Microsoft Azure ekibi ayrıca Sunucu ekibi ile yakın çalışıyor.El equipo de Azure también está trabajando estrechamente con el equipo de Windows Server.
Oyunun çevrim içi sunucuları hali hazırda sürmektedir.El Prólogo del juego se desarrolla en torno a ella.
Bu yetki sunucu yöneticilerine verilmiştir.4.- Comuníquese al Poder Ejecutivo.
Linux dağıtımları LAMP sunucu-yazılım kombinasyonunun (Linux, Apache, MySQL, PHP) köşe taşıdır.Se clasifica, por tanto, como software LAMP (Linux, Apache, MySQL y PHP).
Şikayetlerin alınması durumunda, beyaz listenin operatörü bir sunucuyu listeden çıkarabilir.El operador de la lista blanca puede quitar de ella algún servidor o remitente si se recibe una queja.
Ne var ki, vekil sunucular tıkanabilir ya da erişim izinleri bulunmayabilir.Un guardés permitía o denegaba el ingreso.
"Bunlar sunucu değil artist".Quizá sí en lo comercial, no en lo artístico.»
30 yıl boyunca sunucusu olduğu The Tonight Show Starring Johnny Carson (1962-1992) tv programı ile bilinirdi.Es mejor conocido como el presentador de The Tonight Show, protagonizado por Johnny Carson (1962–1992).
Başka sunuculardan birliklerle eşleşir.Una convivencia con otras unidades .
Ardından radyo sunuculuğuna geçiş yaptı.A la radio llegó por casualidad.
Diğer tüm kaynaklardan yayın çerçeveleri yalnızca sunucu/sağlayıcı düğümlerine yönlendirilir.Algunas máquins solamente ofrecen interruptores on/off.
Törenin sunuculuğunu Ricky Gervais yapmıştır.Ricky Gervais como sí mismo.
Sunucuları 2007 yılında kapatılmıştır.Las conversaciones fueron suspendidas definitivamente en 2007.
Bir sunucudaki oyuncu sayısı en fazla 64'e kadar çıkabilmektedir.En cada clan puede haber un máximo de 64 miembros.
Her zaman sabah uyanır, ve kendi hava durumu sunuculuğuna yetişmek için arabasına atlar.Por la mañana la despierta el teléfono y la llaman para que acuda a su chalet vacío.
Bir sunucuyu çalıştırmanın ve satın almanın maliyeti yüksektir.Es importante adquirir y mantener una velocidad alta.
Ödül töreninin sunuculuğunu üst üste üçüncü kez aktör ve komedyen Dani Rovira gerçekleştirdi.En su primera temporada estuvo presentado por el humorista y actor Dani Rovira.
İnternet telefonu sunucusu.Consejero delegado de Telefónica.
Törenin sunuculuğunu Tuğrul Tülek yaptı.En esa ocasión los encargados de cerrar el evento fue Carajo.
Mete Avunduk, radyo sunuculuğuna bir İnternet radyosu olan Standart FM'de devam etmektedir.Una novedad en el Online es que tendremos por radio al Ingeniero de Pista.
Şovun sunuculuğunu LL Cool J yapmıştır.LL Cool J hizo una aparición especial en la película.
1968), Bosnalı sunucu ve şarkıcıdır.1968) toca el bajo eléctrico y es cantante.
Daha sonra sunucu aşağıdaki işlemleri uygular.Se espera que los operadores mantengan los niveles debajo de él dentro de lo que cabe.
Samba sürüm 3 dahil Microsoft Windows istemcileri ve sunucuları ile sıkı bir entegrasyon sağlar.La inclusión de Samba versión 3 permite una estrecha integración con Windowsclientes y servidores.
16 Ekim 2006'da MSN Chat, sunucularını kapattı.El 6 de febrero 2006 MNG cesó todos los vuelos de pasajeros.
Törende sunucu Selena Gomez, MTV'nin tüm dünyadan 154 milyon oy aldığını açıkladı.Durante la serata Selena Gomez ha annunciato che MTV ha ricevuto oltre 154 milioni di voti da tutto il mondo.
(Tüm bunlar sunucuda değil, istemci cihaz üzerinde gerçekleşmektedir.)Ciò che rimane è costituito da frammenti (1,1-5,28; 9,39-10,19; 13,36-14,3; 27,4-28,31).
Fransız aktör Lambert Wilson festivalin açılış ve kapanış törenlerinin sunuculuğunu üstlenmiştir.L'attore francese Lambert Wilson ha aperto e chiuso la cerimonia.
Ocak 2014 yılından Todorenko oldu yeni tv sunucusu proje «Oryol & Reshka».Da gennaio 2014 Todorenko è diventata la nuova presentatrice del progetto «Oryol & Reshka».
Bu değişiklikler, harici bir sunucu kullanmak yerine P2P SIP'in kullanımını içeriyordu.Questi cambiamenti includono l'uso di SIP P2P invece di utilizzare un server esterno.
Sunucu ise Lauren Hutton'dur.Così venne assunta Lauren Hutton.
Programın sunuculuğunu ise Sandra Oh ve Andy Samberg'in birlikte gerçekleştirdi.A condurre quest'edizione sono stati gli attori Sandra Oh e Andy Samberg.
Kopyalanan öğelere en fazla 30 güne kadar Google'ın sunucularında depolanır.Gli elementi copiati sono memorizzati sui server di Google per un massimo di 30 giorni.
Hewlett-Packard 27 Nisan 2007 tarihine kadar OpenVMS ile Alfa sunucularını ve Tru64 UNIX'i satmıştır.HP ha continuato a vendere la linea AlphaServer con OpenVMS e Tru64 UNIX fino al 27 ottobre 2006.
2013 ve 2014 yıllarında Howell ve Lester Brit Awards kulisinde sunuculuk yapmışlardır.Nel 2013 e nel 2014, Howell e Lester sono i presentatori del backstage dei Brit Awards.
Désirée Nosbusch (14 Ocak 1965, Esch-sur-Alzette) Lüksemburglu televizyon sunucusu ve aktris.Désirée Nosbusch (Esch-sur-Alzette, 14 gennaio 1965) è un'attrice e conduttrice televisiva lussemburghese.
Sunucu Carlo Conti ile röportaj yapmıştır.Entrò a sorpresa nello studio del programma con Carlo Conti.
Bu yetki sunucu yöneticilerine verilmiştir.È conferita soltanto a capi di stato.
TLS sunucusu kendinden imzalı (self-signed) sertifikasıyla da yapılandırılabilir.Un server TLS può essere configurato con un certificato auto-firmato.
OPTIONS OPTIONS isteği sunucunun kabul ettiği istek tiplerini döndürür.OPTIONS Una richiesta di tipo OPTIONS ritorna il tipo di richieste che il server accetterà.
Oyuncu ve TV Sunucu olan Adil Khan isimli bir kardeşi vardır.Ha un fratello minore di nome Adil Khan, che è un attore e presentatore televisivo.
IRC sunucularına bağlanmak için bazı programlara gerek vardır.Hanno pianificato gli attacchi su reti IRC.
Yarışmanın sunuculuğunu Clara Henry, David Lindgren ve Hasse Andersson üstlenmiştir.I presentatori di quest'edizione sono stati Clara Henry, David Lindgren e Hasse Andersson.
Sabine Azéma törenin sunuculuğunu yaptı.Guido affretta la cerimonia.
LESS sunucu veya istemci tarafından çalıştırılabilir.Esso può essere espletato attraverso supplica o preghiera.
Törenin sunuculuğu, dönemin AMPAS başkanı Douglas Fairbanks gerçekleştirdi.In seguito, venne celebrata una cerimonia privata organizzata da Douglas Fairbanks.
Linux dağıtımları LAMP sunucu-yazılım kombinasyonunun (Linux, Apache, MySQL, PHP) köşe taşıdır.Un esempio è il pacchetto LAMP (Linux, Apache, MySQL, PHP).
Lise Rønne (doğum 1 Kasım 1978 Viborg, Danimarka) Danimarkalı televizyon sunucusu.Lise Rønne (Viborg, 1º novembre 1978) è una conduttrice televisiva danese.
Yarışmanın sunuculuğunu Denise Fabre ve Léon Zitrone yapmıştır.Per la prima volta il concorso fu presentato da due persone: Denise Fabré e Léon Zitrone.
Bütün medya akışlarını durdurur ve sunucudaki bütün oturumla ilgili verileri kurtarır.Ferma tutti i media stream e libera tutti i dati relativi alla sessione sul server.
Sunucu cevabı istemciye bildirir.Reply: Il server risponde alla richiesta.
Shemar Franklin Moore (20 Nisan 1970, Oakland), Amerikalı oyuncu, model, sunucu.Shemar Franklin Moore (Oakland, 20 aprile 1970) è un attore e modello statunitense.
Birden çok gerçek sunucuya atanabilir.Quasi sempre acquista velocemente vere caratteristiche urbane.
1970 ve 80'li yıllarda birçok Amerikan televizyon kanalında muhabir ve haber sunucusu olarak çalıştı.Tra gli anni Settanta e Ottanta ha lavorato come commentatore per le televisioni americane e australiane.
Bir sertifika birden fazla sunucu isimleri (ya da web siteleri) için geçerli olabilmektedir.Un certificato può essere valido per più nomi host (più siti web).
Sunucu Red Hat Enterprise Linux üzerinde çalışıyor.ROSA Enterprise Linux Server è basato su Red Hat Enterprise Linux.
Tam sürüm olarak 4 sunucuyla açılmıştır.Spesso abbreviato come 4-koma.
Bu tören, Seth MacFarlane'in sunuculuğunu yaptığı ilk ödül töreni oldu.A condurre la serata è stato per la prima volta il comico Seth MacFarlane.
Çünkü birçok DHCP sunucusu BOOTP desteği de sunmaktadır.La maggior parte di server DHCP offrono anche il supporto per il protocollo BOOTP.
Super Quark (bilim ve belgeseller), sunuculuğunu Piero Angela yapmaktadır.È poi proseguita la trasmissione di divulgazione scientifica Superquark condotta da Piero Angela.