Ana içeriğe geç
Sözlük

surgun ile cümle

surgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.Và bây giờ, "đầy ải" được chuyển thành "trốn tránh"
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.Zdaj to pomeni "iti ven."
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.Στη σημερινή εποχή, αυτό που σήμαινε εξορία σημαίνει διαφυγή.
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.В днешно време, изгнанието се е превърнало в излизане в чужбина.
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.В настоящее время изгнание сменилось на уход.
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.У наш час, "вигнання" змінилось на "вихід".
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.היום, המונח "גלות" שינה את משמעותו ל"לצאת".
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.وفي أيامنا الحالية، تحولت كلمة المنفى إلى الخروج.
Şimdilerde sürgün, çıkıp gitmeye dönüştü.脱出する場所を示す口と合わせて
Sonrasında Sita'yı hep hamile olarak gösterirler. Sürgüne gönderildiğinde tekrar ormana gider.- Ее всегда изображают беременной, когда она отвержена... ... и второй раз оказывается в лесу.
Sonra, yirmili yaşlarımın başlarında sürgüne kaçmam gerekti.Sono stato obbligato all'esilio all'età di 20 anni.
Sürgündekileri geri getirip Patrosa, yurtlarına döndüreceğim. Orada güçsüz bir krallık oluşturacaklar.애굽의 사로잡힌 자들을 돌이켜 바드로스 땅 곧 그 고토로 돌아 가게 할 것이라 그들이 거기서 미약한 나라가 되되
Sürgündekileri geri getirip Patrosa, yurtlarına döndüreceğim. Orada güçsüz bir krallık oluşturacaklar.и ще доведа Египетските пленници, ще ги върна в земята Патрос, в родната земя, и ще бъдат там унижено царство.
Sürgündekileri geri getirip Patrosa, yurtlarına döndüreceğim. Orada güçsüz bir krallık oluşturacaklar.ושבתי את שבות מצרים והשבתי אתם ארץ פתרוס על ארץ מכורתם והיו שם ממלכה שפלה׃
Sürgündekileri geri getirip Patrosa, yurtlarına döndüreceğim. Orada güçsüz bir krallık oluşturacaklar.وارد سبي مصر وارجعهم الى ارض فتروس الى ارض ميلادهم ويكونون هناك مملكة حقيرة.
Sürgündekileri geri getirip Patrosa, yurtlarına döndüreceğim. Orada güçsüz bir krallık oluşturacaklar.我 必 叫 埃 及 被 擄 的 人 回 來 、 使 他 們 歸 回 本 地 巴 忒 羅 . 在 那 裡 必 成 為 低 微 的 國
Sürgündekileri geri getirip Patrosa, yurtlarına döndüreceğim. Orada güçsüz bir krallık oluşturacaklar.我 必 叫 埃及 被 擄 的 人 回來 、 使 他 們歸 回 本地 巴 忒羅 . 在 那 裡必 成 為 低微 的 國
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.A synovia prestehovania slávili aj Veľkú noc štrnásteho dňa prvého mesiaca.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Derpå fejrede de, der havde været i Landflygtighed, Påsken den fjortende Dag i den første Måned.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Ðoạn , ngày mười_bốn tháng_giêng , các người đã bị bắt làm phu tù được về , dự lễ Vượt qua .
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Ðoạn, ngày mười bốn tháng giêng, các người đã bị bắt làm phu tù được về, dự lễ Vượt qua.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.E os que vieram do cativeiro celebraram a páscoa no dia catorze do primeiro mês.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.És megtarták a rabságból visszajöttek a páskhát az elsõ hó tizennegyedik napján;
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Fiii robiei au prăznuit Paştele în a patrusprezecea zi a lunii întîi.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.In sinovi ujetništva so praznovali pasho štirinajsti dan prvega meseca.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.I rimpatriati celebrarono la pasqua il quattordici del primo mese
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.사로잡혔던 자의 자손이 정월 십사일에 유월절을 지키되
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Les fils de la captivité célébrèrent la Pâque le quatorzième jour du premier mois.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Los que habían regresado del cautiverio celebraron la Pascua el 14 del mes primero
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Obchodzili też ci, co przyszli z niewoli, swięto przejścia czternastego dnia miesiąca pierwszego.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Och de som hade återkommit ifrån fångenskapen höllo påskhögtid på fjortonde dagen i första månaden.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Så holdt de hjemkomne påske på den fjortende dag i den første måned.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Sitten pakkosiirtolaiset viettivät pääsiäistä ensimmäisen kuun neljäntenätoista päivänä.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Slavili také ti, kteříž se vrátili z přestěhování, velikunoc čtrnáctého dne měsíce prvního.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Und die Kinder der Gefangenschaft hielten Passah am vierzehnten Tage des ersten Monats;
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.Και εκαμον το πασχα οι υιοι της αιχμαλωσιας τη δεκατη τεταρτη του πρωτου μηνος
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.И завърналите се от плена направиха пасхата на четиринадесетия ден от първия месец;
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.И совершили возвратившиеся из плена пасху в четырнадцатый день первого месяца,
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.ויעשו בני הגולה את הפסח בארבעה עשר לחדש הראשון׃
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.وعمل بنو السبي الفصح في الرابع عشر من الشهر الاول.
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.正 月 十 四 日 、 被 擄 歸 回 的 人 守 逾 越 節
Sürgünden dönenler birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını kutladılar.正月 十四日 、 被 擄歸 回 的 人 守 逾越節
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:Derefter lot de utrope i Juda og Jerusalem til alle de hjemkomne at de skulde samles i Jerusalem,
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:In so poslali oklic po Judovem in Jeruzalemu za vse sinove ujetništva, naj se zbero v Jeruzalemu.
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:유다와 예루살렘의 사로잡혔던 자의 자손들에게 공포하기를 너희는 예루살렘으로 모이라
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:On publia dans Juda et à Jérusalem que tous les fils de la captivité eussent à se réunir à Jérusalem,
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:Poi fu fatta passare la voce in Giuda e Gerusalemme a tutti i rimpatriati che si radunassero in Gerusalemme
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:Potom dali vyhlásiť po Judsku a po Jeruzaleme všetkým synom prestehovania, aby sa shromaždili do Jeruzalema.
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:S'a dat de veste în Iuda şi la Ierusalim că toţi fiii robiei trebuie să se adune la Ierusalim,
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:Zatím dali provolati v Judstvu a v Jeruzalémě všechněm přestěhovaným, aby se shromáždili do Jeruzaléma,
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:И объявили в Иудее и в Иерусалиме всем бывшим в плену, чтоб они собрались в Иерусалим;
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:Сетне прогласиха по Юда и Ерусалим между всичките върнали се от плена да се съберат в Ерусалим,
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:ויעבירו קול ביהודה וירושלם לכל בני הגולה להקבץ ירושלם׃
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:واطلقوا نداء في يهوذا واورشليم الى جميع بني السبي لكي يجتمعوا الى اورشليم.
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:他 們 通 告 猶 大 和 耶 路 撒 冷 被 擄 歸 回 的 人 、 叫 他 們 在 耶 路 撒 冷 聚 集
Sürgünden dönenlerin hepsinin Yeruşalimde toplanması için Yahuda ve Yeruşalimde bir duyuru yapıldı:他 們 通告 猶大 和 耶路撒冷 被 擄歸 回 的 人 、 叫 他 們在 耶路撒冷 聚集
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Nigdy nie zapomniałam słów mojej babci zmarłej na emigracji: " Walcz z Kaddafim.
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım: "Evlat, Kaddafi'ye diren. Onunla savaş.Sosem felejtem el a nagyanyám szavait, aki száműzetésben halt meg: "Fiam, állj ellen Kadhafi-nak.
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Ich habe die Worte meiner Großmutter niemals vergessen, die im Exil ums Leben gekommen ist:
Sürgünde ölen büyükannemin sözlerini asla ve asla unutmadım:Ik ben nooit de woorden van mijn grootmoeder vergeten die in ballingschap stierf:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod