Ana içeriğe geç
Sözlük

sudan ile cümle

sudan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sudan yapılan buz 0 °C veya daha düşük bir sıcaklıkta olabilir.وقد يكون الثلج المصنع من الماء عند درجة الصفر المئوي أو أقل.
1919 Mısır Devrimi, Mısır ve Sudan'ın Büyük Britanya işgaline karşı yapılan bir devrimdir.اندلعت الثورة المصرية 1919 في جميع أنحاء مصر ضد الاحتلال البريطاني لمصر والسودان.
Sudan (d.الخ) السودان
Güney Sudan'da endemiktir.أبيي متنازع فيها مع جنوب السودان.
Sudan Cumhuriyeti 150.جميلات العرب ص150
Daha sonra başa geçen Maia, Maureen'i ayartarak kutsal sudan içmesini sağlar.مَن منكم يُشهر إسلامه يعود إلى ماردين سالمًا مكرَّمًا.
Bazı kuşlar batıya doğru giderek Sudan'ın batısına, Çad'a ve Nijerya'ya kadar ulaşabilirler.وبعض منهم يستطيع أن يصل إلى غرب السودان و نيجيريا و تشاد ذاهباً بإتجاه الغرب مباشرةً.
2011 - Güney Sudan bağımsızlığını ilan etti.2011: إعلان استقلال جمهورية جنوب السودان عن جمهورية السودان.
Sudan Rashaida ve Eritrea, Beja halkıyla yakın bir yerde yaşıyorlar.تعيش الرشايدة في السودان وإريتريا على مقربة من شعب البجا.
Arap ülkeleri içerisinde Fas, Mısır, Sudan ve Cezayir'den sonra dördüncü kalabalık nüfusa sahip ülkedir.المغرب هو رابع البلدان العربية الأكثر اكتظاظا بالسكان، بعد مصر، السودان، والجزائر.
Sudan Halk Kurtuluş Ordusu, Güney Sudan'da siyasi bir parti.الحركة الشعبية لتحرير السودان هي حزب سياسي في جنوب السودان.
1992'de Suudi Arabistan'dan sürüldü ve Sudan'a yerleşti.وقد غادر وطنه في عام 1992 ليستقر في سوريا.
Erişim tarihi: 15 Ağustos 2015. ^ "South Sudan: 'White Army' militia marches to fight".5 de maio de 2014 «South Sudan: 'White Army' militia marches to fight».
Daha sonra 1988'de Kuzey Kore ve 12 Ağustos 1993'te Sudan eklendi.Mais tarde, a Coreia do Norte, em 1988, e o Sudão em 12 de agosto de 1993 seriam adicionados.
Henri Gouraud 1894 yılında Fransız Sudanı'na atandı.Henri Gouraud foi destacado em 1894 para o Sudão Francês.
Sudan gizlice İsrail'in mülteci kamplarını boşaltmasına izin verdi.O Sudão secretamente permitiu a Israel evacuar os refugiados.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.A bandeira foi anteriormente usada pelo Exército Popular de Libertação do Sudão.
C. l. schimperi (Bonaparte, 1854) Nil Deltasının güneyinden Sudan'ın kuzeyine kadar olan alanda yaşar.C. l. schimperi (Bonaparte, 1854) — Encontra-se desde o Delta do Nilo até o Sudão.
Sudan Cumhuriyeti 150.República do Sudão 150.
Güney Sudan Cumhuriyeti 167.República do Sudão do Sul 167.
Torricelli sudan 14 kat daha yoğun olan cıvayı kullandı.Torricelli usou o mercúrio que é catorze vezes mais denso que a água.
1819 yılında Muhammed Ahmed 'in işgali ardından, Sudan bir Mısır yönetimi tarafından yönetilmeye başlandı.Na sequência da invasão de Maomé Ali, em 1819, o Sudão era governado por administração egípcia.
C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) Sudan'ın doğusunda Sahra Çölü'nün dağlarında yaşar.C. l. targia (Geyr von Schweppenburg, 1916) — Raça predominante nas montanhas do leste do Saara até o Sudão.
2011 - Güney Sudan bağımsızlığını ilan etti.2011 - O Sudão do Sul declara independência.
En çok etkilenen ülke Güney Sudan’dır.O país com maior número de casos é o Sudão do Sul.
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.Ele também detesta água por não saber nadar.
2003'te Çad'ın komşusu Sudan'daki Darfur bölgesindeki çatışmalar Çad'a sızdırıldı.Em 2003, o conflito na região de Darfur, no vizinho Sudão, expandiu através da fronteira com o Chade.
(Türkçe:Güney Sudan Oley!), Afrika ülkesi Güney Sudan'ın ulusal marşıdır."South Sudan Oyee!" é o hino nacional do Sudão do Sul.
1949), Sudanlı asker ve siyasetçi.1949) é um militar e um político centro-africano.
Lanetli Samara sudan korkmaktadır.O Wikcionário tem o verbete Satanás.
Aynı zamanda Sudan'lı isyancılar da Çad hükümetinden silah yardımı alyordu.Ao mesmo tempo, os rebeldes do Sudão conseguiram ajuda do governo do Chade.
Çad'lı isyancıların Sudanhükümetinden silah yardımı aldığı açıktı.Ficou claro que os rebeldes do Chade receberam armas e assistência por parte do governo do Sudão.
1919 Mısır Devrimi, Mısır ve Sudan'ın Büyük Britanya işgaline karşı yapılan bir devrimdir.A Revolução Egípcia de 1919 foi uma revolução em todo o país contra a ocupação britânica do Egito e do Sudão.
Oyuncuları, Çad-Sudan sınırındaki mülteci kamplarında yaşamaktadırlar.Todos os seus jogadores vivem em campos de refugiados no vizinho Chade.
Yedi ülke şampiyonayı alabilmek için başvurdu: Cezayir, Gabon, Gana, Kenya, Mısır, Sudan ve Zimbabve.Sete países apresentaram lances para sediar o torneio: Argélia, Egito, Gabão, Gana, Quênia, Sudão e Zimbábue.
Sudan'daki mültecilere Çad'dan kaçmaya çalışan siviller de katıldı.Centenas de zagauas do Chade também fugiram para o Sudão para buscar refúgio dos combates.
Bazı kuşlar batıya doğru giderek Sudan'ın batısına, Çad'a ve Nijerya'ya kadar ulaşabilirler.Alguns divergem para oeste para o Sudão ou Chade, chegando mesmo à Nigéria.
1920 yılında Fransız Sudanı koloni bölgesi yeniden oluşturulmuştur.Finalmente, em 1920, a região volta a ser conhecida por Sudão Francês (Soudan Français).
"Sudan, Türkler'i bekliyor".«Itaquera ainda espera o metrô».
Güney Sudan, 9 Temmuz 2011 tarihinde egemen bir devlet olmuştur.O Sudão do Sul tornou-se um estado independente a partir de 9 de julho de 2011.
Mabalar, Çad ve Sudan arasında yaşayan etnik bir azınlık.Os mabas são uma minoria étnica no Chade e Sudão.
Sudan Halk Kurtuluş Ordusu, Güney Sudan'da siyasi bir parti.Movimento Popular de Libertação do Sudão (MPLS) é um partido político do Sudão do Sul.
Dünya Devlet Adamları - SudanAtração Nacional - Sul
Sudan dışarıya sıçramaları yunusgillerde olduğu kadar akrobatik değildir.A linha de entretenimento adulto no Japão não é tão clara como é em outros países.
Suudi Arabistan ve Sudan da birlikleriyle destek verdiler.O Kuwait e a Arábia Saudita ofereceram seus territórios para apoiar as forças aliadas.
Ufak bir mağaradan gelen kaynak suyu vardır şifalı olduğu söylenen sudan içilir.Numa das falésias da praia, existe uma pequena bica de água doce, onde se pode tomar um banho leve.
Abdülhamit sudan bahanelerle sık sık sadrazam değiştirdi.Mamayev mudou de mãos diversas vezes.
1 Ocak - Sudan bağımsız bir cumhuriyet olduğunu ilan etti.1 de janeiro - Brunei torna-se um país independente.
19. yüzyılın sonuna doğru Mali, Fransız idaresinin altına alınarak Fransız Sudanı'nın bir parçası oldu.No final do século XIX, o Mali ficou sob o controle da França, tornando-se parte do Sudão Francês.
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.E mandou que os troncos fossem removidos e lançados na água, ou no meio da mata, e assim foi feito.
Oğlu cevap verdi: “Bir dağa sığınacağım, beni sudan korur.”Hij antwoordde: "Ik zal mijn toevlucht weldra op een berg zoeken, die mij tegen het water zal beschermen."
Güney Sudan Cumhuriyeti 167.Zuid-Soedan 167.
Siddig, Sudan'da doğdu ama hayatını İngiltere'de geçirdi.Siddig is geboren in Soedan maar heeft het grootste deel van zijn leven in Engeland gewoond.
Sudan'da bulundu.Ze werd ontdekt in Soedan.
Afrika'nın tropikal doğu bölgesinde, Sudan'dan Zambiya'ya kadar büyük bataklıklarda yaşarlar.Ze komen voor in tropisch Oost-Afrika in uitgestrekte moerasgebieden van Soedan tot Zambia.
1956 yılında Sudan'ın bağımsızlığı ile Mısır ve Sudan, bu alanda egemenlik iddia etti.Sinds de onafhankelijkheid van Soedan in 1956 claimen zowel Egypte als Soedan het gebied.
1 Ocak - Sudan bağımsız bir cumhuriyet olduğunu ilan etti.1 januari: Syrië wordt erkend als een onafhankelijke republiek.
Çok nadiren sudan sıçrama hareketi yaparlar.Ze springen slechts zelden op uit het water.
Bayrak daha önce Sudan Halkın Özgürlük Ordusu/Hareketi tarafından da kullanılmıştır.Voorheen was de vlag in gebruik bij de Soedanese Volksbevrijdingsbeweging.
Yüzeyinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanus olma ihtimali bulunmaktadır.Ook zou er mogelijk een oceaan van vloeibaar water onder het oppervlak liggen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod