Bekle, sulh!Wait, pax!
Büyükbabam bir sulh hakimiydi.My grandfather was a justice of the peace.
Yurtta sulh, cihanda sulh.Peace at home, peace in the world.
Yerel sulh hâkimleri soruşturma için John Stearne ve Hopkins'i atadı.Local magistrates appointed John Stearne and Hopkins to investigate.
Sulh Mahkemesi, Düzenleyici Mahkeme (üç yargıç).Magistrates Court, Correctional Court (three judges).
Hayır sulhtadır, sulh her zaman hayırlıdır" açıklaması ile sürece destek verdi.(Thus, a good exemplification of the saying the best defense is a good offense.)
Brugge'de doğdu, bir sulh hukukçusu ve Université Libre de Bruxelles'de bir profesördü.Born in Bruges, he was a magistrate, and a professor at the Université Libre de Bruxelles.
Sulh hakimi, Hukukçu, siyasetçi ve gazeteci.Magistrate, lawyer, politician and journalist.
Orada kızı ile evlendirdi, Sudak ve Sulhat kentlerinin gelirini de ona verdi.And if he gets married, then he has to live for wife and kids and would become answerable to them.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.He tested the vaccines on himself.
Şulhan Aruh'ta belirtildiği üzere: Çocuğun ilk çocuk olması gerekir.She explains: The first child will be a king.
Bu bölgelerde bulunan Mısır güçleri sulh ve asayişi koruyamaz olmuşlardır.Those under age nine who have been blessed but not baptized.
Eğer vazgeçerse, yine ikisi arasını adalet ve dürüstlükle sulh edin.If it does so, make peace among them equitably and be impartial.
Sulh (daima) hayırlıdır.Peace is better.
Sulh hep hayırlıdır.Peace is better.
Sulh hep hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır.And present in [human] souls is stinginess.
Sulh (daima) hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır.Reconciliation is good even though men's souls are swayed by greed.
Yurtta Sulh KonseyiPeace at Home Council
Sulh hakiminin kararına itiraz edildi.The magistrate's ruling was appealed.
Mayıs 2021'de Melbourne Sulh Ceza Mahkemesi onu iki yıl hapis cezasına çarptırdı.In May 2021, Melbourne Magistrates sentenced her to two years imprisonment.
Yargı, Sulh Mahkemesi ve Mahkemeler Mahkemesini içerir.The judiciary includes the Magistrate's Court and the Court of Courts.
Bu andan sonra, artık sulhten başka yapılacak bir şey kalmamıştır. ”Now, there is nothing left to do but to make peace.[20] — Mustafa Kemal
Kız kardeşi Feyza el-Cabiri, iki kez Lübnan başbakanı olan Riyad es-Sulh ile evlendi.[3]His sister, Fayza Al Jabiri, was married to Riad Al Solh, two-time prime minister of Lebanon.[3]
El-Barazi, Temmuz 1949'daki Suriye-Lübnan zirvesinde Zaim, es-Sulh ve el-Huri ile birlikteAl-Barazi, along with al-Zaim, as-Solh and al-Khoury at the Syrian-Lebanese summit of July 1949
Sulh Vaktinde OrganizasyonPeacetime organisation
Sulh ve sükûnu sağlayıp, memleketinde her türlü zulme mâni oldu.Ein Bösewicht hat ihn und sein gesamtes Volk in Raben verwandelt.
Orada kızı ile evlendirdi, Sudak ve Sulhat kentlerinin gelirini de ona verdi.Er wird die Stadt verlassen, schenkt Arbour jedoch die Ohrringe, die er und seine Frau besessen hatten.
Bu bölgelerde bulunan Mısır güçleri sulh ve asayişi koruyamaz olmuşlardır.In Afghanistan existieren keine Schutzgebiete für diese Wildziegen.
Sulh ceza hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.Andere gelangten durch Täuschung oder Bestechung in den Besitz einer Opferbescheinigung (libelli).
Hem yerel bir sulh yargıcı, hem de Hampshire Kriket Kulübünde kriket oyuncusuydu.Nebenbei spielte er auch Cricket für den Hampshire County Cricket Club.
Bu koloni egemenlik döneminde bölgede sulh ve sukun ihdas edilemedi.Zu seinem Herrschaftsgebiet gehörten in dieser Zeit wahrscheinlich Kowel und Ljuboml.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Oehlenschlägers Levnet fortalt af ham selv.
Medeni Yargılama Hukukunda Sulh.Mise en liquidation judiciaire de la société.
Sulh ve sükûnu sağlayıp, memleketinde her türlü zulme mâni oldu.Su vida entera estará sin culpa, y tendrá éxito en su llamado".
Bu andlaşma üzerine 75 yıllık bir sulh devri oldu.75 años de un discutido premio.
Sulh ceza hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.Demandas que implícita o explícitamente amenazan a los escuchas con culpa o castigo si no las cumplen.
I. Balkan Savaşı sonrası sulh heyetine atandı.UU. para poner fin a la guerra de Cuba.
Türkiye'deki Sulh Ceza Hakimlikleri ^ YILMAZ, Ejder.La riforma giudiziaria nell'interesse della giustizia, Tip.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.L'ignoranza stessa verrà punita.
Bu antlaşma sonrasında yirmi üç sene sürecek bir sulh devresi başladı (Bkz.Si aprirono, da quel momento, altri 23 anni di digiuno.
Selahaddin, Şirkuh ve askerlerinin gitmesinden sonra sulh istemekten başka çare bulamadı.A Tardio e ai suoi sopravvissuti non rimase altro da fare che darsi alla fuga.
(Hazır ol cenge, ister isen sulh u salâh!)Сиди тихо, Чиз, или она заметит нас!)
Sulh Mahkemesi, Düzenleyici Mahkeme (üç yargıç).Судоустройство (включая военное судоустройство) 3.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Как позже выяснилось, она сама написала это своей собственной кровью.
Şulhan Aruh'ta belirtildiği üzere: Çocuğun ilk çocuk olması gerekir.أن الطفل في مرحلته الأولى لا بدّ أن يكون سيداً.
Sulh, kelime olarak barış ve uzlaşma anlamına gelir.وتايغوك يمثل السلام وتوافق.
Hayır sulhtadır, sulh her zaman hayırlıdır" açıklaması ile sürece destek verdi.و هو تقديم المساعدة للناس دون انتظار مقابل ، و لقد قال تعالى : "ومن تطوع خيراً فهو خير له" .
Yerel sulh hâkimleri soruşturma için John Stearne ve Hopkins'i atadı.Magistrados locais nomearam John Stearne e Hopkins para investigar.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Primeiro, o próprio time laranja realizou suas votações abertamente.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.Nessa caso, a desapropriação é sancionatória.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.In dat geval vervalt de strafvordering.
Bu antlaşma sonrasında yirmi üç sene sürecek bir sulh devresi başladı (Bkz.Sindsdien is de club al bijna achtentwintig jaar op zoek naar een nieuwe doorbraak.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Het certificaat van echtheid houdt ze nog even zelf.
Sulh, kelime olarak barış ve uzlaşma anlamına gelir.Biel oznacza pokój i harmonię.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.W art. Przewiduje się zaostrzenie sankcji karnych.
Medeni Yargılama Hukukunda Sulh.Rzetelny proces przed sądem cywilnym.
Selahaddin, sulh şarlarını bizzat kendi tespit etti.Lecz za sprawą swoich pantomimicznych sztuczek uwięził sam siebie.
Dadaşların harpte ve sulhte hareket halinde, iş hayatında birlik ve beraberlik içinde olduklarını ifadde eder.Odwaga i zdecydowanie są determinantami zarówno w jej życiu, jak i w sposobie zakupów.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.I det sistnämnda fallet kan häktning komma i fråga.
Brugge'de doğdu, bir sulh hukukçusu ve Université Libre de Bruxelles'de bir profesördü.Народився в Брюсселі, вчився в Universite Libre de Bruxelles.