Bol miktarda suyumuz var.We have a plentiful supply of water.
İçecek suyumuz yoktu.We had no water to drink.
Bizim biraz suyumuz vardı.We had a little water.
Yeterince suyumuz var.We have water enough.
Suyumuz kalmadı.We've run out of water.
Önceden belirlenen doğum tarihinin akşamında suyum kesildi..My water broke on the evening of the predicted birth date.
Borular kırıldığından dolayı sıcak suyumuz yok.We have no hot water because the pipes broke.
Suyumuz bitiyor gibi görünüyor.It looks like we're running out of water.
Yeterli suyumuz var.We have enough water.
Bizim hiç içme suyumuz yoktu.We had no drinking water.
Hiç içme suyumuz yoktu.We had no potable water.
Şişe suyum var.I have bottled water.
Suyumuz yok.We have no water.
Suyumuzu arka bahçede bir pompadan alıyoruz.We get our water from a pump in the backyard.
Ne kadar içme suyumuz kaldı?How much drinking water do we have left?
Yeterli suyumuz olduğundan neredeyse eminim.I'm almost certain that we have enough water.
Tom, elma suyumu içti.Tom drank my apple juice.
Bana kendi suyumuzu getirmemiz gerektiği söylendi.I was told that we have to bring our own water.
Pek çok suyumuz var.We've got plenty of water.
Endişelenme. Bolca suyumuz ve yiyeceğimiz var.Don't worry. We have plenty of water and food.
Suyumuz tükeniyor.We're running out of water.
Suyumuz bitiyor.We're running out of water.
Yeterli suyumuz olduğundan emin olmak istiyorum.I want to make sure we have enough water.
Benim elma suyum nerede?Where's my apple juice?
Yeterli suyumuz olduğundan emin misiniz?Are you sure we have enough water?
Bizim sadece üç günlük yeterli yiyecek ve suyumuz var.We only have enough food and water for three days.
Ancak bir hafta yeterli içme suyumuz vardı.I had barely enough potable water for a week.
Hiç içme suyumuz kalmadı.We don't have any drinking water left.
Ne kadar suyumuz kaldı?How much water do we have left?
Çok suyum yoktu.I didn't have much water.
Bizim hiç suyumuz yok.We don't have any water.
Neredeyse hiç suyumuz kalmadı.We have almost no water left.
Suyumda yüzen bir şey var.There's something floating in my water.
Biz suyumuzun tuzunu almak için güneş enerjili damıtma kullanırız.We use solar-powered distillation to desalinate our water.
Bizim içme suyumuz yok.We have no drinking water.
Hiç içme suyumuz yok.We don't have any drinking water.
Bizim biraz suyumuz var.We have a little water.
Temiz suyumuz bitiyor.We're running out of fresh water.
Henüz suyumuz bitmedi.We haven't run out of water yet.
Suyum bitti.I ran out of water.
Kızgınlıkla "Hey, suyumu kirlettiniz!" diye bağırdı.He shouted angrily, "Hey! You contaminated my water!"
Artık hiç daha fazla suyum yok.I don't have any more water.
Daha fazla suyum yok.I don't have any more water.
Yeterince suyumuz var mı?Do we have enough water?
Bir hafta için yeterli suyumuz olduğundan emin misin?Are you sure we have enough water for a week?
Daha ne kadar suyumuz var?How much more water do we have?
Bahçemi sulamak için yeterince suyum yok.I don't have enough water for watering my garden.
Çok az suyumuz vardı.We only had a little water.
Yeterli suyumuz yok.We don't have enough water.
Onların yemeği tükeniyordu, benim de suyum.They were running out of food; I was running out of water.
O zaman bir varil suyum olduğunu söylediğimde aslında 42 galon suyum olduğunu söylemiş oluyorum.I'm really saying that I have 42 gallons of water.
Bir dakika sonra, 1 çarpı 2.5, 2.5 galon suyumuz oldu.So after 1 minute, 1 times 2.5, we have 2.5 gallons.
Ve bol enerjimiz olursa, bol da suyumuz olur.And if we have abundant energy, we also have abundant water.
Yani sıvı suyumuz, organik materyallerimiz ve yüksek ısımız var.So we have, possibly, liquid water, organic materials and excess heat.
Diyelim ki, bir kap suyumuz var.Let's say we have a cup of water.
Suyumuzu temizlemek için bakteri kullanıyoruz." Ve biz de dedik ki:We use bacteria to clean our water.
Ve biz kendi suyumuzu filtre ediyoruz.And we filter our own water.
Elektriğimiz, suyumuz ya da pis su borumuz yok.We have no electricity, no water, no drains.
Ve bunun aracılığıyla temiz suyumuz olacak.And through this we will have clean water.
Kurak mevsimde, her dört günde bir, dört saat suyumuz olurdu.During the dry season, we had four hours of water every fourth day.