sur ile cümle

sur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tokyo'dan Hawai'ye uçuş ne kadar sürüyor?How long is the flight from Tokyo to Hawaii?
Tokyo'dan Los Angeles'e uçmak ne kadar sürer?How long does it take to fly from Tokyo to Los Angeles?
Taksi sürücülerinin bile Tokyo'da sık sık kaybolduğunu duyuyorum.I hear that even taxi drivers often get lost in Tokyo.
Bir süre için eskisiyle yetinmek zorunda kalacağız.We'll have to make do with the old one for a while.
İstatistikler bu şehrin nüfusunun beş yıl içinde iki katına çıkacağını öne sürmektedir.Statistics suggest that the population of this town will double in five years.
İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.Trade between the two countries has been steadily growing.
Çok uzun süre güneşte kalma.Don't stay in the sun too long.
Japonya'da ortalama yaşam süresi nedir?What is the average life span in Japan?
Japonya'da insanlar solda araba sürer.In Japan people drive on the left.
Japonya'da yolun sol tarafında araba süreriz.In Japan, we drive on the left side of the road.
Japonya'da araba sürdüğünüzde soldan gitmeyi unutmayın.When you drive in Japan, remember to keep to the left.
Japonya'da bir sürü kaplıca var.There are a lot of hot springs in Japan.
Japonya'da bir sürü güzel mekân var.There are a lot of beautiful places in Japan.
Ne kadar süredir Japonya'da yaşıyorsunuz?How long have you lived in Japan?
Japonya'nın bir sürü güzel dağları var.Japan has a lot of beautiful mountains.
Japonya sürprizlerle dolu.Japan is full of surprises!
Japonya, Birleşik Devletlerle dostça ilişkiler sürdürüyor.Japan maintains friendly relations with the United States.
Japonya'da bir sürü insan siyasete kayıtsız.Lots of people in Japan are indifferent to politics.
Japonların Çinlilerle bir sürü ortak yönü var.The Japanese have a lot in common with the Chinese.
Ne kadar süredir hamilesin?How far along are you?
Kedi çitin altında süründü.The cat crept under the hedge.
Kedi kuşa doğru süründü.The cat crept toward the bird.
Çiftçi bütün gün tarlasını sürdü.The farmer plowed his field all day.
Çiftçiler sürekli havadan şikayet eder.Farmers always complain about the weather.
Kutuda bir sürü alet var.There are a lot of tools in the box.
Suç oranı sürekli olarak artıyor.The crime rate is rising steadily.
Refahın sonsuza dek sürmeyeceğini fark etmelisin.You must realize that prosperity does not last forever.
Bu romanı yazması ne kadar sürdü?How long did it take him to write this novel?
O tamamen iyileşmeden önce uzun bir süre geçecek.It will be a long time before he has fully recovered.
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musun?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun bu kadar muhteşem bir araba sürdüğünü hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine him driving such a splendid car?
Onun sürdüğü araba onunki değil.The car he's driving is not his.
O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.He argued that nuclear weapons were a threat to peace.
Onun daha sonra yaptığı benim için oldukça sürprizdi.What he did next was quite a surprise to me.
Onun başarısız olması sürpriz değil.It is no wonder that he failed.
Onun sürekli hakaretleri öfkemi uyandırdıHis constant insults aroused my anger.
O aradığında bir süredir kitap okuyordum.I had been reading a book for some time when he called.
Suratına bakınca kaybolduğu anlaşılıyor.His face says that he lost.
Onun suçlu olduğu gerçeği sürüyor.The fact remains that he is guilty.
Onunla yirmi yıldan daha fazla süredir samimiyim.I have been on friendly terms with him for more than twenty years.
Onunla teması sürdürmemelisin.You must not keep in touch with him.
Ne kadar süredir onu tanıyorsun?How long have you known him?
Uzun süredir onu tanıyor musun?Have you known him for a long time?
Ona dinlemesini söylemeyi sürdürüyorum ama o dinlemez.I keep telling him to listen, but he won't.
Annesi sürekli bundan şikayet eder.His mother is constantly complaining about it.
Annesi sürekli olarak bundan şikâyet ediyor.His mother is constantly complaining about it.
O çok dikkatli bir sürücüdür.He is a very careful driver.
Onun konuşması üç saat sürdü.His speech continued for three hours.
Kısa süre sonra erkek kardeşi eve geldi.His brother came home soon after.
Onun planı bir sürü para gerektirmektedir.His plan will call for a lot of money.
Karısı ona sürekli dırdır ediyor.His wife nags him constantly.
Onun işi, bir tur otobüsü sürücülüğüdür.His job is driving a sight-seeing bus.
Onun otobiyografisi bugün piyasaya sürüldü ve öğle saatlerine kadar satıldı.His autobiography was released today and was sold out by noon.
Onun arabası kısa sürede gözden kayboldu.His car soon went out of sight.
Çalışma odasında bir sürü kitap var.There are plenty of books in his study.
Onun sürekli hakaretleri onun öfkesini uyandırdı.His constant insults aroused her anger.
Dükkânı sürekli müşteri kaynıyor.His store is always crowded with customers.
Onun dikkatsiz sürüşü kazaya sebep oldu.His careless driving caused the accident.
Onun odasında bir sürü kitap var.There are a lot of books in his room.
Odasında bir sürü mobilya var.There is a lot of furniture in his room.

İlgili Sayfalar