sur ile cümle
sur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom çok hızlı sürer.Tom drives too fast.
Sanırım Tom ithal bir araba sürer.Tom drives an imported car I think.
Tom siyah bir araba sürer, değil mi?Tom drives a black car, doesn't he?
Tom kendini yatağın dışına sürükledi.Tom dragged himself out of bed.
Tom uzun süre bekletilmekten hoşlanmıyor.Tom doesn't like to be kept waiting for a long time.
Tom partinin ne kadar süreceğini bilmiyor.Tom doesn't know how long the party is going to last.
Tom içmez ve araba sürmez.Tom doesn't drink and drive.
Tom yirmi dört yaşına kadar sürücü belgesini almadı.Tom didn't get his driver's license until he was twenty-four.
Tom uzun süredir Boston'da olabilirdi.Tom could be in Boston for a long time.
Tom hayır için bir sürü para katkısında bulunmuştur.Tom contributed a lot of money to charity.
Tom dün bir sürü balık yakaladı.Tom caught a lot of fish yesterday.
Tom uzun süre kalamaz bu yüzden toplantıyı başlatalım.Tom can't stay for long so let's get the meeting started.
Bir sürü ev ödevi olduğu için Tom dışarı gidemiyor.Tom can't go out because he has a lot of homework.
Tom henüz bir araba süremiyor.Tom can't drive a car yet.
Tom bir araba süremez bu yüzden her zaman bir bisiklete biner.Tom can't drive a car so he always rides a bicycle.
Tom, bir otobüsü süremez.Tom can't drive a bus.
Tom otuz dakika ya da daha az sürede ofisine yürüyebilir.Tom can walk to his office in thirty minutes or less.
Eğer hızlı sürerse, Tom on dakikada oraya varabilir.Tom can get there in ten minutes if he drives fast.
Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.Tom came up with various ideas on how to make his business more successful.
Tom yeni bir sistem ileri sürdü.Tom came up with a new system.
Tom bir sürü dondurma yedi.Tom ate a lot of ice cream.
Tom üç haftadan daha az bir süre önce Boston'a vardı.Tom arrived in Boston less than three weeks ago.
Keşke Tom beni huzursuz etmeyi sürdürmese.I wish Tom wouldn't keep hassling me.
Keşke Tom sorularıyla beni rahatsız etmeyi sürdürmese.I wish Tom wouldn't keep bothering me with questions.
Tom'a ne kadar süredir Hindistan'da yaşadığını sormak istedim.I wanted to ask Tom how long he had lived in India.
Bir süre önce Tom'u gördüm.I saw Tom a while back.
Tom'un şimdiye kadar böyle küçük bir araba sürmeyi düşüneceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider driving such a small car.
Tom genellikle güneş losyonu sürer mi?Does Tom usually put on sunscreen?
Dün Tom arabasını geri sürerken Mary'nin bisikletini ezdi.Yesterday, when Tom was backing up his car, he ran over Mary's bicycle.
Tom'un sürücüsü limuzinin kapısını Mary için açtı.Tom's chauffeur opened the limousine's door for Mary.
Tom Mary'ye sürpriz yapmak istedi.Tom wanted to surprise Mary.
Tom uzun süre Mary'yi bekledi ama o asla gelmedi.Tom waited a long time for Mary, but she never showed up.
Tom Mary'ye dikkatli sürmesi için ısrar etti.Tom urged Mary to drive carefully.
Tom Mary'ye biraz daha uzun süre beklemesini söyledi.Tom told Mary to wait a little longer.
Tom pahalı bir hediye ile Mary'ye sürpriz yaptı.Tom surprised Mary with an expensive gift.
Tom bir öpücükle Mary'ye sürpriz yaptı.Tom surprised Mary with a kiss.
Tom kısa sürede Mary'ye yetişti.Tom soon caught up with Mary.
Tom Mary'nin arabasını sürmemeliydi.Tom shouldn't have driven Mary's car.
Tom Mary'yi uzun süre bekletti.Tom made Mary wait for a long time.
Tom uzun süre Mary'yi bekletti.Tom kept Mary waiting for a long time.
Tom gelecek cumartesi Mary için sürpriz bir doğum günü partisi düzenliyor.Tom is throwing a surprise birthday party for Mary next Saturday.
Tom Mary'nin tanıdığı araba süremeyen tek yetişkin.Tom is the only adult Mary knows who can't drive.
Tom Mary için bir sürpriz parti düzenliyor.Tom is planning a surprise birthday party for Mary.
Tom uzun süre Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary for quite a while.
Tom uzun süredir Mary'yi görmedi.Tom hasn't seen Mary for a long time.
Tom uzun süredir Mary'den haber almadı.Tom hasn't heard from Mary in a long time.
Tom, Mary'den üç yıldan fazla bir süredir hiç haber almadı.Tom hasn't heard anything from Mary for more than three years.
Tom uzun süredir Mary'yi sevmektedir.Tom has loved Mary for a long time.
Tom üç yıldan daha fazla süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for over three years.
Tom on yıla yakın bir süredir Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary for close to ten years.
Tom uzun süredir Mary'yi tanımaktadır.Tom has known Mary for a long time.
Tom'un Mary ile bir sürü ortak yanı var.Tom has a lot in common with Mary.
Tom arabasını sürmesi için Mary'ye izin verdi.Tom gave Mary permission to drive his car.
Tom Mary'nin arabasını Boston'a sürdü.Tom drove Mary's car to Boston.
Tom, Mary'nin araba sürmeyi nerede öğrendiğini bilmiyor.Tom doesn't know where Mary learned how to drive.
Tom istemediği sürece Mary ile dans etmek zorunda değildir.Tom doesn't have to dance with Mary unless he wants to.
Tom Mary'nin arabasını sürmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to drive his car.
Tom Mary'yi sürüş testi için kutladı.Tom congratulated Mary for her driving test.
Tom Mary'nin bir süre oturmasını rica etti.Tom asked Mary to sit down for a while.
Tom Mary'den çok hızlı sürmemesini rica etti.Tom asked Mary not to drive so fast.