Ana içeriğe geç
Sözlük

sunucu ile cümle

sunucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2014 yılından beri, The Tonight Show Starring Jimmy Fallon adlı talk-show'un sunuculuğunu yapmaktadır.Desde 2014, ele tem sido o anunciador do The Tonight Show Starring Jimmy Fallon.
127.0.0.1 localhost ::1 localhost Örnek bir sunucu dosyasına yöneticisi.O endereço 127.0.0.1 é reservado para teste (loopback) e comunicação entre processos da mesma máquina.
Tv Sunucusu Katherine Helmond ...Albert Breslau Katherine Helmond ....
Törenin ana sunucusu James Corden oldu.A cerimônia foi apresentada por James Corden.
BBC çocuk programı Blue Peter'da sunuculuk yapmıştır.Foi apresentador do programa infantil Blue Peter.
İstemci, sunucunun 21 numaralı portundan kontrol bağlantısı kurarak FTP sunucusuna bağlanır.Um cliente realiza uma conexão TCP para a porta 21 do servidor.
Yarışmanın sunuculuğunu Pat Kenny ve Michelle Rocca yapmıştır.Os apresentadores foram Pat Kenny e Michelle Rocca.
Web sunucularında istenen dosya bulunamadığında "HTTP 404 - Dosya bulunamıyor" hata iletisi döndürülür.Quando aconteciam erros, eles alertavam: “Room 404 - File Not Found”.
Bu metotlar sayesinde kullanıcılar sunucuların yükleme beklemeleri azalmıştır.Com base nisto, os meteorologistas reduziram suas estimativas.
Yvan Le Bolloc'h (d.20 Aralık 1961, Brest) , Fransız radyo ve Tv sunucusu, aktör.Yvan Le Bolloc'h (20 de dezembro de 1961) é um ator e apresentador de TV francês.
İşle ilgili yazılım sunucudadır.Citado em Written Commentary on Handel.
Sunucu 2005: Happy Birthday, Peter Pan (TV) (seslendirme) ....Nunca Terra em vez de Peter Pan (2005) Poesia ... ... ...
Sunuculuğunu Yigal Ravid, Dafna Dekel ve Sigal Shahamon yaptı.A câmera pousou e Dafna Dekel e Sigal Shahamon saíram.
Jameela Alia Burton-Jamil (doğum 25 Şubat 1986) İngiliz oyuncu, model, sunucu ve aktivist.Jameela Alia Jamil (Hampstead, 25 de fevereiro de 1986) é uma atriz, apresentadora e modelo britânica.
Ekim 2012'de, Byrne RTÉ kanalının yaptığı Football's Next Star programında sunuculuk yapmıştır.Em outubro de 2012, Nicky apresentou o reality show da RTÉ Football's Next Star.
Ters proxyler Web sunucuları üzerinden yükü azaltarak, Web isteklerine hızlı bir şekilde cevap verebilir.O Proxy Server localiza as entidades apropriadas e redireciona as requisições para elas.
Petra Mede yarışmanın sunuculuğunu tek başına yaptı."Claudia tocou a campainha sozinha.
Güvenli Web siteleri, SSL şifrelemesi Web sunucusu tarafından yürütülmez ters proxy sunucusuna devredilebilir.A criptografia SSL pode ser delegada ao próprio servidor proxy, em vez dos servidores Web.
Değiştirilen unsur ise verinin sunucu ve istemci arasında çerçevelenme ve taşınma şeklidir.(S) Conversão direta: troca-se o sujeito pelo predicado e vice-versa.
Sunucular için tasarlanmıştır.Foi destinado para os coristas.
2013 yılından beri Amerikalı sunucu Darren McMullen ile beraber.Reed está atualmente em um relacionamento com o australiano Darren McMullen desde julho de 2013.
Yarışmanın sunuculuğunu Helga Guitton yapmıştır.Helga Guitton foi a apresentadora do concurso dessa noite.
Bart, televizyon çocuk programı sunucusu Palyaço Krusty'nin en büyük hayranlarındandır.Na linha infantil, o grande sucesso é o programa do palhaço Bozo.
SSH sunucularına bağlanmak için atanmış standart TCP port numarası 22 dir.A porta TCP padrão 22 tem sido usada para contatar servidores SSH.
Ayrıca, soğutma maliyetleri de daha az sunucu soğutulduğu için azalır.Assim como, também, possuem a característica de resfriar mais lentamente.
Uygulamalar bir fiziksel sunucudan diğerine kolayca transfer edilebilmektedir.Contudo, é possível se transitar de uma ZOC inimiga para outra.
Mart 2004'e kadar g.a.g.'ın sunuculuğunu ve metin yazarlığını üstlendi.Até março de 2004, desempenhou funções como apresentadora e argumentista de g.a.g.
Bir sunucudaki oyuncu sayısı en fazla 64'e kadar çıkabilmektedir.O multiplayer do jogo suporta até 64 jogadores.
Sunucu Başak Doğru'ydu.O Ceifador estava certo.
Virginie Ledoyen törenin sunuculuğunu yaptı.Weddell testemunhou a cerimônia.
News spikerliği ve Fashion Police sunuculuğu görevlerini üstlenmektedir.Excetuam-se os divertimentos e as reuniões permitidas pela polícia.
ABD'nin en iyi program sunucusu olarak tanınmaktadır.Ficou conhecido como o melhor clube do Estado.
Sunucu, istemciye talep edilen servisleri sunar.Em resposta, a operadora enviará o demonstrativo de retorno solicitado.
Daha çok OS/360 işletim sistemi ve S/390 sunucularında kullanılır.O OS/390 é um sistema operacional da IBM para os mainframes das famílias System/370 e System/390.
Bu komut sonucunda sunucuda da yeni bir port açılır.E a construção de um novo porto era esperada.
Diğer problemler arasında da sunucuların yanlış yapılandırması, kullanıcı hataları gelmektedir.Outros problemas surgiram, como o pagamento errado aos atores.
VideoLAN: Açık kaynak kodlu medya oynatıcısı ve akışı sunucusu.VCEO: tensão entre coletor e emissor com a base aberta.
Fallon,1998-2004 yılları arasında Saturday Night Live programında sunucuydu.Higgins foi o co-argumentista principal do Saturday Night Live entre 1995-1997.
Şu anda TNA'da sunucu olarak çalışmakta.Atualmente, Hector trabalha na TNA.
Bunlardan Gina Dirawi tüm gösterilerde sunuculu yapacak.Ele é dublado por Frank Vincent em todas as suas aparições.
Raw'ın 14 Şubat'taki bölümünde The Rock'ın WrestleMania XXVII'nin konuk sunucusu olacağı açıklanmıştır.No Raw de 14 de fevereiro, foi anunciado que The Rock seria o apresentador do WrestleMania XXVII.
MTV Avrupa Müzik Ödülleri, her yıl sunucu şehrini değiştiriyor.O MTV Europe Music Awards sempre modifica a sua cidade anfitriã.
Sunucular da istemcilerde bulunan kullanıcı durumuyla ilgilenmezler.O servidor não cumpre uma das condições que o solicitante coloca na solicitação.
Kimlik doğrulama sunucusu (AS) istemcinin veri tabanında olup olmadığını kontrol eder.Apenas o(a) visitante do site pode decidir se deseja salvá-las ou não.
Jon Stewart törenin sunuculuğunu yapmıştır.A premiação foi apresentada por Jon Stewart.
Ulusal bir Fransız Televizyonunda sunucudur.Faz parte do grupo France Télévisions.
TRT'de çocuk programlarında sunuculuk yaptı.Foi aí que Wolff escreveu Children under Stress.
Yarışmanın sunuculuğunu Helga Vlahović Brnobić ve Oliver Mlakar yapmıştır.Os apresentadores do festival foram Helga Vlahović e Oliver Mlakar.
Bir sunucuyu çalıştırmanın ve satın almanın maliyeti yüksektir.Mas os custos de erguer e manter obras desse tipo são altíssimos.
İstemci sistemindeki tüm girdiler, yazılımın gerçekleştirildiği sunucuya iletilir.Nela está implementados tudo que aparece quando o sistema operacional é carregado.
1990'lı yıllarda çeşitli TV programlarının sunuculuğunu yaptı.Foi criado na década de 1990 com sua programação variada.
Sunucu ise Lauren Hutton'dur.Embaixador Lauren Hutton...
Çiftlikteki eğlence ahırının sunucusudur ve komedyenlik yapar.Caçar em Grupo é uma atividade divertida e vantajosa.
Bu durum, sunucu dosyasının korunmasını da güçleştirmiştir.Além disso elas evitam comprometer a análise dos dados.
İspanyol kanalı Antena 3'ün sunucusudur.Também emite em TDT o canal Antena 3.
Redis bir veri yapısı sunucusudur.Redis é uma estrutura de dados do servidor.
Sunucu görevi gören bilgisayarlar için tercih edilir.Prefere os computadores às pessoas.
21 Aralık 1965), Amerikalı televizyon ve radyo sunucusu.26 de Maio de 1956: Rêde Unidas de Rádio.
Dosya iletim (İng. file transfer protocol; kısaca FTP) sunucusu.Ler esse arquivo de configuração. -o=?
JavaScript, Node.js gibi platformlar sayesinde sunucu tarafında da yaygın olarak kullanılmaktadır.É também bastante utilizada do lado do servidor através de ambientes como o node.js.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod