Güney tarafında kaynak sularla beslenen bir hendek vardı.Po jej południowej stronie jest źródełko z wodą.
Sıcak ve tropikal sularda yaşarlar.Tarło odbywają w ciepłych i tropikalnych wodach oceanicznych.
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Bytuje zazwyczaj w płytkich wodach blisko brzegu, najczęściej w strefie pływowej.
Termal sıcak sular manto kaynaklıdır.Płaszcz ocieplony jest watoliną.
Atlas Okyanusu'nun batısında, Florida'dan Brezilya'ya kadar uzanan Karayip Denizi sularında bulunur.Zamieszkuje tropikalne wody zachodniego Atlantyku, od Florydy po Brazylię.
Alaca yunus sığ suları tercih eder.Tarpon indyjski preferuje spokojne wody.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.Wszyscy zabici i ranni znaleźli się w szpitalu do 21:30.
18 Nisan 1906'da saat 5:12 sularında, büyük bir deprem San Francisco'yu ve Kuzey Kaliforniya'yı vurdu.18 kwietnia 1906 o 5:12 silne trzęsienie ziemi obróciło miasto w ruinę.
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.Optymalny rozwój osiąga w wypłycających się zatokach jezior.
Kıyılarda sığ sularda dolaşarak avlanırlar.W wodach przybrzeżnych polują morświny.
Beslenmek için sığ suları tercih ederler.Preferuje swieżą wodę.
Köyün içme suları, dağlardan çıkan kaynak sularıdır.Góry stanowią źródło słodkiej wody.
Salins, adını tuzlu sularına borçludur, banyo ve içme amacıyla kullanılır.Salins har fått sin namn för sitt salthaltiga vatten, använt för bad och som dryck.
Aynı gün saat 16:00'da ilk gemi Juminda Körfezi'nin mayınlı sularına ulaştı.Klockan 16.00 närmade sig det första fartygen Jumindahalvöns hårt minerade vatten.
Çin'in su alanları için yalnızca iç sularını kapsar.Nam Kun är ett vattendrag i Kina.
Bu tip sulara vadoz su adı verilir.Reservatet omfattar vattendraget med detta namn.
Avustralya'nın iç bölgelerinde yaşayan populasyonlar, suların ortaya çıkıp kurumasıyla yer değiştirirler.Populationer i Australien nomadiska då vattensamlingar i inlandet uppstår för att sedan torka ut.
Sularının pH değeri 8,2'dir..Vattenlösningens pH blir ca 8,6.
Göl sularının %85'ini akarsulardan, %13'ünü yağışlardan, %2'ni de yeraltı kaynaklarından sağlar.Omkring 85 % av vattnet kommer från tillflödeskanalerna, 13 % från nederbörd och 2 % från grundvatten.
Esme sırasında altlarındaki okyanus sularını da sürüklerler.De gömmer sig under tiden i vattendragets botten.
Tatlı sularda yaşarlar ve insanlar gibi ölümlülerdir.De lever i sötvatten och är rovdjur.
Nehir sonra 290 kilometre (180 mil) çölün içinden kuzeye doğru akar ve Tarım Nehrine sularını boşaltır.Floden rinner därefter 290 km norrut genom öknen och rinner ut i Tarimfloden.
Etrafı sularla çevrilidir.Hela området omges av vatten.
Tam bu sıralarda Nil Nehri suları inmeye başladı.Därifrån skulle vattnet falla ner till floden Nera.
Göldeki sular Aktakan Deresi'ne akmaktadır.Vattenkvaliteten i sjön är fortfarande försvarligt.
Çoğu doğada, örneğin atık sularda veya toprakta bulunur.Förbandet har möjlighet att förflytta sig såväl på land som på vatten.
Anlamı ak sular, beyaz nehir.För andra betydelser, se Sungai Putih.
Göç eden balıklar şu şekilde sınıflandırılabilir: Tuzlu sular ve tatlı sular arasında göç eden balıklardır.Vandringen klassificeras enligt följande: Diadrom – fiskart som vandrar mellan saltvatten och sötvatten.
En iyi istiridyeler akıntılı sularda yetişir.Bäst lämpad att fiska med i strömmande vatten.
Copella meyve suları% 100 saf preslenmiş elmalardan üretilmiştir.Cachaça 51 är ett sockerrörsdestillat producerat på 100% rena krossade sockerrör.
Kış aylarında daha derin sulara göç eder.Under vintern vandrar den till djupare vatten.
Zerdüştçülük’te bir denizin derin sularından çıkan, ölümsüzlük sağlayıcı gaokerena ağacı.Arten är en djuphavsart som lever vid (och nära) bottnen.
Suları Deniz Gölü'ne akmaktadır.Hon gör nu kryssningar i Vesijärvi.
Elverişli kıyı sularında büyük sürüler meydana getirir.Vid kusten kan kraftiga så kallade fallvindar uppstå.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.Efter att vattnet drog sig tillbaka sådde man och lät grödorna växa från oktober till februari.
Yağmur suları kapanı tetiklemez.Man bör inte vara helt beroende av regnvatten.
Denizin güney suları Kuzey Atlantik Akıntıları'ndan dolayı yıl boyunca buzlardan arınık durumdadır.Hamnen hålls isfri året runt tack vare de varma strömmarna från Nordatlanten.
Saat 14:00 sularında misogi uygularken, birden tüm öğrendiğim dövüş tekniklerini unuttuğum.I trakten runt Lōyah Pus̲h̲tah finns ovanligt många namngivna kullar.
Suların pH'ı 6,5-7,5 arasındadır.Optimalt pH-värde är 6,5 till 7,5.
Ormanın her yerinden soğuk kaynak suları çıkmaktadır.Kring vattendragen växer skog.
Aias sularla boğuşurken, tanrıça Athena göğe yükselir ve onun üzerine bir yıldırım gönderir.När Kaká gör mål så pekar han alltid upp mot himlen, för att tacka Gud.
Büyük bir deprem sonucunda antik kentin büyük bir bölümü sular altında kalmıştır.Внаслідок землетрусів антична частина міста пішла під воду.
Mozart, 5 Aralık 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana'da ölür.Моцарт помер о 1-й годині ранку 5 грудня 1791 року.
Sığ sularda avlanırlar.Полюють в товщі води.
Chalchiuhtlatonal: Suların tanrısı.Кетцалькоатль, бог ацтеків.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.До 15:50 двох постраждалих, які перебували у важкому стані, почали оперувати в лікарнях.
Büyüsün diye her gün “kaynak ağacı”nı sularlar.Щороку від коренів водяного горіха виростають нові пагони.
Köyün her tarafında bin bir çeşit sular (çeşmeler) vardır bu sular çok lezzetli ve çok soğuktur.Також у селі є декілька водоспадів з цілющою, холодною та надзвичайно смачною водою.
Uzunluğu 10 km, Gölden çıkan sular menderesler çizerek denize ulaşır.Воно на відстані 10 стадій витікає в море.
Karalar ve sular Dünya'nın yüzeyini oluşturur.Land and water make up the earth's surface.
Ben haftada birkaç kez çimlerimizi sularım.I water our lawn several times a week.
Salins, adını tuzlu sularına borçludur, banyo ve içme amacıyla kullanılır.Salins owes its name to its saline waters, used for bathing and drinking.
Yüzey suları ve yeraltı suları arasındaki bağlantı karmaşıktır.Interactions between groundwater and surface water are complex.
Kötü adam Starro ile yapılan bir savaşta, Pig-Iron sular altında kalan Earth-26 ya düştü.During a battle with the villain Starro, Pig-Iron falls into the flooded world of Earth-26.
Köpekbalıkları ve vatozlar Avrupa sularında çok nadir bulunur.Sharks and skates are uncommon in European waters.
Bir nehrin suları genellikle yatak dediğimiz doğal bir kanal içinde akar.The water in a river is usually in a channel, made up of a stream bed between banks.
Ayrıca nehrin suları toprak sulamak için kullanılıyor.They are also known to swim up the river to spawn.
Avrupa sularında yaşar, gümüşi pulları ve açık gri renkte eti vardır .Found in European waters, it has silver grey scales and white-grey flesh.
Bu paylaşıma göre Ürdün suların dörtte üçünü alacaktı.If accurate, this process would consume one-half the energy of other processes.
Yeryüzündeki sulardan sorumludur.On the Waters of the World.