう 吸い上げているのです
Su vermeseydik banyo suyunu içmeye kalkacaktı.Daca nu ii dadeam apa, Ar fi napustit sa bea apa pentru baie.
Su vermeseydik banyo suyunu içmeye kalkacaktı.Gdyby nie dostał wody <br />wypiłby wodę z wanienki.
Su vermeseydik banyo suyunu içmeye kalkacaktı.Kalau kita tak memberinya minum, pasti dia akan minum air di bak mandi.
Su vermeseydik banyo suyunu içmeye kalkacaktı.Αν δεν της είχαμε δώσει νερό, θα χιμούσε να πιεί το νερό του μπάνιου της.
Su vermeseydik banyo suyunu içmeye kalkacaktı.Если бы не дали ей воду, она бы в ванной наглоталась
Suyunu içince Chatonu getir.Bawa Chaton pergi kalau sudah selesai minum.
Suyunu içince Chatonu getir.Φέρε την Σατόν όταν σταματήσει να πίνει νερό.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.In služite GOSPODU, Bogu svojemu, in blagoslovil bo kruh tvoj in vodo tvojo, in odpravim bolezen izmed vas.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.I skal dyrke HERREN eders Gud, så vil jeg velsigne dit Brød og dit Vand og holde Sygdomme borte fra dig.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.너의 하나님 여호와를 섬기라 그리하면 여호와가 너희의 양식과 물에 복을 내리고 너희 중에 병을 제하리니
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.служите Господу, Богу вашему, и Он благословит хлеб твой и водутвою; и отвращу от вас болезни.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.ועבדתם את יהוה אלהיכם וברך את לחמך ואת מימיך והסרתי מחלה מקרבך׃
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.وتعبدون الرب الهكم. فيبارك خبزك وماءك وأزيل المرض من بينكم.
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.你 們 要 事 奉 耶 和 華 你 們 的 神 、 他 必 賜 福 與 你 的 糧 、 與 你 的 水 、 也 必 從 你 們 中 間 除 去 疾 病
Tanrınız RABbe tapacaksınız. Ekmeğinizi, suyunuzu bereketli kılacak, aranızdaki hastalıkları yok edeceğim.你 們要事 奉 耶和華 你 們 的 神 、 他 必賜福與 你 的 糧 、 與 你 的 水 、 也 必從 你 們中間 除去 疾病
Toplamda, kaç litre olacak? Saf meyve suyunun miktarı burada, artı eklediğimiz iki litre de var.Литри смес.
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.Aurora grała i trafiała w cel otrzymując sok pomarańczowy, którego pragnęła.
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.Aurora je kar naprej igrala in skušala najti majhno tarčo in za to dobila pomarančni sok, ki si ga je želela.
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.Aurora tiếp tục chơi trò này, tiếp tục tìm kiếm những mục tiêu nhỏ và lấy được những giọt nước cam mà nó muốn
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.그리고 오로라는 게임을 계속했고 대상을 계속해서 찾았으며, 그래서 그가 그토록 원하는 오렌지를 계속해서 얻었습니다.
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.Und Aurora spielte weiter, fand weiter das kleine Ziel, bekam weiterhin den Orangensaft, den sie wollte.
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.Аврора продолжала играть, попадать по маленьким мишеням и получать желанный апельсиновый сок.
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.و أورورا كانت تواصل اللّعب، تواصل البحث عن الهدف الصغير و تتحصّل على عصير البرتقال الذي تريده بشدة.
Ve Aurora oyun oynamaya, küçük hedefi bulmaya ve istediği, aşerdiği portakal suyunu almaya devam etti.大好きなオレンジジュースを獲得し続けました 新しい腕を使ってです
Ve aynı şekilde.100 derecede daha buhara dönmemiş suyunuz da olabilir. .A obdobně, mohli by jste mít 100 °C vodu, která stále nebude párou.
Ve aynı şekilde.100 derecede daha buhara dönmemiş suyunuz da olabilir. .I podobnie, możesz mieć wodę o temperaturze 100 stopni i nie przekształcić jej jeszcze w parę.
Ve aynı şekilde.100 derecede daha buhara dönmemiş suyunuz da olabilir. .Und Sie hätten ebenso 100 Grad Wasser, das noch nicht Dampf Yeat umfunktioniert.
Ve aynı şekilde.100 derecede daha buhara dönmemiş suyunuz da olabilir. .蒸気 yeat になってください。 多くのエネルギーを追加する必要があります。
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.Et la plante filtrera, par les racines, l'eau sale des poissons, avant qu'elle ne retourne dans l'aquarium.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.Iar plantele vor filtra, prin rădăcini, apa murdară de la peşti, după care se reîntoarce în acvariu.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.식물의 뿌리가 더러운 물을 걸러내고 나면 다시 수조로 돌아가는 구조입니다.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.Le piante filtrano, con le radici, l'acqua sporca del pesce, che poi torna nella vasca del pesce.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.Rośliny filtrują, za pomocą korzeni, brudną wodę, która wraca później do akwarium.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.Y las plantas filtrarán mediante las raíces el agua sucia de los peces, volviendo limpia al estanque.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.А растенията филтрират чрез корените си мръсната вода на рибите, след което се връща обратно в аквариума.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.Их корни отфильтровывают, очищают эту грязную воду, и она возвращается обратно в аквариум.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.והצמחים יסננו, ע"י השורשים, את המים המלוכלכים של הדגים, אחרי שהם חוזרים למיכל המים.
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.والنباتات سوف تنقي بواسطه جذورها مياه الأسماك المتسخه لتعود بعدها إلي حوض الأسماك
Ve bitkiler kökleriyle balıkların kirli suyunu filtreler, ve sonra bu balık tankına geri gider.フィルタし 元の水タンクに 戻します この後二つの選択肢があります
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Această presiune forțează apa de mare să treacă printr-o membrană.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Ciśnienie przepycha wodę morską przez membranę.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Deze druk duwt het zeewater door een membraan.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Essa pressão força a água salgada a passar por uma membrana.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Et cette pression force l'eau de mer à travers une membrane.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.해수가 담수화되는 원리입니다.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Och detta tryck tvingar havsvattnet genom ett membran.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Paine pakottaa meriveden puoliläpäisevän kalvon läpi.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Questa pressione forza l'acqua di mare a passare attraverso una membrana.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Sau đó áp suất này tác dụng lực lên nước biển thông qua màng lọc.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Tekanan ini memaksa air laut mengalir melalui membran.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Tento tlak morskú vodu pretláča cez membránu.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Und dieser Druck zwingt das Meerwasser durch eine Membran.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Y esta presión fuerza el paso del agua de mar a través de una membrana.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Αυτή η πίεση, ωθεί το θαλασσινό νερό μέσω μιας μεμβράνης.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.И това налягане прокарва морската вода през мембрана.
Ve bu basınç deniz suyunu bir zar içerisinden zorlar.Под давлением она проходит через мембрану.