Ana içeriğe geç
Sözlük

sunum ile cümle

sunum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu aslında lise öğrencilerine iki saatte yaptığım sunumun, üç dakikaya indirilmiş hali.Това всъщност е двучасова презентация, която изнасям на ученици, съкратена на три минути.
Bu aslında lise öğrencilerine iki saatte yaptığım sunumun, üç dakikaya indirilmiş hali.זאת בעצם הרצאה של שעתיים שאני מרצה לתלמידי תיכון, שמקוצצת לשלוש דקות.
Bu aslında lise öğrencilerine iki saatte yaptığım sunumun, üç dakikaya indirilmiş hali.فى الحقيقة هذة المحاضرة اعطيها لطلاب المدارس الثانوية لمدة ساعتين اختصرت الى ثلاثة دقائق
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?Als je niet eens een presentatie aankunt, hoe wil je dan een bedrijf leiden?
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?Asta demonstrează că dacă nu puteți face nici măcar o prezentare, cum naiba puteți conduce o companie?
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?Das zeigt mir: Wenn Sie nichtmal eine Präsentation hinbekommen, wie wollen Sie dann eine Firma führen?
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?저는 만약 당신이 프레젠테이션조차 제대로 못한다면 회사를 어떻게 운영할까라고 생각하게 하죠.
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?To mi mówi - skoro on nie potrafi przygotować prezentacji, to niby jak ma prowadzić firmę?
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?А тогда о каком управлении фирмой может идти речь? Все факторы сводятся вместе. может идти речь?
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?Това ми показва, че ако дори не можете да направите презентация, как въобще ще можете да управлявате компания?
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?זה מראה לי שאתה אפילו לא מסוגל לעשות מצגת איך לעזאזל תוכל לנהל חברה?
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?ذلك يجعلني أتشكك في مقدرتك حتى على القيام بالعرض الترويجي, فكيف يمكنك إدارة شركة؟
Bu bana şunu gösterir -- eğer bir sunumu bile yapamıyoranız, bir şirketi nasıl yöneteceksiniz?会社経営なんてできますか? これらすべてが関わってきます
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.이 건물은 사실 우리가 해왔던 어떤 프로젝트의 렌더링(3D) 보다 실제 건물이 더 렌더링(3D) 처럼 보이는 유일한 프로젝트 였습니다.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.To je naš edini projekt, pri katerem je končni rezultat videti bolj zasnova kot naše zasnove.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.Toto je jediný projekt, ktorý v skutočnosti vyzeral, akoby bol len zobrazený na počítači.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.Це єдиний з проектів, який ми зробили, де завершена річ більше виглядала як макет, ніж наші макети.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.Это единственный сделанный нами проект, где законченная вещь выглядела больше как макет, чем наши макеты.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.זהו הפרוייקט היחידי שעשינו בו המוצר המוגמר נראה יותר כמו הדמייה ממוחשבת מאשר ההדמייה הממוחשבת
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.هذا هو المشروع الوحيد الذي قمنا به بحيث ان الشيء المنجز بدا وكأنه عرضا صوريا أكثر من عروضنا الصورية الحقيقية.
Bu, bitmiş şeyin ilk defa bizim sunumlarımızdan daha fazla sunuma benzediği yaptığımız tek proje oldu.実際の完成品が 予想以上に完成予想図のようになってしまったものです (会場: 笑い声)
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Apropo, asta e o prezentare pe care am făcut-o consiliului nostru director.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.C'est, soit dit en passant, une présentation que nous avons faite devant notre conseil d'administration.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Das ist übrigens eine Präsentation, die wir unserem Vorstand vorgeführt haben.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Dat is een presentatie die we gemaakt hebben voor onze raad van bestuur.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Egyébként ezt a tanácsot adtuk az igazgatóságunknak.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Esa, por cierto, es una presentación que hicimos a nuestra junta de directores.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.참고로 우리 경영진에게도 그와 관련되 발표 하기도 했었죠.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Quella, a proposito, è una presentazione che abbiamo fatto alla commissione dei nostri direttori.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.To jest, przy okazji, nasza prezentacja przed naszym zarządem.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Toto je, mimochodom, prezentácia, ktorú sme robili nášmu vedeniu.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Това, между другото, е презентация, която изнесохме пред нашия борд на директорите.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.Это, кстати, презентация, которую мы провели для нашего совета директоров.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.זה, דרך אגב, מצגת שיצרנו לחבר המנהלים שלנו.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.و هذه, بالمناسبة, كانت مسرحية قدمناها لمجلس إداراتنا.
Bu, bu arada, yönetim kuruluna da yaptığımız bir sunum.雪の中に経営陣も引っ張り出しました 屋外でどう見えるかを知るには
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.Hermosa diapositiva que resume el estilo de presentar de Steve Jobs.
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.Это прекрасный слайд, в этом заключается стиль презентаций Стива Джобса.
Bu güzel bir yansı, Steve Jobs'ın sunum stilini özetliyor.大きなグラフィックス
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Aceste prezentュri publice sunt urmュrite cu interes sporit de cュtre presa interna゙io-nalュ.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Ces présentations publiques sont suivies avec intérêt parla presse internationale.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Deninternationale presse følger den offentlige forelæggelse af Rettens årsberetning meget nøje.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Dessa offentliga presentationer följs ingående av internationell press.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Deze openbare presentaties worden op de voet gevolgd door de internationale pers.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Estas apresentações públicas são acompanhadas de perto pela comunicação social internacional.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Estas presentaciones públicas son seguidas atentamente por la prensa internacional.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.In der anschließenden Debatte wird der Standpunkt der Kommission ebenfalls gehört.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Kansainvälinen lehdistö seuraa tarkasti näitä julkisia esittelyitä.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Tali presentazioni pubbliche sono seguite con vivo interessedalla stampa internazionale.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Te javne predstavitve podrobnospremlja mednarodni tisk.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Tieto verejné prezentácie sú starostlivo sledované medzinárodnou tlačou.
Bu halka açık sunumlar uluslararası basın tarafından yakından takip edilir.Tyto veřejnéprezentace pečlivě sleduje mezinárodní tisk.
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim."Dat was een sterk verhaal. Ik was erg onder de indruk van je presentatie.
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim."Esa es una gran historia y me impresionó mucho su presentación.
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim."Ez egy nagyszerű történet, és nagy hatással volt rám a bemutatója.
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim.그러잖아요, "정말 대단한 이야기네요." "발표하신 내용 보고 정말 감명받았어요."
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim."To była świetna opowieść i Pańska prezentacja zrobiła na mnie duże wrażenie.
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim."Замечательная история, я поражена вашей презентацией.
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim.ואמרה, "זה היה סיפור נהדר "ומאוד התרשמתי מהמצגת שלך.
"Bu harika bir hikayeydi, sunumunuzdan çok fazla etkilendim.قالت " كانت تلك قصة رائعة وقد اعجبت جدا بتقديمك.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod