susamış ile cümle
susamış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O size susamış karga, timsah ve zürafa hakkındaהוא יכול לספר לכם סיפורים באנגלית, על העורב הצמא, על התנין
O size susamış karga, timsah ve zürafa hakkındaيستطيع أن يخبرك قصص عن البقرة العطشة, عن التمساح
O size susamış karga, timsah ve zürafa hakkındaワニさん キリンさんのお話も 英語で教えてくれます
Sanırım çok susamış.Cred ca i-a fost foarte sete.
Sanırım çok susamış.Myślę, że chce mu się pić.
Sanırım çok susamış.Sepertinya dia sangat kehausan.
Sanırım çok susamış.Νομίζω ήταν πραγματικά διψασμένη.
Sanırım çok susamış.Мне кажется, она очень хотела пить
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Ca apa proaspătă pentru un om obosit, aşa este o veste bună venită dintr'o ţară depărtată. -
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Come acqua fresca per una gola riarsa è una buona notizia da un paese lontano
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Comme de l`eau fraîche pour une personne fatiguée, Ainsi est une bonne nouvelle venant d`une terre lointaine.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Como água fresca para o homem sedento, tais são as boas-novas de terra remota.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Como el agua fría al alma sedienta, así son las buenas nuevas de lejanas tierras
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Eine gute Botschaft aus fernen Landen ist wie kalt Wasser einer durstigen Seele.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Goed nieuws uit een ver land is als koel water voor een vermoeid en dorstig mens.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Hvad koldt Vand er for en vansmægtet Sjæl, er Glædesbud fra et Land i det fjerne.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.int] [a] hideg víz a megfáradt embernek, [olyan ]a messze földrõl való jó hírhallás.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Jako woda chłodna duszy pragnącej: tak wieść dobra z ziemi dalekiej.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Kakor mrzla voda duši onemogli, je dobra novica iz daljne dežele.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.먼 땅에서 오는 좋은 기별은 목마른 사람에게 냉수 같으니라
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Kuin nääntyväiselle raikas vesi on hyvä sanoma kaukaisesta maasta.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Menerima berita yang baik dari negeri jauh seperti minum air sejuk ketika haus
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Såsom friskt vatten för den försmäktande, så är ett gott budskap ifrån fjärran land.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Som friskt vann for den trette er en god tidende fra et fjernt land.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Studená voda čerstvá na vypráhlu dušu a dobrá zvesť z ďalekej zeme.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Tin Lành ở xứ xa đến, Giống như nước mát mẻ cho người khát khao.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Tin_Lành ở xứ xa đến , Giống như nước mát_mẻ cho người khát_khao .
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Voda studená duši ustalé jest novina dobrá z země daleké.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Ως υδωρ ψυχρον εις ψυχην διψωσαν, ουτως ειναι αγγελιαι αγαθαι απο μακρυνης γης.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Както е студената вода за жадна душа, Така е добра вест от далечна земя.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.Что холодная вода для истомленной жаждой души, то добрая весть из дальней страны.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.מים קרים על נפש עיפה ושמועה טובה מארץ מרחק׃
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.مياه باردة لنفس عطشانة الخبر الطيب من ارض بعيدة.
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.有 好 消 息 從 遠 方 來 、 就 如 拿 涼 水 給 口 渴 的 人 喝
Susamış kişi için soğuk su neyse, Uzak ülkeden gelen iyi haber de öyledir.有 好 消息 從遠 方來 、 就 如 拿涼 水 給 口渴 的 人 喝
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.A mit learatnak néki, az éhezõ eszi meg, a töviskerítésbõl is elviszi azt, kincseiket tõrvetõk nyelik el.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.De hungrige åt op hans avling, ja, midt ut av torner hentet de den, og snaren lurte på hans gods.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.그 추수한 것은 주린 자가 먹되 가시나무 가운데 있는 것도 빼앗으며 올무가 그의 재산을 향하여 입을 벌리느니라
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.l'affamato ne divora la messe e gente assetata ne succhia gli averi
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Người đói khát ăn mùa màng hắn, Ðến đỗi đoạt lấy ở giữa bụi gai, Và bẫy gài rình của cải hắn.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Người đói_khát ăn mùa_màng hắn , Ðến đỗi đoạt lấy ở giữa bụi gai , Và bẫy gài rình của_cải hắn .
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.njegovo žetev je pojedel lačnež, celó iz trnjeve ograje jo je pobral, in po imetju njegovem so hlastali žejni.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Obilé jeho zžíře hladovitý, a i z prostřed trní je vychvátí; nadto sehltí násilník statek takových.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.sultne åd deres Høst, de tog den, selv mellem Torne, og tørstige drak deres Mælk.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Żniwo jego głodny pożre, i z samego ciernia wybierze je; a połknie chciwy bogactwa takowych.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Гладният изяжда жътвата им, Граби я даже изсред тръните; И грабителят поглъща имота им.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.Жатву его съест голодный и из-за терна возьмет ее, и жаждущие поглотят имущество его.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.אשר קצירו רעב יאכל ואל מצנים יקחהו ושאף צמים חילם׃
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.الذين يأكل الجوعان حصيدهم ويأخذه حتى من الشوك ويشتف الضمآن ثروتهم.
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.他 的 莊 稼 、 有 飢 餓 的 人 喫 盡 了 、 就 是 在 荊 棘 裡 的 、 也 搶 去 了 . 他 的 財 寶 、 有 網 羅 張 口 吞 滅 了
Ürününü açlar yer, Dikenler arasındakini bile toplarlar; Mallarını susamışlar yutmak ister. ‹‹Tuzak››.他 的 莊稼 、 有 飢餓 的 人 喫盡 了 、 就是 在 荊棘裡 的 、 也搶 去 了 . 他 的 財寶 、 有 網羅張 口 吞滅了
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Dia telah menanggalkan jas dan rompi, ketika ia menyadari bahwa ia haus.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Egli aveva già tolto la giacca e gilet, quando notò che aveva sete.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.El a îndepărtat deja haina şi vesta, atunci când a observat că era sete.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Ele já havia retirado seu casaco e colete, quando notou que ele estava com sede.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Er hatte bereits seine Jacke und Weste entfernt, als er bemerkte, dass er durstig war.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Han hade redan tagit av sig rock och väst, när han märkte att han var törstig.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Hän oli jo poistettu takkinsa ja liivi, kun hän huomasi, että hän oli jano.
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Heは、ろうそくを取り、サイフォンの検索ではダイニングルームにダウン状態になり、
Zaten o susamış olduğunu fark edince, paltosunu ve yelek çıkarmıştı.Hij had al verwijderd zijn jas en vest, toen hij merkte dat hij dorst had.