Ana içeriğe geç
Sözlük

suna ile cümle

suna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.ثم بوق الملاك السادس فسمعت صوتا واحدا من اربعة قرون مذبح الذهب الذي امام الله
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第 六 位 天 使 吹 號 、 我 就 聽 見 有 聲 音 、 從 神 面 前 金 壇 的 四 角 出 來
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第六 位 天使 吹號 、 我 就 聽見 有 聲音 、 從神 面前 金壇 的 四 角 出來
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Apoi a aşezat altarul de aur în cortul întîlnirii în faţa perdelei dinlăuntru;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.A postavil zlatý oltár v stáne shromaždenia pred oponou.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Az arany oltárt pedig helyhezteté a gyülekezet sátorába a függöny elébe.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Collocò poi l'altare d'oro nella tenda del convegno, davanti al velo
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Ðể bàn thờ bằng vàng trước bức màn trong hội mạc;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Ðể bàn_thờ bằng vàng trước bức màn trong hội mạc ;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Derpå stillede han Guldalteret op i Åbenbaringsteltet foran Forhænget,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Het gouden altaar zette hij in de tabernakel naast het gordijn
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Il plaça l`autel d`or dans la tente d`assignation, devant le voile;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.In postavil je zlati oltar v shodni šator pred pregrinjalo
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Ja hän asetti kultaisen alttarin ilmestysmajaan esiripun eteen
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.그가 또 금 향단을 회막 안 장 앞에 두고
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Luego colocó el altar de oro en el tabernáculo de reunión, delante del velo
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Mezbah emas ditempatkannya di dalam Kemah, di depan kain
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Och han ställde det gyllene altaret in i uppenbarelsetältet, framför förlåten,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Pôs o altar de ouro na tenda da revelação diante do véu,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Postavil také oltář zlatý v stánku úmluvy před oponou,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Postawił i ołtarz złoty w namiocie zgromadzenia przed zasłoną.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Så satte han det gullklædde alter i sammenkomstens telt foran forhenget
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.und setzte den goldenen Altar hinein vor den Vorhang
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Και εθεσε το χρυσουν θυσιαστηριον εν τη σκηνη του μαρτυριου απεναντι του καταπετασματος,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.И положи златния олтар в шатъра за срещане пред завесата;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.И поставил золотой жертвенник в скинии собрания пред завесою
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.וישם את מזבח הזהב באהל מועד לפני הפרכת׃
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.ووضع مذبح الذهب في خيمة الاجتماع قدام الحجاب.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.把 金 壇 安 在 會 幕 內 的 幔 子 前
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.把 金壇安 在 會幕內 的 幔子 前
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.또 금단 위에 청색 보자기를 펴고 해달의 가죽 덮개로 덮고 그 채를 꿰고
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.ועל מזבח הזהב יפרשו בגד תכלת וכסו אתו במכסה עור תחש ושמו את בדיו׃
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.وعلى مذبح الذهب يبسطون ثوب اسمانجون ويغطونه بغطاء من جلد تخس ويضعون عصيه.
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 金 壇 上 要 鋪 藍 色 毯 子 、 蒙 上 海 狗 皮 、 把 杠 穿 上
‹‹Altın sunağın üzerine lacivert bir bez serip üzerine deri bir örtü örtecek, sırıklarını yerine koyacaklar.在 金壇 上 要 鋪藍 色 毯子 、 蒙上海 狗皮 、 把杠 穿上
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Abe rich denke anders zu sein ist gut, weil man einen anderen Standpunkt repräsentiert.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.A biti drugačen je zame nekaj dobrega, saj predstavlja drugačen vidik na stvari.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Ale myslím si, že odlišnost je dobrá, protože přináší nový úhel pohledu.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Dar eu cred că e bine să fii diferit, deoarece prezinţi un punct de vedere diferit.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Ja si myslím, že byť odlišným je dobré, pretože tým ponúkame iný pohľad na vec.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.하지만 저는 다르게 사는 것이 좋다고 봅니다 왜냐하면 그것은 다른 시각을 보여주는 것이고,
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Maar ik denk dat anders zijn goed is, omdat je een ander perspectief biedt.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Ma credo che essere diversi sia una buona cosa, perché si presenta un punto di vista diverso.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Mais je pense qu'être différent est une bonne chose, parce que vous présentez un point de vue différent.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Mas eu penso que ser diferente é bom, porque apresentamos um ponto de vista diferente.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Men jeg synes, det at være anderledes er godt, fordi du præsenterer en anderledes synsvinkel.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Mutta minusta erilaisuus on hyvä asia, sillä erilaiset ihmiset edustavat eri näkökulmia.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Namun saya kira tampil beda itu baik, sebab Anda menyajikan sudut pandang lain.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Nhưng tôi nghĩ rằng sự khác biệt là điều tốt, vì quý vị đưa ra một quan điểm khác.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Pero creo que ser diferentes es bueno porque uno aporta un punto de vista diferente.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Sądzę, że bycie innym jest dobre, ponieważ daje ci inny punkt widzenia.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Αλλά νομίζω ότι είναι καλό να διαφέρει κανείς, γιατί παρουσιάζεις μια διαφορετική ματιά.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Але я думаю, відрізнятись - це добре, тому що ви представляєте різні точки зору.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Но аз мисля, че да си различен е нещо хубаво, защото имаш различна гледна точка.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.Но мне кажется, что быть другим хорошо, ведь это значит представлять другую точку зрения.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.אבל לדעתי להיות שונה זה טוב, כי אתה מציג נקודת מבט שונה.
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.و لكن أعتقد أن تكون مختلف شيئ جيد لأنك تقدم وجهة نظر
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.我覺得與眾不同其實很好, 因為你有唔同嘅惗法。
Ama bence farklı olmak iyidir çünkü farklı bir bakış açısı sunarsınız.新たな視点を提供でき 世の中を変える試みができます
Ama ben size şunu sunacağım:Aber ich schlage euch dies hier vor:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod