Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Noga moja stanęła na równinie; w zgromadzeniach będę błogosławił Pana.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Noga moja stoji na ravnem, v zborih bom slavil GOSPODA.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Noha má stojí na rovině, v shromážděních svatých dobrořečiti budu Hospodinu.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.O meu pé está firme em terreno plano; nas congregações bendirei ao Senhor.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Piciorul meu stă pe calea cea dreaptă: voi binecuvînta pe Domnul în adunări.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Ο πους μου ισταται εν τη ευθυτητι εν εκκλησιαις θελω ευλογει τον Κυριον.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.Ногата ми стои на равно място; В събранията ще благославям Господа.
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.רגלי עמדה במישור במקהלים אברך יהוה׃
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.رجلي واقفة على سهل. في الجماعات ابارك الرب
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.我 的 腳 站 在 平 坦 地 方 . 在 眾 會 中 我 要 稱 頌 耶 和 華
Ayağım emin yerde duruyor. Topluluk içinde sana övgüler sunacağım, ya RAB.我的腳站 在 平坦 地方 . 在 眾會 中 我 要 稱頌 耶和華
Ayrıca sorunlu metamfetamin kullanımına ilişkin yeni tahminler sunan da sadece bu iki ülke olmuştur.A iba tieto dve krajiny hlásia najnovšie odhady problémového užívania.
Ayrıca sorunlu metamfetamin kullanımına ilişkin yeni tahminler sunan da sadece bu iki ülke olmuştur.Og kun disse to lande indberetter nye skøn over problematisk brug.
Ayrıca sorunlu metamfetamin kullanımına ilişkin yeni tahminler sunan da sadece bu iki ülke olmuştur.Şi numai aceste două ţări raportează estimări recente ale consumului problematic.
Ayrıca sorunlu metamfetamin kullanımına ilişkin yeni tahminler sunan da sadece bu iki ülke olmuştur.Vain näistä kahdesta maasta on saatu tuoreita arvioita ongelmakäytöstä.
Ayrıca sorunlu metamfetamin kullanımına ilişkin yeni tahminler sunan da sadece bu iki ülke olmuştur.Y solo estos dos países proporcionan estimaciones recientes de consumo problemático.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Allereerst bouwde hij een tempel en een altaar voor Baäl in Samaria.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.A postavil Bálovi oltár v dome Bálovom, ktorý vystavil v Samárii.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.A ridicat un altar lui Baal în templul lui Baal pe care l -a zidit la Samaria,
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.A vzdělal oltář Bálovi v chrámě Bálově, kterýž byl ustavěl v Samaří.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.e levantou um altar a Baal na casa de Baal que ele edificara em Samária;
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Eresse un altare a Baal nel tempio di Baal, che egli aveva costruito in Samaria
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Erigió un altar a Baal en el templo de Baal que había edificado en Samaria
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.És oltárt emele a Baálnak a Baál házában, a melyet Samariában épített.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Han opreiste et alter for Ba'al i det Ba'als-tempel han hadde bygget i Samaria.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Han rejste Ba'al et Alter i Ba'alstemplet, som han lod bygge i Samaria.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Il éleva un autel à Baal dans la maison de Baal qu`il bâtit à Samarie,
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.In zgradil je Baalu oltar v hiši Baalovi, ki jo je bil sezidal v Samariji.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.I wystawił ołtarz Baalowi w domu Baalowym, który był zbudował w Samaryi.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Ja hän pystytti alttarin Baalille Baalin temppeliin, jonka hän oli rakentanut Samariaan.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.사마리아에 건축한 바알의 사당 속에 바알을 위하여 단을 쌓으며
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Người lập một bàn thờ cho Ba-anh tại trong miễu của Ba-anh mà người đã cất tại Sa-ma-ri.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Người lập một bàn_thờ cho Ba-anh tại trong miễu của Ba-anh mà người đã cất tại Sa-ma-ri .
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Och han reste ett altare åt Baal i Baalstemplet som han hade byggt i Samaria.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.und richtete Baal einen Altar auf im Hause Baals, das er baute zu Samaria,
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.Και ανηγειρε βωμον εις τον Βααλ εντος του οικου του Βααλ, τον οποιον ωκοδομησεν εν Σαμαρεια.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.И издигна жертвеник на Ваала във Вааловото капище, което построи в Самария.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.И поставил он Ваалу жертвенник в капище Ваала, который построилв Самарии.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.ויקם מזבח לבעל בית הבעל אשר בנה בשמרון׃
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.واقام مذبحا للبعل في بيت البعل الذي بناه في السامرة.
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.在 撒 瑪 利 亞 建 造 巴 力 的 廟 、 在 廟 裡 為 巴 力 築 壇
Baal için Samiriyede yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.在 撒瑪利亞 建造 巴力 的 廟 、 在 廟裡為 巴力 築壇
Bakalım neler sunabiliyor.Cominciamo ad analizzarlo.
Bakalım neler sunabiliyor.Commençons à le déballer.
Bakalım neler sunabiliyor.Empecemos desempacándolo.
Bakalım neler sunabiliyor.지금부터 풀어나가 보죠.
Bakalım neler sunabiliyor.Pozrime sa na ňu bližšie.
Bakalım neler sunabiliyor.Să dezvăluim lucrurile.
Bakalım neler sunabiliyor.Schauen wir uns das genauer an.
Bakalım neler sunabiliyor.Zacznijmy go odkrywać.
Bakalım neler sunabiliyor.Ας αρχίσουμε να την ανακαλύπτουμε.
Bakalım neler sunabiliyor.Давайте начнём распаковывать его.
Bakalım neler sunabiliyor.Да започнем да го разопаковаме.
Bakalım neler sunabiliyor.בואו ונגלה אותה
Bakalım neler sunabiliyor.دعونا نبدأ بفك تلك الحزم.
Bakalım neler sunabiliyor.アフリカは2番目に大きな大陸です。アジア大陸の次です
Bakanlýk, yüksek öðrenimin durumu hakkýnda yýllýk bir rapor hazýrlar ve sunar. Kýsaltma: MŠ.El ministerio elabora y publica un informe anual sobre el estado de la educación superior.
Bakanlýk, yüksek öðrenimin durumu hakkýnda yýllýk bir rapor hazýrlar ve sunar. Kýsaltma: MŠ.Le ministère établit et publie un rapport annuel sur la situation de l’enseignement supérieur. Acronyme: MŠ.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.A Balák urobil tak, ako hovoril Balám. Potom obetoval Balák a Balám junca a barana na každom oltári.
Balak onun dediğini yaptı. Balakla Balam her sunağın üstünde birer boğayla koç sundular.Balac hizo como le dijo Balaam, y ofrecieron Balac y Balaam un toro y un carnero en cada altar