Kabaran sular Aşardı başımızdan.狂傲 的 水必 淹沒 我 們
Kadın aramış ve demiş ki "Bay Wright, koltukta oturuyorum, ve başıma sular akıyor.""Señor Wright, estoy sentada en el sofá, y el agua me está cayendo sobre la cabeza."
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[donna che parla nella sua lingua] uomo che canta:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[kobieta mówiąca w ojczystym języku] mężczyzna śpiewa:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[kvinde taler lokalt sprog] mand synger:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[kvinna pratar på inhemskt språk] man som sjunger:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[nainen puhuu omaa kieltään] mies laulaa:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[nő anyanyelvén beszél] férfiének:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[vrouw spreekt in eigen taal] man zingt:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[žena hovoří rodnou řečí] muž zpívá:
[Kadın kendi dilinde konuşur] En temiz sulardan içmek istiyorum.[γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της] άντρας που τραγουδάει: want to drink from the clearest water.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.(104:29) Преложил воду их в кровь, и уморил рыбу их.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Cambiò le loro acque in sangue e fece morire i pesci
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Converteu-lhes as águas em sangue, e fez morrer os seus peixes.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Convirtió sus aguas en sangre y mató sus peces
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Er verwandelte ihre Wasser in Blut und tötete ihre Fische.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.God maakte bloed van al het water in Egypte en alle vissen stierven.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Han förvandlade deras vatten till blod och lät så deras fiskar dö.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.han gjorde deres Vande til Blod og slog deres Fisk ihjel;
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Han gjorde deres vann til blod, og han drepte deres fisker.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Hän muutti heidän vetensä vereksi ja kuoletti heiltä kalat.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Il changea leurs eaux en sang, Et fit périr leurs poissons.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Izpremenil je v kri njih vode in pokončal je njih ribe.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.저희 물을 변하여 피가 되게 하사 저희 물고기를 죽이셨도다
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Le -a prefăcut apele în sînge, şi a făcut să le piară toţi peştii.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Ngài đổi nước chúng nó ra máu, Và giết chết cá của chúng nó.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Ngài đổi nước chúng_nó ra máu , Và giết chết cá của chúng_nó .
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Obrátil ich vody na krv a usmrtil ich ryby.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Obrátil vody jejich v krev, a zmořil ryby v nich.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Obrócił wody ich w krew, a pomorzył ryby w nich.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Sungai mereka diubah-Nya menjadi darah, sehingga semua ikannya musnah
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Vizeiket vérré változtatá, és megölé az õ halaikat.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Μετεβαλε τα υδατα αυτων εις αιμα και εθανατωσε τους ιχθυας αυτων.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.Превърна водите им в кръв, И измори рибите им.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.הפך את מימיהם לדם וימת את דגתם׃
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.حول مياههم الى دم وقتل اسماكهم.
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.他 叫 埃 及 的 水 變 為 血 、 叫 他 們 的 魚 死 了
Kana çevirdi sularını, Öldürdü balıklarını.他 叫 埃及 的 水變為 血 、 叫 他 們的魚 死了
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veJoet johdattavat sulamisvesiä idän kaukaisilta vuorilta.
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor ve눈 녹은 물이 강을 타고
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veWoda spływa rzekami przez pustynię i zasila Jezioro Aralskie.
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veZăpada se topește acolo și călătorește prin deșert, formând marele lac Aral.
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veالبعيدة نحو الشرق، حيث يذوب الثلج، وينزل مع النهر
Kar suları aşağıya doğru nehire gidiyor veアラル海に流れ込みます
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.(77:16) из скалы извел потоки, и воды потекли, какреки.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.A făcut să ţîşnească izvoare din stînci, şi să curgă ape ca nişte rîuri.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Bukit batu disuruh-Nya mengeluarkan air, lalu mengalirlah air seperti sungai
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Da penha fez sair fontes, e fez correr águas como rios.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Du rocher il fit jaillir des sources, Et couler des eaux comme des fleuves.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Fece sgorgare ruscelli dalla rupe e scorrere l'acqua a torrenti
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Hän juoksutti puroja kalliosta ja vuodatti virtanaan vettä.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.han lod Bække rinde af Klippen og Vand strømme ned som Floder.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.또 반석에서 시내를 내사 물이 강 같이 흐르게 하셨으나
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Ngài cũng khiến suối từ hòn đá phun ra , Và làm cho nước chảy ra như sông .
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Ngài cũng khiến suối từ hòn đá phun ra, Và làm cho nước chảy ra như sông.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Og han lot bekker gå ut av klippen og vann flyte ned som strømmer.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Patakokat fakasztott a kõsziklából, és folyamok módjára vizeket ömlesztett:
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Potoke je izpeljal iz skale in storil, da so vode tekle doli kakor reke.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Rinnande bäckar lät han framgå ur klippan och vatten flyta ned såsom strömmar.
Kayadan akarsular fışkırtmış, Suları ırmak gibi akıtmıştı.Sacó corrientes de la peña e hizo descender aguas como ríos