Birçok dernek, boş zamanlarda yapılabilecek faaliyetler ve her yaştan kişiye grup desteği sunar.Помимо этого, многие из этих организаций зачастую организуют досуг и поддержку в группах взаимопомощи.
Birçok dernek, eğitim, danışmanlık ve değişik destek hizmetleri sunar.Många organisationer erbjuder även utbildning, rådgivning och olika stödtjänster.
Birçok dernek, eğitim, danışmanlık ve değişik destek hizmetleri sunar.Monet järjestöt tarjoavat myös koulutusta, neuvontaa ja erilaisia tukipalveluja.
Birçok dernek, eğitim, danışmanlık ve değişik destek hizmetleri sunar.Muchas organizaciones ofrecen también cursos, asesoramiento y diversos servicios de asistencia.
Birçok dernek, eğitim, danışmanlık ve değişik destek hizmetleri sunar.Многие организации также предлагают обучение, консультацию и различные вспомогательные услуги.
Birçok dernek, eğitim, danışmanlık ve değişik destek hizmetleri sunar.العديد من الجمعيات تقدم أيضاً تعليماً وإرشاداً ومختلف خدمات الدعم.
Birlikte Okuyalım Grupları (Luetaan yhdessä-verkosto) göçmen kadınlara okuma yazma ve Fince dil eğitimi sunar.Luetaan yhdessä-verkosto tarjoaa lukutaidon ja suomen kielen opetusta maahanmuuttajanaisille.
Birlikte Okuyalım Grupları (Luetaan yhdessä-verkosto) göçmen kadınlara okuma yazma ve Fince dil eğitimi sunar.شبكة – نقرأ معاً (Luetaan yhdessä-verkosto) تقدم تعليم مهارات القراءة وتعلم اللغة الفنلندية للنساء المهاجرات.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Cette section vous donne une brève description de ce que fait chaque menu
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Det næste afsnit giver dig en kort beskrivelse af hvad hvert menupunkt gør.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Deze sectie geeft u een korte beschrijving van de functie van elke module.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Dieser Abschnitt enthält eine kurze Beschreibung zu den einzelnen Menüpunkten.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.En la siguiente sección se ofrece una breve descripción de la función de cada elemento de menú.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Esta secção dá- lhe uma descrição breve do que cada item do menu faz.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Naslednji razdelek vam poda kratek opis, kaj dela vsak ukaz posebej v menujih.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Nästa avsnitt ger en kortfattad beskrivning av vad varje menyval gör.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Questa sezione offre una breve descrizione della funzione delle varie voci dei menu.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Secţiunea următoare vă prezintă o descriere scurtă a funcţiei fiecărui item de meniu.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Ta sekcja opisuje z grubsza funkcje każdego wpisu w menu.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Tento oddíl podává stručný popis jednotlivých nabídek Ovládacího centra.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.Далее кратко описано содержание меню.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.У цьому розділі наведено короткий опис дій, які виконуються за кожним з пунктів меню.
Bir sonraki bölüm size her menü elemanının ne yaptığı hakkında kısa bilgiler sunar.次のセクションでは、各メニュー項目の機能を簡単に説明します。
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Chúng ta có một cái bàn thờ, phàm kẻ hầu việc trong đền tạm không có phép lấy gì tại đó mà ăn.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Chúng_ta có một cái bàn_thờ , phàm kẻ hầu việc trong đền tạm không có phép lấy gì tại đó mà ăn .
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Imamo oltar, ki ž njega ne smejo jesti, kateri služijo šatoru.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.우리에게 제단이 있는데 그 위에 있는 제물을 장막에서 섬기는 자들이 이 제단에게 먹을 권이 없나니
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Máme oltár, z ktorého jesť nemajú práva tí, ktorí svätoslúžia stánu.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Mámeť oltář, z něhož nemají moci jísti ti, jenž stánku slouží.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Mamy ołtarz, z którego nie mają wolności jeść ci, którzy przybytkowi służą.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Meillä on uhrialttari, josta majassa palvelevilla ei ole valta syödä.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Noi avem un altar, din care n'au drept să mănînce ceice fac slujbă în cort.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Nous avons un autel dont ceux qui font le service au tabernacle n`ont pas le pouvoir de manger.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Temos um altar, do qual não têm direito de comer os que servem ao tabernáculo.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Tenemos un altar del cual los que sirven en el tabernáculo no tienen derecho a comer
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Van oltárunk, a melyrõl nincs joguk enni azoknak, a kik a sátornak szolgálnak.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi har et alter som de ikke har rett til å ete av de som tjener ved teltet;
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi hava ett altare, från vilket de som göra tjänst vid tabernaklet icke hava rätt att få något att äta.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Vi have et Alter, hvorfra de, som tjene ved Tabernaklet, ikke have Ret til at spise.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Wij hebben een altaar, waarvan niet gegeten mag worden door mensen die in dienst staan van het oude verbond.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Wir haben einen Altar, davon nicht Macht haben zu essen, die der Hütte pflegen.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Εχομεν θυσιαστηριον, εξ ου δεν εχουσιν εξουσιαν να φαγωσιν οι λατρευοντες εις την σκηνην.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.А особено ви се моля да правите това, за да ви бъда по-скоро повърнат.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Маємо жертівню, з котрої не мають права їсти, хто служить скинї.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.Мы имеем жертвенник, от которого не имеют правапитаться служащие скинии.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.יש לנו מזבח אשר אינם רשאים לאכל מעליו משרתי המשכן׃
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.لنا مذبح لا سلطان للذين يخدمون المسكن ان يأكلوا منه.
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.我 們 有 一 祭 壇 、 上 面 的 祭 物 是 那 些 在 帳 幕 中 供 職 的 人 不 可 同 喫 的
Bir sunağımız var ki, tapınma çadırında hizmet edenlerin ondan yemeye hakları yoktur.我 們有 一 祭壇 、 上面 的 祭物 是 那些 在 帳幕 中 供職 的 人 不 可同喫的
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.그가 거기서 단을 쌓고 그곳을 엘벧엘이라 불렀으니 이는 그 형의 낯을 피할 때에 하나님이 그에게 거기서 나타나셨음이더라
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.ויבן שם מזבח ויקרא למקום אל בית אל כי שם נגלו אליו האלהים בברחו מפני אחיו׃
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.وبنى هناك مذبحا ودعا المكان ايل بيت ايل. لانه هناك ظهر له الله حين هرب من وجه اخيه.
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.他 在 那 裡築 了 一 座 壇 、 就 給 那 地方 起名 叫 伊勒伯特利 、 〔 就 是 伯特利 之 神 的 意思 〕 因 為 他 逃避 他 哥哥 的 時候 、 神 在 那 裡 向 他 顯現
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.alle zonder gebreken en de bijbehorende spijs en drankoffers bij elk van deze dieren offeren.
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.con le loro oblazioni e le libazioni per i giovenchi, gli arieti e gli agnelli secondo il numero e il rit
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.en de bijbehorende spijs en drankoffers offeren.
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.en de gewone spijs en drankoffers.
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.en de voorgeschreven spijs en drankoffers daarbij offeren.
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.ich obilnú obeť a ich liate obeti na junca, barana a baránkov podľa ich počtu a podľa obyčajného poriadku
Boğa, koç ve kuzularla sayısına göre istenilen tahıl sunularını ve dökmelik sunuları sunacaksınız.ich obilnú obeť a ich liate obeti na juncov, baranov a baránkov podľa ich počtu a podľa obyčajného poriadku