Ana içeriğe geç
Sözlük

surgun ile cümle

surgun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Elesnek, összerogynak együtt, nem menthetik meg a terhet; és õk magok fogságba mennek.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.He taipuvat, he vaipuvat molemmat; he eivät voi pelastaa kuormaa, ja itse he vaeltavat vankeuteen.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Klesly, padly spolu, aniž budou moci retovati břemene, nýbrž i oni sami v zajetí odejdou.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.그들은 구부러졌고 그들은 일제히 엎드러졌으므로 그 짐을 구하여 내지 못하고 자기도 잡혀 갔느니라
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Omahnili so, zgrudili so se vsi, niso mogli oteti bremena, temuč sami so odšli v sužnost.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Se han doblegado y se han postrado juntos; no pudieron rescatar la carga y ellos mismos han ido en cautividad
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Zohly sa, na kolená klesly spolu; nevládaly vyslobodiť bremeno, lež i samy idú do zajatia.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Κυπτουσι, καμπτουσιν ομου δεν δυνανται να σωσωσι το φορτιον αλλα και αυτα φερονται εις αιχμαλωσιαν.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Наведоха се, всички паднаха; Те не можаха да отърват товара, Но сами отидоха в плен.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.Низверглись, пали вместе; не могли защититьносивших, и сами пошли в плен.
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.קרסו כרעו יחדו לא יכלו מלט משא ונפשם בשבי הלכה׃
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.قد انحنت جثت معا لم تقدر ان تنجي الحمل وهي نفسها قد مضت في السبي
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.都 一 同 彎 腰 屈 身 、 不 能 保 全 重 馱 、 自 己 倒 被 擄 去
Birlikte sinmiş, diz çökmüşler, Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar. Sürgüne gidecek onlar.都 一同 彎 腰 屈身 、 不 能 保全 重馱 、 自己 倒 被 擄去
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.A késem élesebbé vált. Emigrációba kényszerültem.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.A minha faca tornou-se um pouco mais afiada. E caí numa vida no exílio.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Con dao của tôi trở nên sắc hơn. Và tôi rơi vào một cuộc sống lưu vong.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Cuțitul meu a devenit puțin mai ascuțit. Și am căzut într-o viață în exil.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Il mio coltello è diventato un po' più affilato. E sono rifinita a vivere in esilio.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.저의 칼은 더 날카로워졌습니다. 그리고 저는 망명의 삶에 들어섰습니다.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Mein Messer wurde etwas schärfer. Und so stolperte ich in ein Leben im Exil.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Mi cuchillo se afiló un tanto. Y caí a una vida en el exilio.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Mijn mes werd een beetje scherper. Ik kwam in een leven in ballingschap terecht.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Mój nóż się trochę wyostrzył. I wsiąkłam w życie na wygnaniu.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Mon couteau devint un peu plus aiguisé. Et je sombrai dans une vie d'exile.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Můj nůž o trochu ostřejší. A zařadila jsem se do života v exilu.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Pisau saya mejadi sedikit lebih tajam. Dan saya terjerumus pada hidup di pengasingan.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Το μαχαίρι μου έγινε κάπως πιο κοφτερό. Και βρέθηκα σε μία ζωή στην εξορία.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.И аз попаднах в живот в изгнание. Аз съм номадски човек на изкуството.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Мій ніж став трохи гострішим. І я скотилася в життя у вигнанні.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Мой нож стал немного острее. И мне понравилось жить в изгнании.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.הסכין שלי השתחזה קצת. ונפלתי לחיים בגלות.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.أصبحت سكيني أكثر حدة. ولقد وقعت في حياة المنفى.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.そして私は追放者の生活に落ちていきました 私は放浪する芸術家です
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Albo żyjemy właśnie w Afryce, albo całkiem niedawno z niej wyemigrowaliśmy.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Antingen bor vi i Afrika idag eller har vi lämnat det helt nyligen.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Aujourd'hui soit nous vivons en Afrique, soit nous venons d'un exil récen .
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Buď žijeme v Afrike aj dnes, alebo sme dosť krátku dobu v exile.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Chúng ta hoặc là đang sống ở châu Phi hiện tại, hoặc là đã rời khỏi lục địa này gần đây.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Entweder leben wir heute in Afrika, oder erst seit kurzem im Exil.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Hoy o bien vivimos dentro de África o en un exilio muy reciente.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.오늘날 우리는 아프리카에서 계속 살거나 아니면 세계 각지로 최근에 이주했지요.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Mungkin saat ini kita tinggal di Afrika atau berada di pengasingan.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Ori locuim în Africa astăzi, ori într-un exil destul de recent.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Ou vivemos em África nos dias de hoje, ou num exílio muito recente.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.O viviamo ancora in Africa, oppure l'abbiamo lasciata in un recente esilio.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Vagy Afrikán belül élünk ma, vagy nemrégen hagytuk el.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Vi enten lever i Afrika i dag, eller udvandrede for nyligt.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.We leven vandaag de dag ofwel in Afrika of in vrij recente ballingschap.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Žijeme nyní buď v Africe, nebo jsme nedlouho v exilu.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Μπορεί να ζούμε μέσα στην Αφρική ή σε πολύ πρόσφατη εξορία.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Или днес живеем в Африка, или от скоро сме в изгнание.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.Мы либо живем внутри Африки сегодня, или мы в недавней ссылке.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.אנחנו חיים בתוך אפריקה היום, או שיצאנו לגלות זה עתה.
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.سواء كنا نعيش في أفريقيا .. أو في خارج القارة
Bugün ya Afrika'da yaşıyoruz, ya da taze bir sürgündeyiz.ごく最近旅立った人のいずれかです 現代人類の直近の起源が
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Cependant, à la fin de sa vie, il a souffert dans la solitude de la lumière pâle de l'exil.
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Sin embargo, al final de su vida, sufrió en soledad bajo la pálida luz del exilio.
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Ωστόσο, στο τέλος της ζωής του, υπέφερε μόνος του υπό το θάμπος της εξορίας.
Buna rağmen hayatının sonunda sürgünün sönük ışığında yalnızlık çekti.Несмотря на всё это, в конце своей жизни он страдал в одиночестве бледного света изгнания.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod