Ana içeriğe geç
Sözlük

suyun ile cümle

suyun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.И лития е в морската вода. Това е жълтата линия.
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.Литий имеется в морской воде. Объем показан желтым столбиком [справа].
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.וליתיום נמצא במי-ים. זהו הקו הצהוב.
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.والليثيوم في ماء البحر. ذلك الخط الأصفر.
Lityum deniz suyunda var. buda sarı çizgi.核融合に必要な3千万年分の燃料が海水の中にあるのです
Mağaralar ve gizli bahçeler... ve, suyun altında nefes alabilseydim, saklanmak isteyeceğim yerler gördüm.Groty i tajemnicze ogrody. Miejsca, w których chowałbym się jako dziecko, gdybym umiał oddychać pod wodą.
Mağaralar ve gizli bahçeler... ve, suyun altında nefes alabilseydim, saklanmak isteyeceğim yerler gördüm.작은 동굴들과 비밀정원들 작은 아이가 숨기 좋아할 만한 장소들을 보았죠. 만약 물 아래에서 제가 숨만 쉴 수 있었다면 말이죠.
Mağaralar ve gizli bahçeler... ve, suyun altında nefes alabilseydim, saklanmak isteyeceğim yerler gördüm.là những nơi trốn tìm thật lý tưởng khi tôi còn nhỏ, nếu tôi có thể thở được dưới mặt nước.
Mağaralar ve gizli bahçeler... ve, suyun altında nefes alabilseydim, saklanmak isteyeceğim yerler gördüm.ראיתי תהומות וגנים סודיים ומקומות שהייתי שמח להתחבא בהם כילד, אם רק הייתי יכול לנשום מתחת למים.
Mağaralar ve gizli bahçeler... ve, suyun altında nefes alabilseydim, saklanmak isteyeceğim yerler gördüm.海中で呼吸できたなら 隠れるのにもってこいの場所ばかり そして何より 生き物達
Maldivler'e ilk gittiğimde, dalış hastasıydım, neredeyse tüm zamanım suyun altında geçiyordu.제가 처음 몰디브에 갔을 때는 잠수하느라 정신이 없었고, 대부분의 시간을 물 속에서 보냈습니다.
Maldivler'e ilk gittiğimde, dalış hastasıydım, neredeyse tüm zamanım suyun altında geçiyordu.Mennessäni Malediiveille ensikertaa, innokkaana sukeltamaan, vietin kaiken mahdollisen ajan veden alla.
Maldivler'e ilk gittiğimde, dalış hastasıydım, neredeyse tüm zamanım suyun altında geçiyordu.Przybywszy na Malediwy, chciałem tylko nurkować i ciągle siedziałem pod wodą.
Maldivler'e ilk gittiğimde, dalış hastasıydım, neredeyse tüm zamanım suyun altında geçiyordu.כשהגעתי לראשונה למלדיבים נלהב בטירוף על צלילות, ביליתי כמה זמן שרק יכול הייתי בתוך ומתחת למים.
Maldivler'e ilk gittiğimde, dalış hastasıydım, neredeyse tüm zamanım suyun altında geçiyordu.حين ذهبت إلى الملاديف أول مرة، عاقداً العزم على الغوص، قاضياً معظم وقتي في الماء وتحت سطحه.
Maldivler'e ilk gittiğimde, dalış hastasıydım, neredeyse tüm zamanım suyun altında geçiyordu.ダイビングに魅了され できる限り水の中で 時間を過したいと思っていました トンボなど気にも留めませんでした いなかったのか?
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.A gdy przyszli do Mara, nie mogli pić wód z Mara, bo gorzkie były; dlategoż nazwano imię onego miejsca Mara.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.A přišedše do Marah, nemohli píti vod z Marah, nebo byly hořké; protož nazváno jest jméno jeho Marah.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.E chegaram a Mara, mas não podiam beber das suas águas, porque eram amargas; por isso chamou-se o lugar Mara.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Kế đến đất Ma-ra , nhưng vì nước tại đó đắng , uống chẳng được , nên_chi chỗ nầy gọi_là Ma-ra .
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Kế đến đất Ma-ra, nhưng vì nước tại đó đắng, uống chẳng được, nên chi chỗ nầy gọi là Ma-ra.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.마라에 이르렀더니 그 곳 물이 써서 마시지 못하겠으므로 그 이름을 마라라 하였더라
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Potom prišli do Mary, ale nemohli piť vodu z Mary, lebo bola horká. Preto bolo nazvané meno toho miesta Mara.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.После дойдоха в Мера, но не можеха да пият от водата на Мера защото беше горчива; (затова се наименува Мера*).
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.Пришли в Мерру – и не могли пить воды в Мерре,ибо она была горька, почему и наречено тому месту имя: Мерра.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.ויבאו מרתה ולא יכלו לשתת מים ממרה כי מרים הם על כן קרא שמה מרה׃
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.فجاءوا الى مارّة. ولم يقدروا ان يشربوا ماء من مارّة لانه مرّ. لذلك دعي اسمها مارّة.
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.到 了 瑪 拉 不 能 喝 那 裡 的 水 、 因 為 水 苦 、 所 以 那 地 名 叫 瑪 拉
Maraya vardılar. Ama Maranın suyunu içemediler, çünkü su acıydı. Bu yüzden oraya Marafı adı verildi.到了 瑪拉 不 能 喝 那 裡 的 水 、 因 為 水苦 、 所以 那 地 名叫 瑪拉
Masaru Emoto bir bardak suyun yanına kelimeler koydu.Még egy dologról szeretnék beszélni, mielőtt kifutok az időből.
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."I done done"や "This little light of mine"といった歌だ 僕らは最後まで働いた
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."오, 메리, 울지마요, 신음하지 마요", "물위를 걸어요" "다 했어요, 다 했어", " 한줄기 나의 빛"
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."Oh, Marie, nu plânge, nu geme" şi "Mergi în apă", şi "Gata, gata", "Mica mea luptă."
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."Oh, Mary non piangere, non gemere" e "Wade in the water."♫ e "I done done." "Questa mia piccola luce."
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."Oh, Mary, ween niet, klaag niet" en "Waad door het water," en "Ik gedaan, gedaan" en "Dit lichtje van mij".
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."Ôi, Mary, đừng khóc, đừng rên la", và "Lội nước" và "Tôi như xong", "Ánh sáng nhỏ của tôi."
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."O, Mary, nie płacz, nie zawodź" i "Brodźcie w wodzie" i "Zrobiłem to", "Moje małe światełko."
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."Ó, ne sírj, ne búsulj Mária" meg "Gázolj a vízbe", és "Kész, kész", "Én kis fényem."
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."О, Мария, не плачи, не стени", "Гази във водата" и "Сторих, сторих", "Тази малка моя светлинка".
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."О, Мэри, не плачь, не стони" и "Брод на воде", и "Я это сделал", "Мой маленький свет".
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"."הו, מרי, אל תבכי, אל תאנחי" ו"מבוססים במים", ו"אני עשיתי עשיתי", "האור הקטן הזה שלי".
"Meryem, ağlayıp sızlanma" ve "Yürüyor suyun üzerinde" ve "Yaptım ettim", "Benim küçük ışığım"." آه يا مريم .. لا تنتحبي .. لا تتألمي .. وإسبحي في الماء " فقد قمت بما قمت .. وهنالك ضوء صغير في نفسي
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Es gibt einen Brechungsindex für das Vakuum, für Luft, für das Wasser.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Tem um índice de refração pro vácuo, pro ar, pra água.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Známe index lomu pro vakuum, pro vzduch, pro vodu.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -Има индекс на пречупване за вакуум, за въздух, за вода.
Mesela bu soruda vakum ve suyun kırılma indisleri farklıdır. -קיים מקדם שבירה עבור ריק, אוויר, עבור מים.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Als er bijvoorbeeld schaarste aan water is dan gaat de prijs ervan enorm omhoog.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Če obstaja pomanjkanje, na primer vode, postane ta plačljiva, njena cena pa visoka.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Dacă există un deficit, să zicem de apă, aceasta este preţuită şi preţul este ridicat.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Ha szűkösség van, például vízből, a víz értékes lesz, és magas lesz az ára.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Je-li tu nedostatek, řekněme vody, je ceněna a její cena je vysoká.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Jeśli mamy, powiedzmy, niedostatek wody, jest ona wtedy pożądana i jej cena rośnie.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Jos on niukkuutta, esim. vedestä, sillä on hintansa, joka on korkea.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Om det finns en brist, t.ex. på vatten, så prissätts det högt.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Se c'è scarsità, diciamo di acqua, il suo valore cresce e il prezzo è alto.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.S'il y a pénurie d'eau, elle est prisée et son prix est élevé.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Wenn es eine Knappheit gibt, sagen wir von Wasser, wird es wertvoll und sein Preis ist hoch.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Εάν υπάρχει έλλειψη π.χ. νερού, γίνεται περιζήτητο και η τιμή του είναι υψηλή.
Mesela su kaynaklarında kıtlık olduğunu düşünün, bu durumda suyun fiyatı çok yüksek olurdu.Если, скажем, не хватает воды, она ценится и ее стоимость растет.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod