Hangi meyve sularınız var?What fruit juices do you have?
Yaklaşık 4.00 sularında onun telefona cevap verebileceğini düşünüyorum.I think she'll be able to answer the phone around 4:00.
Amerikan gemileri durdu ve İngiliz sularında araştırma yaptı.The American ships were stopped and searched in British waters.
Bir otuz beş sularında istasyona varıyorum.I'm arriving at the station around one thirty-five.
Aç olduğum için on bir sularında öğle yemeğimi yedim.I ate lunch at around eleven because I was hungry.
2.30 sularında arayabilir miyim?May I call at around 2:30?
Beni saat yedi sularında uyandır.Wake me around seven o'clock.
Taşkın sularının kasabayı sarması öngörülüyor.The flood waters are predicted to engulf the town.
Sizi iki buçuk sularında ararım.I'll call you around 2:30.
Saat üç buçuk sularında geldi.He showed up at about 3:30.
Salins, adını tuzlu sularına borçludur, banyo ve içme amacıyla kullanılır.Salins owes its name to its saline waters, used for bathing and drinking.
Kısa süre sonra Hipper, gemilerin Alman sularına geri dönmesini emretti.Shortly thereafter, Hipper ordered his ships to turn back to German waters.
29 Temmuz: Sabah 1:30 sularında Vincent öldü.July 29: Vincent dies, at 1.30 in the morning.
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.The spirit of God was hovering over the water.
Okyanusların sınırları, Dünya'da bulunan okyanus suların sınırlarıdır.The borders of the oceans are the limits of the Earth's oceanic waters.
Kadir gecelerinde ise suların durduğuna ve ağaçların secdeye gittiğine inanılır.At night, the Cushing was boarded and the crew placed below decks.
Tahrir Meydanı haricinde polis 10:30 sularında sokaklara geri döndü.Police returned to the streets at about 10:30 pm except at Tahrir Square.
Suların akışına hükmederler; sular onların müdahalesiyle hızlı veya yavaş akar.They may carry the water in pots on their heads or load them onto donkeys.
Saat 14:00 sularında misogi uygularken, birden tüm öğrendiğim dövüş tekniklerini unuttuğum.Around 2am, I suddenly forgot all the martial techniques I had ever learned.
Köpekbalıkları ve vatozlar Avrupa sularında çok nadir bulunur.Sharks and skates are uncommon in European waters.
Durumu LORAN C ile olduğu gibi birincil kullanımı kıyı sularında gemilere seyir yardımı içindi.As was the case with Loran C, its primary use was for ship navigation in coastal waters.
Amerikan sularından gelen Dresden ve Leipzig orada fırkaya katıldı.There they were joined by Dresden and Leipzig, which had sailed from American waters.
Yükselen göl sularının engellemesi nedeniyle kazılar 1987 yılında sona erdirilmiştir.Due to increasing losses, the railway was closed in 1987.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.2 He maketh me to lie down in green pastures: he leadeth me beside the still waters.
Saat 15:30 sularında enkazlardan çıkarılan yaralılar hastanelere ulaştırılmaya başlandı.By 03:30, all the survivors had been evacuated to hospitals.
Gideğen (göl ayağı), bir gölün fazla sularını boşaltan akarsulara verilen addır.The reward gets Adol over a large river of lava by solidifying it.
Zerdüştçülük’te bir denizin derin sularından çıkan, ölümsüzlük sağlayıcı gaokerena ağacı.Palapat- A sour fruit from a tree that grows in shallow waters.
Maygıl ise suların tanrısıdır.The god of waters.
“Sana engin suların kenarında oturan büyük fahişenin çarptırılacağı cezayı göstereyim.I will give you a piece of a wood of what the Ark was hewn".
Tapınağın taşlarının çoğu yerinde bırakılmış olup şimdi göl sularının altında yer almaktadır.Most of the rock-cut temple was left in place and is now submerged beneath the waters.
Atık suların %98'i arıtıldıktan sonra körfeze ulaşmaktadır.You let them dehydrate until they're 98 percent water.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.After the floodwaters had receded, the growing season lasted from October to February.
Anafor, deniz ya da ırmak sularının bir eksen çevresinde dönme hareketidir.Restoration of fisheries and river ecosystems wherever possible.
112 kilometre uzunluğundaki nehir sularını Baltık Denizi'ne boşaltır.The 116km long river Lielupe flows within Jūrmala.
Kurtulanların çoğu Marias Nehrinin soğuk sularında saklanmıştır.Some survived by hiding in the freezing waters of the Marias River.
Her iki akarsu da Basra Körfezi’ne sularını boşaltırlar.Both Detours must head themselves to Jerusalem Beach.
Avrupa sularında yaşar, gümüşi pulları ve açık gri renkte eti vardır .Found in European waters, it has silver grey scales and white-grey flesh.
Bu paylaşıma göre Ürdün suların dörtte üçünü alacaktı.If accurate, this process would consume one-half the energy of other processes.
HWM fırtına olay yerini ve sel sularının yükselmesi gösterir.HWMs denote the location and elevation of flood waters from a storm event.
Onların başlıca yaşam alanları tropikal sulardır, ama genelde denizin daha derin sularında kalırlar.They primarily inhabit warm tropical waters, but usually stay offshore in the deeper waters.
Yetişkin erkekler yazın kutup sularına göç eder.In spring they come out of dormancy in their adult form.
Türkiye iç sularında yaşayan tek kerevit türü budur.This is the only naturally occurring island in the Finger Lakes.
Hindistan'da birçok nehir batıdan doğuya doğru akar ve sularını Bengal Körfezi'ne boşaltır.Many major Rivers of India and Bangladesh flow west to east before draining into the Bay of Bengal.
Sularını Sır Barajı'na bırakır.Bà Rịa has Bà Rịa Secres Port.
Nehir suyunun 50-55% kadarı eriyen kar sularından oluşmaktadır.About 50-55% of the water discharge of the river is from melted snow.
Sudaki Gözcü Moria'nın sularının derinliklerinde yaşayan ahtapotumsu bir yaratıktır.The Watcher in the Water was one of the creatures from Moria's underworld.
Yuvalarını bataklığın sığ sularında veya bir tümseğin üzerinde yaparlar.They had to cross their pods in octagons on the floor, or on a balance beam.
Bu suların besleyici olduğu sanılıyordu ve bitkilerin çabuk büyümesine de yardım ettiği sanılıyordu.He planted that seed and found that the plants grew vigorously.
Takip, Osmanlı gemilerinin 14:30 sularında Çanakkale Boğazı'na yaklaşmasıyla son bulmuştur.The pursuit ended finally at 14:30, as the Ottoman ships were nearing the Dardanelles.
Araştırmacılar, gölün sularında en az 500 kişinin kalıntılarına ulaştı.Scientists believe that less than 500 mature individuals remain in the wild.
Aynı gün saat 16:00'da ilk gemi Juminda Körfezi'nin mayınlı sularına ulaştı.At 18:00 that day, police found her bicycle in the river Dommel.
Dünyadaki suların % 97,2'si denizlerdedir.The remaining 29.2% of shares are in free float.
Krasnoyarsk Reservoir'ın sularının altında kayboldu.As a result of the damming, the Krasnoyarsk Reservoir was created.
Göl sularının çekildiği arazi, vatandaşlarca ekilir.The land immediately surrounding the lake is public land.
Sularının %90'ını kaybetti ve su değişiminden dolayı çok tuzlu bir hale geldi.It has lost 90% of its water and become very salty due to the low water exchange.
Bunlar da Mars'ın yüzeyinde bir zamanlar hızlı akan suların olduğunu gösteren fotoğraflar.These images that show at one time, there was very fast flowing water on the surface of Mars.
Çöllerin donduğu ve suların kaynadığı bir yer.Where deserts freeze and waters boil.
Bu dönemde su içmeye başlayabilirler ama meyve sularını kesinlikle tavsiye etmiyoruz.Babies can have water at this age, but we do not recommend any juice for any infants.
Dünya nüfusunun yüzde 40'ı içme sularının yarısını bu eriyen buzullardan almaktadır.40 percent of all the people in the world get half of their drinking water from that melting flow.
Akan suların miktarı artmıştır.The flows have increased.