Tam 24 farklı balina türü bu adanın sularında kaydedilmiştir.Поне 202 различни вида птици са описани на острова.
Dünyadaki suların % 97,2'si denizlerdedir.Те съставят 71,5 % от рибите в Черно море.
Bu incelemeler, Dursun Yıldız'ın "Orta Asya'da Stratejik Sular" kitabında yayımlanmıştır.Резултатите от тези изследвания са публикувани в книгата ѝ „Геоморфологические наблюдения на Северном Урале“.
İçine pis suların karışması tehlikelidir.Плуването създава опасност от навлизане на вода в торбата.
Bazı gemiler ise içinde bulundukları suları tanımadıklarından sığ yerde karaya oturdular.Nismo vidjeli u njih čamaca niti bilo čega drugog čime bi plovili po vodi.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Oko 85% vode dolazi iz rijeka, 13% od padalina a 2% iz podzemlja.
"Şiirin dip sularında, Bütün şiirler-4", Çekirdek Yayınlar.4 u izdanju Falšanja Kol'ko'š Records.
Kendini sulara bırakır.Pare se na kopnu.
Kışın yağan karların erimesiyle nisandan itibaren sular yükselmeye başlar.V zime prietok rieky začína súvisle stúpať.
Akımıyla yeraltı (45%), kar (35%) ve yağış (20%) sularından oluşur.Prevláda snehový (36%) a podzemný (30%), ďalej nasledujú dažďový (20%) a ľadovcový (14%).
Soğuk Labrador Akıntısı burada Gulf Stream'in sıcak suları ile karışır.Na tej točki se hladna voda labradorskega toka spusti pod plast tople vode.
Sıla yine güvenli sularda.Puščava je zopet varna.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.85 % vandens ežeras gauna iš intakų, 13 % iš kritulių, 2 % iš požeminių vandenų.
Altay yaratılış destanında başlangıçta her yerin sularla kaplı olduğu anlatılmaktadır.Rigvedoje minima, kad pasaulio pradžioje Vritra laikė pagrobęs visus pasaulio vandenis.
Daha sonraki yıllarda buralardaki sular çekilmiş ve insanlar bu bölgeye yerleşmişler.Galiausiai, krašte įsivyravo sausra, ir gyventojai šią vietą apleido.
Taşan sular kuzeybatı ve güneybatıda daha yoğundu.Asustus oli tihedam põhja- ja kaguosas.
Yetişkin erkekler yazın kutup sularına göç eder.As jovens cegonhas adoptam a plumagem adulta no segundo verão.
Oluklu balinalar kış mevsimi boyunca ekvatora yakın ılıman sularda çiftleşirler.Mais distante do equador eles acontecem próximo do solstício de inverno.
Bu yavrular akıntıdan derin sulara taşınırlar ve orada plankton'dan beslenirler.Estes peixes habitam rios de curso lento, permanecendo junto ao fundo onde se alimentam sobretudo de plancton.
Göl suları yağışlardan etkilenmekte, su seviyesi değişimi hızlı ve büyük olmaktadır.Devido a fortes chuvas, o nível das águas dos túneis sobe rápida e perigosamente.
Tüm türleri göçmendir ve kış mevsiminde daha sıcak sulara göçerler.São predominantemente residentes, mas alguns indivíduos migram para zonas mais quentes no inverno.
Uykudan uyanan Baykal kendi sularını titretti.6 Elder Dragons die sliepen zijn uit hun slaap gewekt.
Maygıl ise suların tanrısıdır.Njord is de god van de zee.
Batı Büyük Okyanus'un tropik sularında yaşar.Hij komt voor in de tropische wateren in het westen van de Grote Oceaan.
Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve bolca köpekbalığı ile çevriliydi.De rivier stroomt door een brede vlakte met vele bochten en hoefijzermeren.
(Etesios rüzgarları nehrin tersine eserek onun denize dökülmesini engelliyorlarmış ve sular da taşıyormuş.)(De zeeschepen liggen niet aan de kade wegens ondiepten, er moet op het water worden overgeladen in aken).
Suları Çağlayan Deresi'ne akmaktadır.Pojawiają się w pobliżu wód płynących.
Yaşam ağacını sular.Potrząsa on drzewem życia.
Ayrıca güzel kaynak suları vardır.Występuje również woda źródlana.
Kendisi sulara gömülür.Pochowany w Brodach.
Atlas Okyanusu'nun batısında, Florida'dan Brezilya'ya kadar uzanan Karayip Denizi sularında bulunur.Zamieszkuje tropikalne wody zachodniego Atlantyku, od Florydy po Brazylię.
Yürüdüğü yerlerden sular fışkırır.W miejscach jej rozwoju powstają plamy.
Aynı gün saat 16:00'da ilk gemi Juminda Körfezi'nin mayınlı sularına ulaştı.Klockan 16.00 närmade sig det första fartygen Jumindahalvöns hårt minerade vatten.
Tatlı sularda yaşarlar ve insanlar gibi ölümlülerdir.De lever i sötvatten och är rovdjur.
Göç eden balıklar şu şekilde sınıflandırılabilir: Tuzlu sular ve tatlı sular arasında göç eden balıklardır.Vandringen klassificeras enligt följande: Diadrom – fiskart som vandrar mellan saltvatten och sötvatten.
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Ibland kommer de upp på land, men håller sig då nära stranden.
Gel-gitten dolayı sular bir saatte bayağı yükseldi.På grund av det starka tidvattnet förändras viken timme för timme.
Sığ sularda avlanırlar.Полюють в товщі води.
Köyün her tarafında bin bir çeşit sular (çeşmeler) vardır bu sular çok lezzetli ve çok soğuktur.Також у селі є декілька водоспадів з цілющою, холодною та надзвичайно смачною водою.
Çok kirli sularda yaşayabilir.Dokáže žít i v mírně znečištěných vodách.
Kirlilik riskini azaltmak için yeraltı suyundan ve yüzey sularından mümkün olduğunca uzak olmalıdır.Proto musí být zajištěno co nejbezpečnější oddělení sodíkového okruhu od vody i vzduchu.
Kendisi sulara gömülür.Pohřben je ve Vodňanech.
Türk birlikleri, topun düştüğü günün gecesinde 4 sularında başlattıkları top atışını saat 6 sularında kesti.Sověti opět zahájili po šesté hodině palbu z děl.
Sıla yine güvenli sularda.Východ Čech znovu pod vodou .
Dünya sularının %20'sini kapsar.Přidává 20% života.
Bu şehir sularının bolluğu ve toprağının bereketiyle anılır.Místní obyvatelé si stěžují na ubývající množství vody a její znečištění.
Bu, Güneşin İkinci Çağının sonunda Büyük Deniz Belegaer sularına gömülen büyük ada krallığıdır.Rămâne numai ca o insulă hotelul grav avariat, în mijlocul apelor.
Termal sıcak sular manto kaynaklıdır.Mitralieră cu jachetă cu apă pentru răcire.
Glacius: Akan suları dondurma büyüsüdür.Frostini – Sárga fagyis vonat.
Tüm dünyada ılıman ve tropikal sularda bulunurlar.Előfordul világszerte a mérsékelt és trópusi óceánokban.
Egenin tuzlu suları çocuk sesleriyle dolmuş.A gyermekmedence feszített víztükrű.
Kısacası, bu tür yalnızca sakin sularda bulunurlar (Beaufort 0-1).Egyedül a „Nyár” maradt meg viszonylag jó állapotban (Salgótarjáni utca 61.).
Hepsi sularda yaşarlar.Mindenütt a partmenti vizekben élnek.
Atık suların tekrar kaynağa döndürülmesi bu kaynakta kirliliğin artmasına neden olmaktadır.A bányák bezárása nyomán szerencsére megint található benne víz.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hän vie minut vihreille niityille, hän johtaa minut vetten ääreen, siellä saan levätä.
Bazı bölgelerde lületaşı tabakaları yeraltı suları seviyesinden daha aşağıdadır.Osassa huoneiston huoneista lattiataso voi olla vähäisessä määrin maanpinnan alapuolella.
Deniz mağaralarının oluşumunu etkileyen bir diğer faktör de yağmur sularıdır.Toinen merkittävä tekijä järvien sijainnille napa-alueilla on sateet.
Beslenmek için sığ suları tercih ederler.Ne suosivat matalia vesiä.
Oldukça derine dalabilmelerine rağmen sığ sularda avlanmayı tercih ederler.Αν και μπορούμε να τον βρούμε να κυνηγάει σε σχετικά βαθιά νερά συνήθως προτιμάει τα ρηχά.
Yüzey suları, temel su kaynağıdır.Πηγή μας είναι τα ύδατά σου.