Bir suru insan Vikipedi Bush-Kerry tartismasindan haberdar oldu.Много хора са чули за спорната статия в Уикипедия за Буш-Кери.
Bir suru insan Vikipedi Bush-Kerry tartismasindan haberdar oldu.אז הרבה אנשים שמעו על המחלוקת של וויקיפדיה בנושא בוש-קרי.
Bir suru insan Vikipedi Bush-Kerry tartismasindan haberdar oldu.لذا فالعديد من الناس سمعوا بمغالطة ويكيبيديا حول بوش وكيري.
Bir suru insan Vikipedi Bush-Kerry tartismasindan haberdar oldu.これはマスコミも大きく取り上げました
Bir suru problem cozecegiz.문제를 풀어보도록 하겠습니다.
Bu fikirlerin bazilari pazara suruluyor ve ayni surec dogu Afrika'daki sivil toplum orgutleriyle uygulaniyor.그리고 이 아이디어 중에 일부는 시장에 출시되었습니다. 그리고 그런 똑같은 프로세스가 동아프리카의 NGO 단체들과도 진행중에 있습니다
Bu fikirlerin bazilari pazara suruluyor ve ayni surec dogu Afrika'daki sivil toplum orgutleriyle uygulaniyor.Niektoré z týchto ideí sa už zavádzajú na trh. A rovnaký proces sa práve začína s MVO v južnej Afrike.
Bu fikirlerin bazilari pazara suruluyor ve ayni surec dogu Afrika'daki sivil toplum orgutleriyle uygulaniyor.Sommige van die ideeën komen nu op de markt. Hetzelfde proces is aan de gang met NGO's in Oost-Afrika.
Bu fikirlerin bazilari pazara suruluyor ve ayni surec dogu Afrika'daki sivil toplum orgutleriyle uygulaniyor.חלק מהרעיונות הללו רק מושקים לשוק. ופקויירט דומה בדיוק מתחיל בארגונים לא ממשלתיים במזרח אפריקה.
Bu fikirlerin bazilari pazara suruluyor ve ayni surec dogu Afrika'daki sivil toplum orgutleriyle uygulaniyor.同様のプロセスがアフリカ東部のいくつかのNGOと共に 進行中です 私にとって、このプロジェクトは
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.Dat hebben we hard nodig om deze milieuproblemen op te lossen.
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.환경 문제를 해결하기 위해서는 혁신적인 아이디어가 많이 필요하기 때문입니다.
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.legato all'innovazione e avremo bisogno di molta innovazione per trattare i problemi ambientali.
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.liên quan tới sự đổi mới, và chúng ta sẽ cần rất nhiều sự đổi mới để giải quyết những vấn đề về môi trường.
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.Potrzeba innowacji by poradzić sobie z zagadnieniami środowiskowymi.
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.Vamos precisar de muita inovação para tratar destas questões ambientais.
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.ואנחנו צריכים הרבה חדשנות כדי להתמודד עם הנושאים הסביבתיים האלה.
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.ونحن اليوم نحتاج الكثير من الابتكار لكي نتعامل مع المشاكل البيئية
Bunca cevresel sorunla basa cikmak icin bir suru yenilige ihtiyacimiz olacak.それらは個人レベルでも必要とされています
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Als erstes besorgte ich mir einen Stapel Bibeln.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.A primeira coisa que fiz foi arranjar uma pilha de bíblias.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Először is szereztem egy halom Bibliát.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Ensitöikseni hankin pinon raamattuja.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Först skaffade jag mig en stor hög med biblar.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Hal pertama yang saya lakukan adalah saya mengumpulkan berbagai versi Alkitab
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Het eerste wat ik deed was een aantal bijbels te halen.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.저는 맨 먼저 성경을 한 가득 모았습니다.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.La première chose que j'ai faite a été de me munir d'une pile de bibles.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.La prima cosa che ho fatto è stata di procurarmi una pila di Bibbie.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.La primera cosa que hice fue conseguir un montón de Biblias.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Pierwszą rzecz, którą zrobiłem to zaopatrzyłem się w kupę rożnych Biblii.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Primul lucru pe care l-am făcut a fost să iau o stivă de biblii.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Prvo sem zbral kup Biblij.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Το πρώτο που έκανα ήταν να αγοράσω Βίβλους.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Первое, что я сделал — раздобыл стопку библий.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.Първото нещо, което направих беше да взема няколко броя библии.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.הדבר הראשון שעשיתי היה לקנות ערמה של תנכים.
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.كان اول شيئ فعلته هو الحصول على كومة من الكتب المقدسة
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.我做的第一件事就係搵一疊聖經。
Ilk yaptigim is, bir suru Incil istiflemek oldu.新約聖書もあり
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.De weidegrond rond de steden begint op 450 meter vanaf de stadsmuur en gaat nog eens 450 meter door.
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.Græsmarkerne om Byerne, som I skal give Leviterne, skal strække sig 1.000 Alen fra Bymuren ud til alle Sider;
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.너희가 레위인에게 줄 성읍들의 들은 성벽에서부터 밖으로 사면 이천 규빗이라
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.Os arrabaldes que dareis aos levitas se estenderão, do muro da cidade para fora, mil côvados em redor.
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.Padang rumput itu luasnya 450 meter ke segala jurusan, diukur dari tembok kota
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.Podměstí pak měst, kteráž dáte Levítům, vzdálí budou ode zdi městské na tisíc loktů zevnitř vůkol.
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.ומגרשי הערים אשר תתנו ללוים מקיר העיר וחוצה אלף אמה סביב׃
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.ومسارح المدن التي تعطون اللاويين تكون من سور المدينة الى جهة الخارج الف ذراع حواليها.
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.你 們 給 利 未 人 的 郊 野 、 要 從 城 根 起 、 四 圍 往 外 量 一 千 肘
‹‹Levililere vereceğiniz kentlerin çevresindeki otlaklar kent surundan bin arşın uzaklıkta olacak.你 們給 利未 人 的 郊野 、 要 從 城根 起 、 四 圍 往外 量 一千 肘
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.Het meisje heette Kozbi, zij was een dochter van Zur, een Midianitisch stamhoofd.
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.Ja surmatun midianilais-naisen nimi oli Kosbi, Suurin, midianilaisen perhekunnan heimopäällikön, tytär.
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.죽임을 당한 미디안 여인의 이름은 고스비니 수르의 딸이라 수르는 미디안 백성 한 종족의 두령이었더라
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.Tên người nữ Ma-đi-an bị giết là Cốt-bi , con_gái Xu-rơ , đầu trưởng của một tông_tộc Ma-đi-an .
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.Tên người nữ Ma-đi-an bị giết là Cốt-bi, con gái Xu-rơ, đầu trưởng của một tông tộc Ma-đi-an.
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.Wanita itu bernama Kozbi; ia anak Zur, seorang kepala kaum di Midian
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.а имя убитой Мадианитянки Хазва; она была дочь Цура, начальника Оммофа, племени Мадиамского.
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.И името на убитата мадиамка беше Хазвия, дъщеря на Сура, началник на людете, от един бащин дом в Мадиам.
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.ושם האשה המכה המדינית כזבי בת צור ראש אמות בית אב במדין הוא׃
Öldürülen kadın ise Midyanlı bir aile başı olan Surun kızı Kozbiydi.واسم المرأة المديانية المقتولة كزبي بنت صور. هو رئيس قبائل بيت اب في مديان