Bu küçük sülük benden daha mı önemli?هل هذا الصغير أهمّ منّي؟
Bu küçük sülük benden daha mı önemli?あんたの方がコブになりたくなかったら 黙ってついてきなさい
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Apakah karena lintah? Atau sesuatu yang lain?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?A piócáktól? Vagy valami mástól?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Beror det på iglarna? Eller något annat?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Có phải do những con đỉa ko? Hay do cái gì khác?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Din cauza lipitorilor? Din altă cauză?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Dipende dalle sanguisughe? Dipende da qualcos'altro?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Dzięki pijawkom? Czy przez coś innego?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Est-ce que ça vient des sangsues ? De quelque chose d'autre ?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?그것이 거머리 때문인지 아니면 다른 무엇 때문인지
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Kwam het door de bloedzuigers? Of door iets anders?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Serão as sanguessugas? Será qualquer outra coisa?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Sind es die Blutegel? War es was Anderes?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?¿Son las sanguijuelas? ¿Es algo diferente?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Дали е от пиявиците? Или от нещо друго?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?Лечат пиявки или что-то другое?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?האם זה בגלל העלוקות? האם זה משהו אחר?
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?هل هي دودة العلق؟ أم أمر آخر؟
Bunun sebebi sülük müdür yoksa başka bir şey mi?私たちはわかりません
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.A proto na této fotce držím jednu z mých prvních akvarelových maleb vůbec.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Aşadar, aceasta este o poză cu mine ţinând una dintre primele acuarele pe care le-am făcut.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Das hier ist ein Bild von mir, in dem ich eines der ersten Aquarelle halte, die ich je gemalt habe.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Đây là ảnh tôi đang cầm một trong những bức tranh màu nước mình vẽ.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Dit is een foto van mij met één van mijn allereerste waterverfschilderijen.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Donc voici une photo de moi tenant une de mes toutes premières aquarelles.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Ecco, questa è un'immagine di me con uno dei primi acquerelli che ho fatto.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Ésta es una foto mia sosteniendo una de las primeras pinturas de acuarela que alguna vez hice.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Ezen a képen az első festményemet tartom a kezemben.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.이게 제 사진인데요 제가 그린 최초의 수채화를 들고 있습니다.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.To zdjęcie przedstawia mnie trzymającego jeden z moich pierwszych obrazów wykonanych akwarelą.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.Σε αυτή τη φωτογραφία κρατάω μία από τις πρώτες ζωγραφιές με νερομπογιές που έφτιαξα.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.А това е моя снимка, с една от първите ми акварелни картини.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.И на этой фотографии я держу свою первую картину акварелью.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.אז זו תמונה שלי אוחז באחד מציורי צבעי-המים הראשונים שאי-פעם עשיתי.
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.إذا فهذه صورة لي ممسكا بواحدة من أوائل اللوحات المائية التي رسمتها .
Bu, yaptığım ilk suluboya resimlerden birini tutarken çekilmiş bir fotoğrafim.一枚を持っている写真です 最近はもっと現実の世界から 物語を収集するように なりました
Çok sulu.Dégoûtant.
Çok sulu.Olyan nyálas.
Çok sulu.Τόσο γλοιώδες...
Çok sulu....مغرور
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Azt mondták "Nos, talán nincs túl sok matematikus, aki csak ücsörög, és tengeri csigákat bámul."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bene, suppongo che non ci siano molti matematici seduti qua e là ad osservare molluschi di mare."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Bueno, supongo que no hay muchos matemáticos observando las babosas de mar".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ik denk dat er niet veel wiskundigen zijn die kijken naar zeeslakken."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Ils ont dit : " Je pense qu'il y a peu de mathématiciens qui observent les limaces de mer. "
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Julgo que não há muitos matemáticos "sentados a observar lesmas do mar."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."그들은 이렇게 말했어요 "음.. 제 생각에 많은 과학자들은 해수동물들을 직접 관찰하지 않아서 일거 같네요."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Pai, banuiesc ca nu foarte multi matematicieni stau si se uita la echinoderme."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Powiedzieli, że "Pewnie nie ma zbyt wielu matematyków, którzy się wpatrują w ślimaki morskie".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Rekli so, "Najbrž res ni veliko matematikov, ki opazujejo morske polže."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Tja, wahrscheinlich gibt es nicht viele Mathematiker, die herumsitzen und sich Nacktschnecken anschauen."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok.""Ами, предполагам, че не са толкова много математиците, които седят и наблюдават морски охлюви."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."Они сказали: "Ну, наверное, не так много математиков сидит и разглядывает морских слизней".
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."הם אמרו, "כנראה שלא היו כל-כך הרבה מתמטיקאים שישבו והתבוננו בשבלולי-ים."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."لقد قالوا، " حسناً لا نعتقد أن هنالك علماء رياضيات يجلسون في الجوار ليتأملوا الرخويات البحرية."
Dediler ki, "Eh sanırım, ortalıkta deniz sülüklerini inceleyen pek matematikçi yok."少ないからではないか と言われました もっともな意見ですが それよりも重大なのは
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.Daca nu vrei sa fii ca o lipitoare , termina si hai cu mine. Hai sa mergem.
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.Jeśli nie chcesz stać się dzieckiem, przestań jęczeć i chodź za mną. Chodźmy.
Eğer kendin bir sülük olmak istemiyorsan mızmızlanma da beni takip et. hadi gidelim.Jos et itse halua olla natiainen, niin lopeta valitus ja seuraa minua. Mennään.