Ana içeriğe geç
Sözlük

sudan ile cümle

sudan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
En temiz sudan içmek istiyorum.Я хочу пить из чистого источника.
En temiz sudan içmek istiyorum.Я хочу пить, из чистого источника.
En temiz sudan içmek istiyorum.أريد أن أشرب من أنقى المياه.
En temiz sudan içmek istiyorum.رجل يغني: أريد أن أشرب من أنقى المياه.
En temiz sudan içmek istiyorum.一番きれいな水 食べたいのは 食べるべきもの
En temiz sudan içmek istiyorum.食べたいのは 食べるべきもの
Foton enerjisini sudan elektron almak için kullanıyorsunuz yani.전자를 뺏어버리는 것이에요.
Foton enerjisini sudan elektron almak için kullanıyorsunuz yani.바로 여기의 광자의 에너지를 이용해서요 물의
Foton enerjisini sudan elektron almak için kullanıyorsunuz yani.자 그래서 결론적으로 일어나는 것은, 이 광자의 에너지를 이용해서
Foton enerjisini sudan elektron almak için kullanıyorsunuz yani.Pele esencialmente electrones fuera de agua.
Güney Sudan'da 2011 yılında bir referandum yapılacak.남수단은 2011년 예정된 국민투표를 통해
Güney Sudan'da 2011 yılında bir referandum yapılacak.(sekarang sudah menjadi negara Sudan Selatan - Ed.).
Güney Sudan'da 2011 yılında bir referandum yapılacak.בדרום סודן יתקיים משאל עם ב-2011
Güney Sudan'da 2011 yılında bir referandum yapılacak.جنوب السودان في طريقه إستفتاء شعبي في 2011
Güney Sudan'da 2011 yılında bir referandum yapılacak.独立を支持する結果がでることでしょう
Güney Sudan'da.500만의 피난민이 발생한 전쟁이었죠.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Dans le sud Soudan, une autre guerre civile a vu la même utilisation de la famine comme moyen de génocide.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Dél-Szudánban egy másik polgárháborúban pusztított a nélkülözés a fajirtás eszközeként.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.În sudul Sudanului, un război civil similar folosea înfometarea ca o metodă de genocid.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.In zuidelijk Soedan werd in een andere burgeroorlog uithongering gebruikt als middel tot genocide.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.남부 수단에 발생한 또다른 내전에서는 비슷하게 굶주림을 대량학살의 도구로서 이용한 일이 있었습니다.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Myös Etelä-Sudanin sisällissodassa käytettiin nälkiinnyttämistä kansanmurhan välineenä.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Nel Sudan meridionale, un'altra guerra civile vide l'uso della fame come strumento del genocidio.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.No sul do Sudão, outra guerra civil assistiu a um uso semelhante da fome como forma de genocídio.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.Podczas wojny domowej w południowym Sudanie, głód ponownie stał się narzędziem ludobójstwa.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.В южен Судан, друга гражданска война видя използването на глад като геноцид.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.В южном Судане, во время гражданской войны был использован голод как средство геноцида.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.בדרום-סודן, מלחמת אזרחים נוספת ראתה שימוש דומה ברעב כאמצעי לרצח-עם.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.في جنوب السودان، شهدت حرب أهلية أخرى مماثلة استخدام التجويع كوسيلة من وسائل الإبادة الجماعية.
Güney Sudan'da, başka bir iç savaş açlığın benzer bir kullanımına bir soykırım aracı olarak sahne oldu.大量殺戮に使われました 再び国際NGOが、国連の庇護のもと、大規模な救出作戦を展開し
Güney Sudan'da.והוציאה לגלות חמישה מיליון פליטים.
Güney Sudan'da.وشرّدت خمسة ملايين لاجئ .
Güney Sudan'da.多くの女性が反乱軍や
Güney Sudan hükumetine tavsiye veriyoruz.향후 수 년 내에 새로운 국가로 탄생할 것 입니다.
Güney Sudan hükumetine tavsiye veriyoruz.- независимым государством в течение ближайших лет.
Güney Sudan hükumetine tavsiye veriyoruz.תהיה מדינה חדשה בכמה שנים הבאות.
Güney Sudan hükumetine tavsiye veriyoruz.سوف تغدو بلداُ مستقلاً خلال بضع سنوات
Güney Sudan hükumetine tavsiye veriyoruz.西サハラのポリサリオ戦線も私たちの顧客です
Harvard gibi değil. Kendimi biraz sudan çıkmış balık gibi hissediyorum.To nie Harvard, ale i tak czuję się trochę nieswojo.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Alors elle a même fini par épouser un commandant de la SPLA (ndt : Armée de libération populaire du Soudan).
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Así que incluso terminó casándose con un comandante del SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Astfel că a ajuns să se căsătorească cu un comandant din SPLA (Armata populară de eliberare din Sudan).
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ela até acabou por casar com um comandante da SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ha addirittura sposato un comandante della SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Skończyło się tak, że nawet poślubiła oficera Ludowej Armii Wyzwolenia Sudanu.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.So heiratete sie letzlich sogar einen Commander der SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.결국 그녀는 SPLA의 사령관과 결혼까지 했습니다.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Thậm chí bà đã cưới một vị sỹ quan của SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ülve és várva, hogy a politikusok megjavítsák ezt Ez soha nem fog megtörténni Mindannyian ülnek a seggükön
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Ze trouwde zelfs met een commandant van het SPLA.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.В крайна сметка тя дори се омъжи за един командир от Суданската народна освободителна армия.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.Она даже вышла замуж за командира Народной армии освобождения Судана.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.בסופו של דבר היא אפילו נישאה למפקד אחד מהצבא לשחרור סודן.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.حتى أنها في الأخير تزوجت من أحد قادة الجيش الشعبي لتحرير السودان.
Hatta Sudan Halk Özgürlüğü Ordusu'ndan bir komandoyla yaptığı... ...yaptığı evliliği bile bitirdi.スーダン人民解放軍の司令官 そして150人以上の子ども兵を救った
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Demorou algum tempo até que a vida se desprendesse da água, e a água continua a chamar de volta.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Es dauerte lange, bis das Leben sich vom Wasser löste, und das Wasser lockt uns noch immer.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Het leven had tijd nodig om los te komen van het water, en het wenkt nog voortdurend.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.I-a luat timp vieții să se rupă de apă, și încă-i o chemare mai mereu.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.Időbe került, míg az élet elszakadt a víztől, de még mindig magához hív.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod