And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.I Andesbjergene er denne gletcher kilden til drikkevand for denne by.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In Anzi, acest ghetar este sursa de apa potabila pentru acest oras.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In de Andes, is deze glestjer de bron van drinkwater voor deze stad.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In den Anden ist dieser Gletscher die Trinkwasserquelle für diese Stadt.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.안데스 산맥에서 이 빙하는 이 도시의 식수원입니다.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Nos Andes, todo o gelo é a principal fonte de água potável para toda cidade.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Ở Andes, sông băng này là nguồn nước uống cho thành phố.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Tento ledovec v Andách je zdrojem pitné vody pro toto město.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.V Andách je tento ľadovec zdrojom pitnej vody celého mesta.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.W Andach, ten lodowiec jest źródłem wody pitnej dla tego miasta.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Στις Άνδεις, αυτός ο παγετός είναι η πηγή του πόσιμου νερού για αυτή την πόλη.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.В Андите този ледник е източникът на питейна вода за този град.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Цей льодовик в Андах є джерелом питної води для цього міста.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Этот ледник в Андах является источником питьевой воды для этого города.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.באינדים, הקרחונים מהווים את מקור מי השתיה לעיר הזו
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.في الأنديز، النهر هو مصدر مياة الشرب لهذه المدينة.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.この氷河が飲み水の源です 流れは上昇しましたが
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.Et l'aquaphonie c'est l'eau sale des poissons qui alimente les plantes au dessus grâce à une pompe à eau.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.Iar aici apa murdară de la peşti, printr-o pompă de apă, hrăneşte plantele de deasupra.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.In der Aquaponik bildet das verschmutzte Wasser der Fische über eine Wasserpumpe die Nahrung für die Pflanzen.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.아쿠아포닉이란 물고기때문에 더러워진 물을 펌프로 끌어올려 위쪽의 식물에 공급하고
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.L' Aquaponics è l'acqua sporca del pesce che, con una pompa per acqua, alimenta le piante in superficie.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.W tym systemie brudna woda z akwarium z rybami podlewa rośliny powyżej, za pomocą pompy wodnej.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.Πρόκειται για το ακάθαρτο νερό των ψαριών, που μέσω μια αντλίας, ποτίζει τα φυτά από πάνω.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.В аквапонике вода, загрязнённая рыбами, поднимается насосом и питает растения сверху.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.Процес, при който мръсната вода от рибите, с помощта на водна помпа, храни растенията отгоре.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.והאקוופוניקה היא שהמים המלוכלכים של הדגים ליד משאבת המים, מאכילים את הצמחים שמעל.
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.والنظام الغذائي المائي هو المياه المتسخه للأسماك تغذي النباتات بواسطه مضخه مياه
Aquaponics balığın kirli suyunu su pompası ile bitkilerin üzerine doğru yemler.くみ上げられ植物の水やりに使われ そして植物は根によって 魚の住む汚水を
Aradaki fark ise Kuzey Kutbu'ndaki buz suyun üzerinde yüzer.Claro que a diferença é que, no Ártico, no Polo Norte, temos gelo a flutuar sobre a água.
Aradaki fark ise Kuzey Kutbu'ndaki buz suyun üzerinde yüzer.La diferencia, por supuesto, es que en el Ártico, en el Polo Norte, tienes a hielo flotando en agua.
Aradaki fark ise Kuzey Kutbu'ndaki buz suyun üzerinde yüzer.La differenza, naturalmente, è che nell'Artico, al Polo Nord, il ghiaccio galleggia sull'acqua.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Archimede notò che il livello dell'acqua nella vasca si alzava e fuoriusciva mentre lui si immergeva.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Archimède remarqua que le niveau de l'eau de la baignoire montait et débordait en plongeant dans la baignoire.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Archimedes đã nhận thấy rằng mức nước trong bồn tắm tăng. và tràn ra ngoài khi ông đắm mình vào bồn tắm.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Archimedes zauważył, że poziom wody w wannie podniósł się i przepełnił ją, jak ten się w niej zanurzył.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Arquimedes reparou que o nível da água na banheira subia e saía para fora quando ele se metia na banheira.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Arquímedes se dio cuenta de que el nivel del agua de la bañera subía y se desbordaba al sumergirse en ella.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.아르키메데스는욕조에 자신의 몸을 담그면 욕조 안의 수위가 높아지고 물이 넘친다는 것을 알아챘습니다.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Архимед забелязал, че нивото на водата във ваната се повишило и водата преляла, когато се потопил във ваната.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.Архимед заметил, что когда он погрузился в ванну, уровень воды поднялся, и она начала вытекать.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.ארכימדס שם לב שמפלס המים באמבט עלה וגלש כשהוא שקע באמבט.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.لاحظ أرخميدس ارتفاع مستوى المياه في حوض الاستحمام وفاض وهو يغطس في الحوض.
Arşimet küvetin içine girince suyun yükselip dışa taştığını gördü.水面が上昇し 水があふれたことに目を留めました 彼は突然 自分の体の分だけ
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.De facto, o sistema nem sabe que o copo de água está lá.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.De fapt sistemul habar n-are că paharul cu apă e acolo.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.De hecho, el sistema no sabe que la copa de agua está ahí.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Eigentlich weiß das System gar nicht, dass das Wasserglas da ist.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.En fait, le système ne sait même pas que le verre d'eau est là.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Faktisk, ved systemet ikke engang at glasset med vand er der.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Infatti il sistema non sa che il bicchiere d'acqua si trova lì.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.In feite weet het systeem niet eens dat het glas water er is.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.사실 시스템은 물컵이 거기 있는지도 인식하지 못합니다.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Mà thực tế là, hệ thống này thậm chí còn không biết là cốc nước đang ở trên quad.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Pada kenyataannya, sistem bahkan tidak tahu ada segelas air.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Pravzaprav, sistem sploh ne ve, da je kozarec tam.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.System nie wie nawet, że szklanka tam jest.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Tehát a rendszer nem is sejti, hogy van itt egy pohár víz is.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Ουσιαστικά το σύστημα δεν ξέρει καν ότι το ποτήρι είναι εκεί.
Aslında sistem bir bardak suyun orada olduğunu bile bilmiyor.Более того, система даже не подозревает о его существовании.