Ellerimizde akan kan, dünya üzerindeki suların seslerini taşıyor.まるで地球を流れる水流です
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.(103:6) Бездною, как одеянием, покрыл Ты ее, на горах стоят воды.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao phủ đất như bằng cái áo, Nước thì cao hơn các núi.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Chúa lấy vực sâu bao_phủ đất như bằng cái áo , Nước thì cao hơn các núi .
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Con el océano como con vestido la cubriste; sobre las montañas estaban las aguas
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Du hadde dekket den med dype vann som med et klædebon; vannene stod over fjellene.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Engkau menyelubunginya dengan samudra raya, airnya menggenangi puncak-puncak pegunungan
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.옷으로 덮음같이 땅을 바다로 덮으시매 물이 산들 위에 섰더니
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.L'oceano l'avvolgeva come un manto, le acque coprivano le montagne
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Med djupet betäckte du henne såsom med en klädnad; uppöver bergen stodo vattnen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Mit der Tiefe deckst du es wie mit einem Kleide, und Wasser standen über den Bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Priepasťou si to všetko prikryl ako rúchom. Nad vrchami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Propastí jako rouchem byl jsi ji přioděl, i nad horami stály vody.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Przepaścią jako szatą przyodziałeś ją był, tak, że wody stały nad górami.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Sinä peitit sen syvyyden vesillä kuin vaatteella: vuoria ylempänä seisoivat vedet.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu a cobriste do abismo, como dum vestido; as águas estavam sobre as montanhas.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu îl acoperisei cu adîncul cum l-ai acoperi cu o haină; apele stăteau pe munţi,
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Tu l`avais couverte de l`abîme comme d`un vêtement, Les eaux s`arrêtaient sur les montagnes;
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.U hebt de diepten van het water bedekt als met een kleed. Het water reikte zelfs tot boven de bergen.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Verdensdybet hylled den til som en Klædning, Vandene stod over Bjerge.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Vízáradattal, mint egy ruhával borítottad be azt, a hegyek felett is vizek állottak vala.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Z valovjem si jo ogrnil kakor z odejo, čez gore so stale vode.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Με την αβυσσον, ως με ιματιον, εκαλυψας αυτην τα υδατα εσταθησαν επι των ορεων
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.Покрил си я с морето* като с дреха; Водите застанаха над планините.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.תהום כלבוש כסיתו על הרים יעמדו מים׃
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.كسوتها الغمر كثوب. فوق الجبال تقف المياه.
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深 水 遮 蓋 地 面 、 猶 如 衣 裳 . 諸 水 高 過 山 嶺
Engini ona bir giysi gibi giydirdin, Sular dağların üzerinde durdu.你 用 深水 遮 蓋 地面 、 猶如 衣裳 . 諸水 高過山嶺
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Aku lahir sebelum tercipta samudra raya, sebelum muncul sumber-sumber air
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Am fost născută cînd încă nu erau adîncuri, nici izvoare încărcate cu ape;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Antes de haver abismos, fui gerada, e antes ainda de haver fontes cheias d'água.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Da avgrunnene ennu ikke var til, blev jeg født, da der ennu ikke fantes kilder fylt med vann.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Da die Tiefen noch nicht waren, da war ich schon geboren, da die Brunnen noch nicht mit Wasser quollen.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ennenkuin syvyyksiä oli, synnyin minä, ennenkuin oli lähteitä, vedestä rikkaita.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Gdy jeszcze nie było przepaści, spłodzonam jest, gdy jeszcze nie było źródeł opływających wodami.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ik was er al vccr de diepe wateren er waren, de bronnen, met hun overvloed aan water.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Innan djupen voro till, blev jag född, innan källor ännu funnos, fyllda med vatten
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Je fus enfantée quand il n`y avait point d`abîmes, Point de sources chargées d`eaux;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.jeg fødtes, før Verdensdybet var til, før Kilderne, Vandenes Væld, var til;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Když ještě nebylo propasti, zplozena jsem, když ještě nebylo studnic oplývajících vodami.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Keď ešte nebolo priepastí, bola som splodená, keď ešte nebolo prameňov, zaťažených vodami.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.아직 바다가 생기지 아니하였고 큰 샘들이 있기 전에 내가 이미 났으며
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Ko še ni bilo brezen nobenih, sem bila rojena, ko še ni bilo nobenih studencev, polnih vodá;
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Lúc chưa có vực sâu , chưa có nguồn chảy nước nhiều . Thì ta đã sanh ra rồi .
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Lúc chưa có vực sâu, chưa có nguồn chảy nước nhiều. Thì ta đã sanh ra rồi.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Még mikor semmi mélységek nem voltak, születtem vala; még mikor semmi források, vízzel teljesek nem voltak.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Nací antes que existieran los océanos, antes que existiesen los manantiales cargados de agua
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Quando non esistevano gli abissi, io fui generata; quando ancora non vi erano le sorgenti cariche d'acqua
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Εγεννηθην οτε δεν ησαν αι αβυσσοι, οτε δεν υπηρχον αι πηγαι αι αναβρυουσαι υδατα
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Родих се, когато нямаше бездните, Когато нямаше извори изобилващи с вода.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.Я родилась, когда еще не существовали бездны, когда еще не было источников, обильных водою.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.באין תהמות חוללתי באין מעינות נכבדי מים׃
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.اذ لم يكن غمر أبدئت اذ لم تكن ينابيع كثيرة المياه.
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.沒 有 深 淵 、 沒 有 大 水 的 泉 源 、 我 已 生 出
Enginler yokken, Suları bol pınarlar yokken doğdum ben.沒有 深淵 、 沒有 大水 的 泉源 、 我 已 生出
En temiz sulardan içmek istiyorum.Ich will vom klarsten Wasser trinken.
En temiz sulardan içmek istiyorum.Je veux boire l'eau la plus pure.
En temiz sulardan içmek istiyorum.남자 노랫소리: 난 제일 깨끗한 물을 마시고 싶어요.
En temiz sulardan içmek istiyorum.الرجل يغني: أريد أن أشرب من أنقى المياه.
En temiz sulardan içmek istiyorum.一番きれいな水 食べたいのは 食べるべきもの