Ana içeriğe geç
Sözlük

suna ile cümle

suna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
'Gelişmiş' seçenekler sunar ve hızlıdır.הוראות הביצוע קובעות ביצוע "מהיר ועליז".
Bunu sunar, ve üniversiteye kabul edilir.הוא הוכתר בתואר כבוד ונתמנה למרצה באוניברסיטה.
Her biri İmparator'a hürmetlerini sunarlar.כל שר היה צריך לדווח לקיסר באופן אישי.
Gelişmiş bir arayüz sunar Wireshark Web Sayfasıכלי האזנה לתעבורת הרשת (Wireshark).
Telegram, çoklu platform desteği sunan, güvenli anlık mesajlaşma servisidir.הפעלה רגילה מצפינה לחלוטין את הגוף ההודעה עבור תקשורת מאובטחת יותר.
Kuasarlar aynı zamanda Büyük Patlama’daki yeniden iyonlaşmanın sonuyla alakalı ipuçları da sunar.Квазарите предоставят и някои следи относно края на рейонизацията на Големия взрив.
1979 yılında, Sunal beş filmde rol almıştır.През 1979 година Кемал Сунал снима пет филма.
Sunay Erdem kardeşi Günay Erdem ile 1998 yılında Erdem Mimarlar firmasını kurdular.Сунай Ердем основава, с брат си, Гюнай Ердем, през 1998 г. компанията „Ердем Архитекти“.
Tebeşirle yazmak genellikle beyaztahta kalemlerinkinden daha iyi bir kontrast sunar.Обикновено писането с тебешир има по-добър контраст, в сравнение с маркерите.
Ayrıca kocasına "yasaklanmış" metafizik bilgilerini de sunar.Тя започва да разкрива на съпруга си знанията си по метафизика и по „забранената” мъдрост.
Mevzuat önerileri hazırlayıp, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'ne sunar.По този начин Домът иска да улесни дискусиите и дебатите относно Европа и Европейския съюз.
E-ticaret bileşenlerini sunan çekirdek (Aimeos Core) birkaç katmandan oluşur.Ядрото (Aimeos Core) осигурява компонентите за електронна търговия, състоящи се от няколко слоя.
Sunal bu filmlerde Kartal Tibet, (Zübük, Gol Kralı) Natuk Baytan ve Memduh Ün ile çalışmıştır.В тези филми Кемал Сунал е работил с Картал Тибет, Natuk Baytan и Memduh Ün.
Bu Hababam Sınıfı filminin afişinde Kemal Sunal ismi en üstte yer alır.Този път режисьорът Ертем Егилмез изписва името на Кемал Сунал най-отгоре на плаката.
Ve Sunako ile yeni bir hayata başlarlar.Започва нов живот за селището.
Yine bu fikir, lazerlerin ve yarı iletkenlerin kendine has özelliklerinin açıklanmasına imkan sunar.Същата идея помага при обясняването на особените свойства на лазерите и полупроводниците.
Her çeşit kahve seçeneği sunarlar.Има много варианти на този коктейл.
Riley'e bir kez daha geri dönme şansı sunarlar.Той предлага на Лоусън възможността отново да работят заедно.
Bunun yanında iTunes bir gerçek zamanlı arama özelliği sunar.Въпреки това Индиана в крайна сметка успява да намери входа точно навреме.
Başlangıcı olmadığı için O'na methiye sunarız, başlangıcı olan onun aksine.Той не е издаден, но дава старт на следващия му.
Suat Suna ilk albümünde olduğu gibi 3 klip çekti.Ти си антихрист – ти сам го каза в първия албум!
1989 yılında Sunal, üç filmde yer almıştır, bunlar Zehir Hafiye, (Orhan Aksoy) Talih Kuşu, Gülen Adam'dır.През 1989 година е снимал три филма 'Zehir Hafiye", (Orhan Aksoy) „Talih kuşu“ и „Gülen adam“ (Kartal Tibet).
Bu olay bir bize bir gizem sunar.Но това се оказва само мит.
O dönemde her tapınağın yanında bir sunak taşıvardı.С течение на времето това название е било пренесено върху целия храм.
Program ve bütçeyi hazırlayıp Konferansa onaması için sunar.Има за задача да подготви и да предложи за одобрение текущия бюджет на организацията.
Tadilat edilmiş dükkânı ise geniş hediyelik eşya seçeneğini sunar.Там се намира магазин за пакетирани стоки и се предлага бърза закуска.
Düşünce deneyi önceki rastgele bir olaya bağlı olarak canlı ya da ölü bir kedi sunar.Scenarij prikazuje mačku koja može biti i živa ili mrtva, ovisno o prijašnjem nasumičnom događaju.
Sözüne Kanmam, Suat Suna'nın 1994'te çıkan bir albümü.Primjer tome je mobilna telefonska govornica Tu-Ka iz 1994.
Kanunları veto edebilir, referanduma sunabilir, parlamentoyu dağıtarak seçimlere gidebilir.Princ može proglasiti referendum, predlagati zakone te raspustiti parlament.
Acil haberi sunarım.Priopćenje za javnost.
O'dur Tanrım, Övgüler sunacağım O'na.Prijevod: "Slava Tebi, Gospodaru, i zahvala.
Bu dükkanlar geleneksel ve modern şekerler sunarlar.Posjetiteljima prikazuje tradicijski i suvremeni način proizvodnje soli.
Bu fantastik öykü keskin bir sosyal hayat eleştirisi de sunar.Ovdje se nameće i jedno generalno pitanje koliko je samoubojstvo sociološki problem.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim.Pozivajući drugog na savjesnost, namećemo mu svoju, kolektivnu volju.
Sunucu, istemciye talep edilen servisleri sunar.Osim posta, nastoji se dati milostinju potrebnima.
Bu şekilde HSDPA'nın da dahil olduğu 3G servisleri sunarlar.Standardizacija MIMO tehnologije za korištenje u 3G standardima kao sto je HSDPA također je na putu.
Kocasının suçunu öğrenen Procne intikam için oğulları Itys’i öldürür ve yemek olarak kocasına sunar.Prokné zabila svojho syna Itya a pripravila z neho manželovi večeru.
MPEG-4 formatı son kullanıcılara farklı hareketli nesneler ile geniş kapsamlı bir etkileşim ortamı sunar.Formát MPEG-4 poskytuje užívateľom interakciu s animovanými objektmi.
Bu durum, evrenin; z>10 için hala tamamen nötr olması gerekliliğini bize sunar.Z toho ďalej vyplýva, že pri z>10 musel byť vesmír takmer úplne neutrálny.
Her biri İmparator'a hürmetlerini sunarlar.Každý chcel vidieť cisárovnú.
Kararlar yukarıda belirtilen iki yasama modeline alternatif bir yol sunabilir.Môže ísť aj o kombináciu oboch vyššie spomenutých spôsobov interpretácie.
Ve Sunako ile yeni bir hayata başlarlar.Týmto dňom začalo pre Zitu nové obdobie života.
Mevzuat önerileri hazırlayıp, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'ne sunar.Ak navrhne zmeny, oboznámi o svojom stanovisku Radu a Komisiu.
Sánchez ve Myrick, efsaneyle alakalı daha ayrıntılı içerik sunan bir web sitesi de hazırladı.Sánchez in Myrick sta ustvarila tudi spletno stran, kjer je legenda še podrobneje opisana.
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay: “Türkiye Laiktir."Jaka Klobučar potrdil: odhajam v Turčijo!".
Her ayki toplantıda üyelerden biri bir öykü sunacaktı.Vsak dan vsak med njimi pove eno zgodbo.
Onu yiyecek ve içecekler sunar, evine dönmesi için yardım eder.Reši junaka, ga nahrani in napoji ter pospremi domov.
Satışa sunan sahaf belgelerin çöpten çıktığını söylemiştir.Na tleh borze se je razvnela blazna gonja po prodaji.
Mevzuat önerileri hazırlayıp, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'ne sunar.Izdaja letna poročila in jih poda Svetu in Parlamentu.
Paket ayrıca Simlerin çocuklarını hazırlık okuluna göndermelerine de imkan sunar.Danes Lasančani ponosno pošiljajo svoje otroke v šole.
Kanunları veto edebilir, referanduma sunabilir, parlamentoyu dağıtarak seçimlere gidebilir.Lahko pa se izreče za ali proti zakonu, ki je predmet odločanja na referendumu.
Köyün halk arasındaki adı Dağ Sunabası'dır.Imenje je naselje v Občini Brda.
Meclis'e telif haklarının genişletilmesine yönelik önergeyi sunan on iki kişiden biriydi.Jis buvo vienas iš dvylikos atstovų rėmusių įstatymo projektą išplėsti autorines teises.
Her bir sahne, sunağa doğru bakarken izlenecek şekilde boyanmıştır.Moteris tarsi flirtuodama žiūri tiesiai į paveikslo žiūrovą.
Örten ikililer %5 kesinlik ile galaksiler arası mesafeyi ölçmede yöntem sunarlar.Taigi buvo atrastas naujas metodas galaktikų nuotoliui matuoti 5 % tikslumu.
Bu, başka bir mesirede rastlayamacağımız nadide bir güzellik sunar bizlere.Čia būdingi neįprastos architektūros ištaigingi namai, kokių nerandama kituose Nabatėjos miestuose.
Önemli balıkçılık alanları sunar.Vikiteka Žvejybos reikmenys.
Cumhurbaşkanı Sunay yeni kabineyi onaylamadı ve Ürgüplü istifa etti.Prezidentė prisipažino kalbėjusi su pareigūnu, bet neigė sukčiavimą ir atsisakė atsistatydinti.
CEMS Uluslararası İşletme Master’ı (CEMS MIM) sunan okullar.Tarptautinės aukštosios vadybos mokyklos (ISM) dėstytoja.
Düşünce deneyi önceki rastgele bir olaya bağlı olarak canlı ya da ölü bir kedi sunar.Eksperimentas nagrinėja katę, kuri yra tuo pat metu ir gyva, ir mirusi dėl ankstesnio atsitiktinio įvykio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod