sur ile cümle

sur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onun bir sürü arazisi var.He has a lot of land.
Kilometre performansı sürüş koşullarına göre değişir.Mileage varies with driving conditions.
Ne kadar süre önce Esperanto öğrenmeye başladın?How long ago did you start learning Esperanto?
Sana açıklamak çok uzun sürer.It would take too long to explain to you.
Biz bir süre sessizlik içinde birlikte oturduk.We sat together in silence for some time.
O kısa bir süre orada kaldı.She stayed there for a short while.
O, kısa bir süre o bölgede kaldı.She stayed in that area for a short while.
Dünyada ihtiyacım olmayan bir sürü güzel şeyler var.There are many beautiful things on earth that I don't need.
Arabanda kar lastikleri yoksa buzlu yollarda sürmemelisin.If your car doesn't have snow tires, you shouldn't drive on icy roads.
Tanrı şahidimdir ki Tom, planladığın sürpriz partiden ona bahsetmedim.As God as my witness Tom, I didn't tell her about the surprise party you're planning.
Surat asma.Don't make faces.
Ve bu sabah erken saatlere kadar sürdü.And it lasted until early morning.
Bir nöbet yaklaşık beş dakika sürer.A bout lasts about five minutes.
Yunanistan'da bir sürü ada vardır.There are many islands in Greece.
Afrika'da bir sürü yılan var.In Africa there are many lions.
Süre doldu. Lütfen sınavlarınızı verin.Time's up. Please pass in your exams.
Onu yapmamak için bir sürü iyi nedenler var.There are many good reasons not to do it.
Napolyon, Elba adasında sürgünde yaşadı.Napoleon lived in exile on the island of Elba.
Planımızın bir sürü ekstra avantajları var.Our plan has lots of additional advantages.
Keman ve piyano arasındaki fark nedir? Piyano daha uzun süre yanar.What's the difference between a violin and a piano? A piano burns longer.
Tek başına değişim, sürekli, sonsuz ve ölümsüzdür.Change alone is eternal, perpetual, immortal.
Polis onu araba sürerken mesaj çekmekle suçladı.The police accused her of texting while driving.
İlk kez araba sürdüğünde, kaç yaşındaydı?What age was she when she first drove a car?
Astronot olmak için olan eğitim yıllarca sürer.It takes many years of training to become an astronaut.
Bir yumurtayı kaynatmak yaklaşık on dakika sürer.It takes about ten minutes to boil an egg.
Nehirde bir sürü balık yakaladılar.They caught a lot of fish at the river.
Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı.The software company collapsed during the recession.
Kazadan sonra, onlar onu bir sürü makinelere bağladı.After the accident, they connected him to a lot of machines.
Bir kelebeğin kanadı bir sürü detay içerir.A butterfly's wing contains many details.
Onlar buluşmaları süresince kayak yapmaya gittiler.They went skiing during their date.
Sürmeden önce aracı kontrol et.Examine the car before you drive it.
Tom'un favori şarkıcısı sürekli değişiyor.Tom's favorite singer is always changing.
Mary doğum günü için bir sürü hediye aldı.Mary received many gifts for her birthday.
Tom'un kırık kolunun iyileşmesi birkaç hafta sürdü.Tom's broken arm took several weeks to heal.
Bir haftadan daha fazla bir süredir şiddetli yağışlar vardı.They've had heavy rains for over a week.
Bulutlar bir süre güneşi sakladı.The clouds hid the sun for a while.
Kendimi tanıtmak için sürücü belgemi kullandım.I used my driver's license to identify myself.
Ülkeniz ne kadar süredir bağımsız?How long has your country been independent?
Sarhoş sürücü geceyi nezarethanede geçirmek zorunda kaldı.The drunk driver had to spend the night in jail.
Erkek kardeşlerim sürekli çevresine şakalar yapıyor.My brothers are always joking around.
Komşumun oğlu sarhoş bir sürücü tarafından öldürüldü.My neighbor's son was killed by a drunk driver.
Yangından sonra, havadaki duman kokusu günlerce sürdü.After the fire, the smell of smoke in the air lasted for days.
Telefon görüşmesi altı saat sürdü.The telephone call lasted six hours.
Fırtına bir sürü yıldırım üretti.The thunderstorm produced a lot of lightning.
Hız sınırından daha hızlı sürmek tehlikelidir.It's dangerous to drive faster than the speed limit.
Bu buz küpleri kısa sürede eriyecek.These ice cubes will melt soon.
Araba sürerken, çukurlara dikkat et.While driving, mind the potholes.
Mary testinde bir sürü hata yaptı.Mary made a number of mistakes on her test.
Tom'un hükümete bir sürü vergi borcu var.Tom owes the government a lot of money in taxes.
Bütün evi boyamak üç gün sürdü.It took three days to paint the whole house.
Yüzme havuzlarında, su sürekli olarak filtrelerden pompalanır.In swimming pools, water is continuously pumped through a filter.
Sürprizlere iyi tepki veremem.I do not react well to surprises.
Bilgisayar tamiri tüm gün sürdü.The computer repair took all day.
Tamirci onarımın uzun sürmeyeceğini söyledi.The mechanic said the repair would not take long.
Tom sorumlu bir sürücüdür.Tom is a responsible driver.
Sarhoş sürücü araba kazasından sorumluydu.A drunk driver was responsible for the car accident.
Bisiklet sürmeyi bilmiyorum.I don't know how to ride a bicycle.
Tom parti hakkında konuşarak sürprizi bozdu.Tom ruined the surprise by talking about the party.
Bir fırtına anında araba sürmek tehlikeli olabilir.Driving during a storm can be dangerous.
Bilinmeyen bölgede araba sürdük.We drove through unfamiliar territory.

İlgili Sayfalar