Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Il a fallu du temps pour quitter l'eau, et elle attire encore en permanence.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Kesti kauan, ennen kuin elämä pääsi irti vedestä, vaikka vesi edelleenkin kutsuu eliöitä.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.물로부터 생명이 나오기 가지는 시간이 걸렸습니다. 그리고 항상 여전히 손짓합니다.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.La vida tardó bastante tiempo en romper con el agua, y aún le atrae todavía.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.La vita impiegò del tempo ad allontanarsi dall'acqua, e vi ritorna ancora molto spesso.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Životu to trvalo, kým sa dostal z vody, a stále mu máva na rozlúčku.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Życie potrzebowało czasu, by rozstać się z wodą, która i tak wciąż kusi.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Πήρε χρόνο στη ζωή να φύγει από το νερό, και εξακολουθεί να την δελεάζει συνεχώς.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.На живота му трябвало време, за да се откопчи от водата, и тя все още постояно го зове.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Прошло много времени, прежде чем жизнь вышла из воды, но вода продолжала манить.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.לחיים ארך זמן לפרוץ מן המים, ואלה עדיין מפתים לחזור.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.إستغرق الأمر وقتاً من الحياة من أجل الإنفصال عن الماء، وأنها لا تزال تومئ في كل وقت.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.今でも水は生命を招き寄せます 生命は内陸に乗り出す強さを得ました
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Anche lui è un noto "geek" americano, ma è di origini kenyote; è nato in Sudan e cresciuto in Kenya.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Dia geek Amerika terkenal, sekaligus orang Kenya; lahir di Sudan, besar di Kenya.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Egyszerre egy nagyon jól ismert amerikai geek, de kenyai is, Szudánban született és Kenyában nőtt fel.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Erik je nejen velmi známý americký nadšenec, ale je také Keňan; narodil se v Súdánu a vyrostl v Keni.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Es tanto un geek estadounidense muy conocido, como así también un keniano; Nació en Sudan y creció en Kenia.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Este atât un binecunoscut tocilar american cât și kenian; s-a născut în Sudan, a crescut în Kenya.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Jest bardzo znanym amerykańskim geekiem, jest też Kenijczykiem, urodził się w Sudanie, a dorastał w Kenii.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.그는 매우 유명한 괴짜 미국인이기도 하면서 케냐인입니다. 수단에서 태어나, 케냐에서 자랐거든요.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Por um lado, é um "geek" americano afamado, mas também é queniano que nasceu no Sudão, cresceu no Quénia.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.Той е както добре известен американски чудак, така и кениец; роден е в Судан, израснал е в Кения.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.הוא גם חנון אמריקאי נודע, אבל הוא גם קני; הוא נולד בסודן, גדל בקניה.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.هو كل من أمريكي معروف جدا بولعه بالتقنية، ولكنه أيضا كيني; كان قد ولد في السودان، ونشأ في كينيا.
Her ikiside Amerikalı moron olarak tanınır, aslında Kenyalıdır, Sudan da doğup Kenya da büyümüştür.スーダン産まれでケニヤ育ちのケニヤ人でもあります。 彼は、「橋渡し役」なのです。
Herneyse, Aslında şundan bahsedeceğiz, [Sudan]Anyway, vi vil snakke om [trykker med pind på talende globus der svare:
Herneyse, Aslında şundan bahsedeceğiz, [Sudan] Hayır lanet olası!De todas formas, vamos a hablar sobre [pulsa con el boli en el globo parlante que responde "Sudan"] ¡No!
Herneyse, Aslında şundan bahsedeceğiz, [Sudan] Hayır lanet olası!Maar goed, we gaan het hebben over..
Herneyse, Aslında şundan bahsedeceğiz, [Sudan]В общем, нашей темой будет...
Herneyse, Aslında şundan bahsedeceğiz, [Sudan]בכל מקרה, נדבר על...
Hiç-- hayır, bir saniye-- bu aslında sudan daha zayıf bir baz.Il n'est pas tenté -- non, non-- une petite correction, c'est moins basique que l'eau.
Hiç-- hayır, bir saniye-- bu aslında sudan daha zayıf bir baz.Nem kísért--nem, nem-- hadd mondjam hogy ő kevésbé lúgos mint a víz.
Hiç-- hayır, bir saniye-- bu aslında sudan daha zayıf bir baz.To sugeruje, że Cl- będzie mniej zasadowy niż woda. będzie mniej zasadowy niż woda.
Hiç-- hayır, bir saniye-- bu aslında sudan daha zayıf bir baz.Δεν δελεάζεται--οχι, οχι ας πω λιγότερο βασικό απο το νερό.
İklim değişikliğinin, sudan, gıdalardan ve mikrobik etkenlerden (K)Klimawandels auf mehr als 25 000 Todesfälle pro Jahr ansteigen könnte (
İklim değişikliğinin, sudan, gıdalardan ve mikrobik etkenlerden (K)Un impact anticipat al schimbărilor climatice asupra răspândirii
İklim değişikliğinin, sudan, gıdalardan ve mikrobik etkenlerden (K)Zaradi predvidenih vplivov podnebnih sprememb na širjenje bolezni,
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.(65:12) посадил человека на главу нашу. Мы вошли в огонь и в воду, и Ты вывел нас на свободу.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Du lot mennesker fare frem over vårt hode; vi kom i ild og i vann. Men du førte oss ut til vederkvegelse.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Embert ültettél fejünkre, tûzbe-vízbe jutottunk: de kihoztál bennünket bõségre.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.사람들로 우리 머리 위로 타고 가게 하셨나이다 우리가 불과 물을 통행하더니 주께서 우리를 끌어내사 풍부한 곳에 들이셨나이다
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.lod Mennesker skride hen over vort Hoved, vi kom gennem Ild og Vand; men du førte os ud og bragte os Lindring!
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Vsadils člověka na hlavu naši, vešli jsme byli do ohně i do vody, a však jsi nás vyvedl do rozvlažení.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Wsadziłeś człowieka na głowę naszę; weszliśmy byli w ogieó i w wodę, wszakżeś nas wywiódł na ochłodę.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Επεβιβασας ανθρωπους επι τας κεφαλας ημων διηλθομεν δια πυρος και υδατος και εξηγαγες ημας εις αναψυχην.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.Направил си да яздят човеци върху главите ни; Преминахме през огън и вода; Но Ти ни изведе на богато място.
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.הרכבת אנוש לראשנו באנו באש ובמים ותוציאנו לרויה׃
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.ركبت اناسا على رؤوسنا. دخلنا في النار والماء ثم اخرجتنا الى الخصب
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.你 使 人 坐 車 軋 我 們 的 頭 . 我 們 經 過 水 火 . 你 卻 使 我 們 到 豐 富 之 地
İnsanları başımıza çıkardın, Ateşten, sudan geçtik. Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.你 使 人 坐 車軋 我 們的頭.我們經過 水火 . 你 卻使 我 們 到 豐富 之地
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Phàm ai uống nước nầy vẫn còn khát mãi;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Phàm ai uống nước nầy vẫn còn khát mãi ;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Felele Jézus és monda néki: Mindaz, a ki ebbõl a vízbõl iszik, ismét megszomjúhozik:
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Isus i -a răspuns: ,,Oricui bea din apa aceasta, îi va fi iarăş sete.
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jeesus vastasi ja sanoi hänelle: "Jokainen, joka juo tätä vettä, janoaa jälleen,
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jesus antwortete und sprach zu ihr: Wer von diesem Wasser trinkt, den wir wieder dürsten;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jésus lui répondit: Quiconque boit de cette eau aura encore soif;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jesus svarade och sade till henne: »Var och en som dricker av detta vatten, han bliver törstig igen;
İsa şöyle yanıt verdi: ‹‹Bu sudan her içen yine susayacak.Jesus svarede og sagde til hende: "Hver den, som drikker af dette Vand, skal tørste igen.