suriye ile cümle
suriye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
--Napoleon Şam ve Suriye'ye gider.بجميع قواتهم-- فذهب نابليون إلى دمشق وسوريا.
--Napoleon Şam ve Suriye'ye gider.ダマスカスやシリアに入っていった。 彼は、強姦や盗みとかなどの混乱を
Notunda, Suriye'deki durumu şu şekilde betimliyor:Dans son texte, elle décrit la situation en Syrie aujourd'hui :
Notunda, Suriye'deki durumu şu şekilde betimliyor:En su nota, describe la situación en Siria el día de hoy como sigue:
Notunda, Suriye'deki durumu şu şekilde betimliyor:In ihrem Kommentar beschreibt sie die Situation im heutigen Syrien folgendermaßen:
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat dostával procenta z pašováni Hašiše z údolí Bekáa, které leží mezi Libanonem a Sýrií.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat otrzymywał procent od haszyszu przemycanego z Doliny Bekaa, położonej między Libanem a Syrią.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat plejede at få en procentdel af hashsmuglingen fra Bekáa dalen, som er en dal mellem Libanon og Syrien.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat získaval percentá za pašovanie hašišu z údolia Bekáa medzi Libanonom a Sýriou.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.아라파트는 레바논과 시리아 사이의 베카 밸리에서 밀수된 해시시의 상당 부분을 장악하게 됩니다.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Так, Арафат отримував відсоток від контрабанди гашишу з долини Бекаа, яка між Ліваном і Сірією.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Так, Арафат получал процент от контрабанды гашиша из долины Бекаа, которая между Ливаном и Сирией.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.ערפאת היה מקבל אחוזים מהברחת חשיש מהבקעה, שהוא העמק שבין לבנון וסוריה.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.وهكذا , عرفات إعتاد أن يأخذ نسبة من تهريب الحشيش من سهل البقاع , الذي هو ممتد بين لبنان و سوريا .
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.レバノンとシリアの間にあるベッカー高原からの ハシシの密輸で利益を得ていました 北アイルランドにある民営の輸送システムを支配する
Petrolü Türkiye, Suriye, diğer ülkeler ve Irak'ın kendisi üzerinden ihraç etmek zorunda.터키나 시리아를 통해 수출을 하거나. 다른 나라나 이라크를 지나야 합니다.
Petrolü Türkiye, Suriye, diğer ülkeler ve Irak'ın kendisi üzerinden ihraç etmek zorunda.Kurdistan phải xuất khẩu qua Thổ Nhĩ Kỳ hoặc Syria, và các nước khác, và cả Irắc.
Petrolü Türkiye, Suriye, diğer ülkeler ve Irak'ın kendisi üzerinden ihraç etmek zorunda.Törökországon, Szírián és más országokon, köztük Irakon keresztül exportálnia kell.
Petrolü Türkiye, Suriye, diğer ülkeler ve Irak'ın kendisi üzerinden ihraç etmek zorunda.עליה לייצא אותו דרך טורקיה וסוריה, ומדינות אחרות ועירק עצמה.
Petrolü Türkiye, Suriye, diğer ülkeler ve Irak'ın kendisi üzerinden ihraç etmek zorunda.لابد لها من تصديره إلي تركيا أو سوريا , ودول أخري , والعراق نفسها .
Petrolü Türkiye, Suriye, diğer ülkeler ve Irak'ın kendisi üzerinden ihraç etmek zorunda.石油を輸出するしか方法がなく つまり これらの国々と友好的な関係を 保つ必要があるからなのです
RT @BSyria: Bu hafta, IŞİD tek seferde 10 Suriyeli'nin kafa kesimi videosunu paylaştı.RT @BSyria: Только на этой неделе ИГИЛ опубликовал видео с казнью 10 сирийцев ЗА ОДИН РАЗ
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Azután mentem Siriának és Ciliciának tartományaiba.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Daarna ging ik naar Syrië en Cilicië. En nog steeds wisten de christenen van Judea niet hoe ik er uitzag.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Därefter for jag till Syriens och Ciliciens bygder.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Darnach kam ich in die Länder Syrien und Zilizien.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Depois fui para as regiões da Síria e da Cilícia.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Derefter kom jeg til Syrias og Kilikias bygder.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Derefter kom jeg til Syriens og Kilikiens Egne.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Después fui a las regiones de Siria y de Cilicia
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.După aceea m'am dus în ţinuturile Siriei şi Ciliciei.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.J`allai ensuite dans les contrées de la Syrie et de la Cilicie.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.그 후에 내가 수리아와 길리기아 지방에 이르렀으나
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Potem sem prišel v kraje sirske in cilicijske.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Potom přišel jsem do krajin Syrských a Cilických.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Potom som prišiel do krajov Sýrie a Cilície.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Quindi andai nelle regioni della Siria e della Cilicia
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Sau lại , tôi đi qua các miền thuộc xứ Sy-ri và xứ Si-li-si ,
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Sau lại, tôi đi qua các miền thuộc xứ Sy-ri và xứ Si-li-si,
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Setelah itu saya pergi ke daerah-daerah di Siria dan Kilikia
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Sitten menin Syyrian ja Kilikian paikkakuntiin.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Zatemem przyszedł do krain Syryi i Cylicyi;
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Επειτα ηλθον εις τους τοπους της Συριας και της Κιλικιας.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.на които, ни за час не отстъпихме да им се покорим, за да пребъде с вас истината на благовестието.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.После сего отошел я в страны Сирии иКиликии.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.Потім ходив я в сторони Сирські і Киликийські,
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.אחרי כן באתי אל גלילות סוריא וקיליקיא׃
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.وبعد ذلك جئت الى اقاليم سورية وكيليكية.
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.以 後 我 到 了 敘 利 亞 和 基 利 家 境 內
Sonra Suriye ve Kilikya bölgelerine gittim.以 後 我 到 了 敘利亞 和 基利 家境內
Şubat ayında ise servis, kendi blogundan Suriye'de yasaklandığını bildirdi:En febrero, en el blog de la aplicación se informaba del bloqueo:
Şubat ayında ise servis, kendi blogundan Suriye'de yasaklandığını bildirdi:En février, le service a fait part dans son propre blog de l’interdiction de l’application en Syrie :
Şubat ayında ise servis, kendi blogundan Suriye'de yasaklandığını bildirdi:Sam serwis podał w lutym na swoim blogu informację o zablokowaniu aplikacji w Syrii:
Şubat ayında ise servis, kendi blogundan Suriye'de yasaklandığını bildirdi:През февруари т.г. приложението съобщи на своя блог, че са били блокирани в Сирия:
Suriyeafrica. kgmLa Syrieworld. kgm
Suriyeafrica. kgmSiriaafrica. kgm
Suriyeafrica. kgmSiriaworld. kgm
Suriyeafrica. kgmSiriaworld. kgm
Suriyeafrica. kgmSíriaworld. kgm
Suriyeafrica. kgmSirijaafrica. kgm