RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.새벽과 저녁마다 서서 여호와께 축사하며 찬송하며
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều , họ phải đứng tại đó cảm_tạ và ngợi_khen Ðức_Giê - hô-va ;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.mỗi buổi sớm và buổi chiều, họ phải đứng tại đó cảm tạ và ngợi khen Ðức Giê-hô-va;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.seisoa joka aamu kiittämässä ja ylistämässä Herraa, ja samoin joka ilta;
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.Selain itu mereka harus menyanyi untuk memuji TUHAN setiap pagi dan setiap malam
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ter naj stojé vsako jutro, da hvalijo in slave GOSPODA, takisto zvečer,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.und zu stehen des Morgens, zu danken und zu loben den HERRN, und des Abends auch also,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.και δια να ιστανται καθ' εκαστην πρωιαν και εσπεραν, δια να υμνωσι και να δοξολογωσι τον Κυριον
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и всяка заран да стоят за да славят и хвалят Господа, тоже и вечер,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.и чтобы становились каждое утро благодарить и славословить Господа, также и вечером,
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ולעמד בבקר בבקר להדות ולהלל ליהוה וכן לערב׃
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.ولاجل الوقوف كل صباح لحمد الرب وتسبيحه وكذلك في المساء.
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早 晚 、 站 立 稱 謝 讚 美 耶 和 華
RABbe şükretmek, övgüler sunmak üzere her sabah ve akşam tapınakta hazır bulunacaklardı.每 日 早晚 、 站立 稱謝讚 美 耶和華
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Des services de santé publics sont offerts par les centres médicaux (terveysasema).
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Julkisia terveyspalveluita tarjoavat terveysasemat.
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Offentliga hälsovårdstjänster tillhandahålls av hälsostationerna (terveysasema).
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.Государственные медицинские услуги оказывают поликлиники (terveysasema).
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.تقدم الخدمات الصحية العامة العيادات الصحية (terveysasema).
Resmi sağlık hizmetlerini, sağlık merkezleri (terveysasema) sunmaktadır.健康门诊(terveysasema)为居民提供公众医疗健康服务。健康门诊的服务时间为工作日8:00-16:00。医生、护理师和健康护理师在门诊里提供专业服务。
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar. Alan olmadı.처음에는 건강을 위한 제품으로 팔았는데, 아무도 사지 않았어요.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar. Alan olmadı.הן ניסו למכור סבון בתור משהו בריא. לא קנו אותו.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar. Alan olmadı.وحاولوا بيع الصابون كسلعة صحية. لم يشتره أحد.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar. Alan olmadı.セクシーを売りにすると 石鹸は良く売れたのです
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Hanno provato a vendere il sapone perché era sanitario.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Họ cố rao bán xà phòng trên phương diện sức khỏe.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Ils ont essayé de vendre le savon comme quelque chose de sain.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Încercau să vândă săpun spunând că este sănătos.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Intentaron vender el jabón como algo saludable.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Mereka mencoba menjual sabun sebagai produk kesehatan.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Próbowali sprzedać mydło mówiąc, że jest zdrowe.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Sie haben versucht, Seife als gesund zu verkaufen.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Tentaram vender o sabão como sendo saudável.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Ze zeiden dat zeep gezond was.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Zkoušeli prodávat mýdlo jako zdravé.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Προσπάθησαν να πουλήσουν το σαπούνι ως κάτι υγιές.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Вони рекламували мило як ключ до здоров'я.
Sabunu sağlıklı bir şey olarak sunmaya çalıştılar.Они рекламировали пользу мыла для здоровья.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Dois países, apenas, comunicam dados recentes, revelando tendências diferentes.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Endast två länder har redovisat nyare uppgifter vilka går i olika riktningar.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Iba dve krajiny poskytli najnovšie údaje, ktoré ukazujú rôzne trendy.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.În plus, există factori importanţi contradictorii.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Kun to lande indberetter nye data, som viser forskellige tendenser.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Nur zwei Länder melden in diesem Zusammenhang jüngere Daten, wobei diese unterschiedliche Tendenzen belegen.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Pouze dvě země uvedly údaje z poslední doby, které ukazují odlišné trendy.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Prevalencia del consumo de drogas por vía parenteral
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Samo dve državi sporočata novejše podatke, ki pa kažejo različne trende.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Solo due paesi dispongono di dati recenti, che evidenziano tendenze diverse.
Sadece iki ülke, farklı eğilimler sergileyen yeni veriler sunmaktadır.Χ ρ ή σ τ ε ì ο p i ιο ε ι δ ώ ν υ p i ό θ ε ρα p i ε ία
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.A célközönség többségének csak Olaszországban és Luxemburgban biztosítják ezt a szolgáltatást.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.Inga uppgifter är tillgängliga för Bulgarien.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.Len Taliansko a Luxembursko poskytujú túto službu väčšine cieľovej populácie.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.Maatregelen moeten dan ook specifiek op hen gericht zijn.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.Seuls l’Italie et le Luxembourg fournissent ce service à la majorité de la population cible.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.Soltanto l’Italia e il Lussemburgo forniscono questo servizio alla maggior parte della popolazione target.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.Vain Italia ja Luxemburg tarjoavat tätä palvelua enemmistölle kohdeväestöstä.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.W przypadku Bułgarii, Niemiec i Francji nie ma dostępnych informacji.
Sadece İtalya ve Lüksemburg bu hizmeti hedef kitlenin çoğunluğuna sunmaktadır.Липсват данни за България.
Sağlık ve diş bakım merkezleri, ana sağlık ocakları ve hastaneler resmi sağlık hizmetleri sunmaktadır.Estos servicios se componen de centros de salud, centros odontológicos y hospitales.
Sağlık ve diş bakım merkezleri, ana sağlık ocakları ve hastaneler resmi sağlık hizmetleri sunmaktadır.Julkisia terveyspalveluja tarjoavat terveysasemat, hammashoitolat, neuvolat ja sairaalat.